Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/739
Karar No
K. 2024/287
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/739 Esas
KARAR NO: 2024/287 Karar
DAVA: Alacak ( Kurum Alacağından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/11/2021
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kurum Alacağından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- ------ devamlı ve düzenli gelir sağlamak amacıyla 3093 sayılı ----- düzenlendiğini, 3093 sayılı Kanunun ------------ enerji payını düzenleyen 4 üncü maddesinin (c) fıkrasında; Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerin, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin yüzde ikisi tutarındaki payı faturalarında ayrıca gösterdiğini ve bu kapsamdaki bedellerin ------- intikal ettirildiğini, alacakların takip ve tahsilatına ilişkin 5/c maddesinde ise; nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerce, Kanunun 4. Maddesinin c bendine göre hesaplanacak bedellerin en geç tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmibeşinde---------göstereceği banka hesabına ödendiğini, ve tahakkuk cetvellerinin aynı süre içinde kuruma gönderildiğini, nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerin üçer aylık dönem bilançoları kesinleştiğinde o dönemin ödemeleri ile bilançoya göre ortaya çıkacak farkların müteakip ayın sonuna kadar taraflarca mutabakatı yapılarak tasfiye edildiğini, ödemelerin geciktirilmesi halinde, her geçen ay ve kesri için, nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulandığını, kurum alacağının 09/06/1932 tarihli ve 2024 İcra ve İflas Kanunu hükümlerince takip ve tahsil olunduğu hükümlerinin bulunduğunu, Mezkur Kanunun 5/c maddesi gereği-------unvanlı firmanın -------- dönemi evraklarının Kurumlarında ki mali denetçiler tarafından incelenerek tahakkuklar ile firma tarafından yapılan ödemeler arasında fark olduğunun tespit edildiğini, mali denetçiler tarafından düzenlenen rapora istinaden gerekli hesaplamaların yapılarak ---- sayılı yazının; -------bilanço dönemlerine ait fazlaya ilişkin ve diğer hukuki hakları saklı kalak üzere, ödenmesi gereken 69.904,22 TL kalan anapara, 66.396,14 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 136.300,36 TL'nin yasal takibe düşmemesi için en geç 25/06/2021 tarihine kadar kurumun daha önce bildirilen ----- hesaplarına ödenerek tasfiye edilmesi gerektiği, ayrıca ---- enerji payı hesabına ait rakamlar hakkında itiraz varsa, itirazı belirten belgeler ile Kurumlarına müracaat edilebileceği gibi yazının tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde yetkili ------- dava açılabileceği izahatıyla birlikte firmaya tebliğ ettiğini, Mezkur Kanunun 5/c maddesi gereği ------ unvanlı firmanın ------ dönemi evraklarının kurumları mali denetçileri tarafından incelenerek tahakkuklar ile firma tarafından yapılan ödemeler arasında fark olduğunun tespit edildiğini, mali denetçiler tarafından düzenlenen rapora istinaden gerekli hesaplamaların yapılarak ----- yazı ile özetle; 2014 yılı bilanço dönemine ait fazlaya ilişkin ve diğer hukuki hakları saklı kalmak üzere, ödenmesi gereken 930.320,99 TL kalan anapara, 1.196.221,61 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.126.542,60 TL'nin yasal takibe düşmemesi için en geç 18/06/2021 tarihine kadar, kurumlarının daha önce bildirilen ---- enerji payı banka hesaplarına ödenerek tasfiye edilmesi gerektiği, ayrıca -----enerji payı hesabına ait rakamlar hakkında itiraz varsa, itirazı belirtilen belgelerle kurumlarına müracaat edilebileceği gibi yazının tarafa tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde yetkili ------- dava açılabilecektir." şeklinde detaylı izahatıyla birlikte firmaya tebliğ edildiğini, söz konusu firma tarafından kendilerine tebliğ edilen borç tutarları için herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi yazıda belirtildiği şekilde yasal yollara başvurulduğu bilgisinin de kurumlarına ulaşmadığını, belirtilen dönemler için kurumları hesaplarına ödeme de yapılmadığını, oluşan kurum alacağının tahsili amacıyla ---- başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, ----- düzenlendiğini, bu durumda, ----- bilanço dönemlerine ait vadesinde ödemediği ------ tarihine kadar hesaplanan 1.262.617,75-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.262.842,96-TL Kurum alacağının dava tarihinden itibaren anaparaya işletilecek “6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun”da öngörülen gecikme zammı oranındaki faizi ile birlikte tahsili için huzurdaki davanın açılmasına zaruret hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle borçlu davalı şirketin müvekkiline ----- dönemlerine ait vadesinde ödemediği ------ dönemi için 930.320,99-TL anapara -------- tarihine kadar işlemiş 1.196.221,61- TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.126.542,60-TL ile ------dönemi için 69.904,22-TL kalan anapara -------- 66.396,14-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 136.300,36-TL olmak üzere teraküm eden ceman 2.262.842,96-TL Kurum alacağının dava tarihi olan 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3093 Sayılı Kanunun md.5/c-3 fıkrası yollamasıyla 6183 sayılı AATUHK’nda öngörülen gecikme zammı oranındaki faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurumun davasının dayanağı olan mali denetçi raporlarının hazırlanması aşamasında müvekkili şirketçe yeterli ve gerekli tüm açıklamalar yapılmasına, mali tablolar sunulmasına ve müvekkili şirketçe --------- payları kuruma eksiksiz ödenmiş olmasına rağmen işbu huzurdaki davanın ikame edilmesinin son derece haksız olduğunu,--------- müvekkili şirket arasında dava konusu -