26. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/224 - 2024/453
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2021
NUMARASI : 2015/43 Esas 2021/560 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24/04/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 04.01.2013 tarihinde davalı şirketin işleteni, davalı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde geri manevra yaparken yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın kayıtlara kaza yeri terk olarak geçtiğini ve kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, ancak kurum görevlileri tarafından tutanak düzenlendiğini, davacının baş-boyun bölgesinden yaralandığını ve koksiks kemik kırığı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, ceza yargılamasında davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiğini, davacı hakkında Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen engelli raporunda % 10 oranında sürekli engel oranı belirtildiğini, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve yol giderleri yaptığını, çalışma gücünün azalmasından kaynaklı efor kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı uğradığı zararların tazmini gerektiğini, ayrıca kaza nedeniyle tarifi imkansız acı ve elem yaşadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik, 3.400,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL efor kaybı tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve araç sahibi davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan maddi tazminat talebini 1.828,00 TL’ye artırmıştır.
Davalı ... Nakliyat Ltd. Şti vekili, davada şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, ... plakalı aracın 05.02.2010 tarihinde 36 ay süreyle dava dışı şirkete kiralandığını ve teslim edildiğini, kazanın kiralama süresi devam ederken meydana geldiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının talep ettiği hakkın zamanaşımına uğradığını, maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Sigorta AŞ vekili, davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığını, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerinden sorumlulukları bulunmadığını, kusur durumuna ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, olay tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kazaya ilişkin olarak kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31.03.2016 tarihli rapor ve 03.11.2016 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 29.08.2019 tarihi raporda davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 45 gün olduğunun belirlendiği, davalı ... Ltd. Şti'nin ibraz edilen kira sözleşmesi ve araç teslim belgesi ile kazaya karışan aracı kaza tarihinde uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiralandığı ve işleten sıfatı kalmadığından hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacı memur olduğundan geçici iş göremezlik zararı oluşmadığı, efor kaybına ilişkin zararının bulunmadığı belirlendiğinden bu talepler yönünden davanın reddine, aktüer ve doktor bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak tedavi gideri ve bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davalı ... Ltd. Şti aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davalılar ... ile ...Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.828,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta poliçe teminat limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile bu davalı yönünden dava, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 04.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının maluliyetinin hatalı değerlendirildiğini, davacının kaza nedeniyle malul olduğunun dosya içindeki rapor ve belgelerle sabit olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 21.08.2017 tarihli raporunda davacının maluliyet oranının % 19,2 ve 3 ay süreyle geçici iş göremezlik tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun raporlarında ise maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 45 gün olduğunun belirtildiğini, hükme dayanak yapılan son iki raporun hatalı olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı hakkındaki engelli sağlık kurulu raporunda engel durumunun sabit olduğunu, davacının sürekli maluliyeti bulunduğunu, iyileşme süresinin 45 günden uzun olduğunu, kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, kazanın davacı üzerinde büyük bir travmaya neden olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından yalnız fiziksel iyileşme sürecinin üzerinde durulduğunu, boyun fıtığına ilişkin illiyet bağının kesildiğinin tamamen yanlış bir değerlendirme olduğunu ve davacının sürekli maluliyeti söz konusu olduğunu, davacının maddi zararlarının eksik hesaplandığını, maluliyet raporuna dayalı olarak düzenlenen raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı lehine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi raporu ve engelli sağlık kurulu raporu esas alınarak iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerektiğini, iyileşme süresinin 45 gün olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının tedavileri için gidiş gelişleri sabit için 300,00 TL ulaşım gideri takdir edilmesinin uygun olmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, kaza nedeniyle davacının ruhsal olarak yıprandığını, defalarca muayene ve tedavi olmak durumunda kaldığını, tedavi süreci nazara alındığında hüküm altına alınan manevi tazminatın kabul edilemez olduğunu, davalı ... Ltd.Şti yönünden verilen husumet yönünden red kararının hatalı olduğunu, davalı şirketin işleten ünvanına haiz olup huzurdaki dava kapsamında sorumluluğunun tam olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddine ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını, uzun süreli kiralama yapıldığına dair hiçbir araştırma yapılmadığını, sadece aksi yönde delil bulunmadığından uzun süreli kira sözleşmesi olduğu kabul edildiğini, teslim belgesi, kira parasının alındığına ilişkin belgeler, kiracı tarafından kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletildiğine ilişkin kanıtlar toplanmadan karar verildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 04.01.2013 tarihinde davalı şirketin işleteni, davalı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde geri manevra yaparken yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı nedeniyle tazminat, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31.03.2016 tarihli rapor ve 03.11.2016 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 29.08.2019 tarihi raporda davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 45 gün olduğunun belirlendiği, davalı ... Ltd. Şti'nin ibraz edilen kira sözleşmesi ve araç teslim belgesi ile kazaya karışan aracı kaza tarihinde uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığı ve işleten sıfatı kalmadığından hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, aktüer ve doktor bilirkişi rapor ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1.Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin hüküm yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde, davacı vekilinin, davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddedilmesine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; 2918 sayılı KTK.nın hükümlerine göre trafik kaydı, "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenin üçüncü kişi olmasını engelleyen bir yasa hükmüde yoktur. Aynı Yasanın 3.maddesinde, "İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda, davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğunu ancak aracın kazadan önce 05.02.2010 tarihinde 36 ay süreyle uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'ne kiralandığı savunmasında bulunmuş, dosyaya kira sözleşmesini ve 05.02.2010 tarihli araç teslim tutanağını sunmuştur. Kira sözleşmesinin incelenmesinde, kazaya karışan aracın 05.02.2010 tarihinden başlamak üzere 36 ay süre ile ... Tic. Ltd. Şti'ne kiralandığı, aynı tarihli araç teslim tutanağında aracın teslim edildiğinin belirtildiği, 11.02.2013 tarihli dekont ibraz edildiği, bu itibarla davalı şirket tarafından aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı, işleten sıfatının bulunmadığı ispat edilmiş olmakla davalı şirketin davacının zararından işleten sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesince anılan davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Dosya içeriğinden 04.01.2013 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve malul kaldığının ileri sürüldüğü, mahkemece alınan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21/08/2017 tarihli maluliyete ilişkin raporda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hafif derecede iş göremezliğe neden olan travmatik bilişsel bozukluk nedeniyle %19,2 oranında malül olduğu, tedavi süresinin 3 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş, tarafların itirazları üzerine İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 11/02/2019 tarihli raporda, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, işgöremezlik süresinin 45 güne uzayabileceği bildirilmiş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK 2. Üst Kurulu'ndan alınan 29/09/2019 tarihli raporda, davacının kaza sonucu koksiksisde kırık meydana geldiği, 2 ay sonra servikal disk hernisi tanısı aldığı, psikiyatri muayenesinde travmatik beyin hasarı olduğu, kazaya bağlı travma sonrası stres bozukluğu geliştiği ancak tedavi ile belirtilerinin düzeldiğinin bildirildiği, ancak nörolojik muayene ve MR sonucuna göre trvamatik beyin hasarının gösteren bulguya rastlanmadığı, anksiyete ve depresif özellikte giden uyum bozukluğunun remisyonda olduğu, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 45 güne uzayabileceğinin belirlendiği, anılan raporun davacı hakkında düzenlenmiş tedavi belgeleri, daha önce düzenlenmiş Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21.08.2017 tarihli raporu ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 11.02.2021 tarihli raporu da değerlendirilmek suretiyle düzenlendiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 11.02.2019 tarihli raporu ile Üst Kurulun 29.08.2019 tarihli raporun birbiriyle uyumlu olup hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda kaza sonucu yaralanma nedeniyle davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik ve efor tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında ve davacının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında memur olarak çalıştığı ve geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam edeceğinden kazanç kaybı oluşmayacağı, anılan dönemde çalışamaması nedeniyle mahrum kaldığı ek gelir bulunduğu da ileri sürülmediği nazara alındığında geçici iş göremezlik tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sırasında aktüer ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen 27.01.2020 tarihli rapor ve 08.04.2021 tarihli ek rapor uyarınca davacının bakıcı gideri dahil tedavi giderine ilişkin toplam zararının 1.828,00 TL olarak belirlendiği, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor ve ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak maddi tazminata karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf gerekçeleri yerinde olmadığından esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden istinaf başvurusuna gelince, 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olayda 04.01.2013 tarihinde davalı sürücü idaresindeki araç ile yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, kaza ile ilgili düzenlenen tutanakta davalı sürücünün aracın park halinden çıkarken geri geri giderek davacıya çarptığının belirtildiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 31.03.2016 tarih ve 03.11.2016 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığının belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 29.08.2019 tarihi raporda davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 45 gün olduğunun belirlendiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2013) paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacı yönünden belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden kaldırılmasına, davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan hususlar ve kesinleşen yönler korunarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-) Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1.Davalı ... Ltd.Şti. aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine,
2.Davalılar ... ile davalı ...Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 1.828,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile bu davalı yönünden dava, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 04.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3.Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 124,87 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 27,70 TL ile sonradan yatırılan 23,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 74,14 TL harcın davalılar sigorta şirketi ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
5.Manevi tazminata ilişkin alınması gereken 341,55 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 57,69 TL'nin mahsubu ile bakiye 283,86 TL harcın davalı ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına,
6.Maddi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.828,00 TL vekalet ücretinin davalılar sigorta şirketi ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7.Maddi tazminata ilişkin davalı ... Tekstil Ltd.Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8.Maddi tazminata ilişkin davalı sigorta şirketi ile ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.828,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
9.Manevi tazminatın kabul edilen miktarına göre davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10.Manevi tazminata ilişkin davalı ... şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
11.Manevi tazminatın reddine ilişkin davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
12.Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı olan 1.219,32 TL, 1.722,00 TL ATK masrafı olmak üzere toplam 2.941,32 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 763,00TL ile davacı tarafça yatırılan 108,39 TL harcın davalılar sigorta şirketi ve ...'ten (sigorta şirketi 208,98 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
13.Davalı ... tarafından yapılan 98,20 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 72,70 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
14.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1.Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcını talep halinde davacıya iadesine,
2.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 66,00 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'ten tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3.Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4.Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere 08.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.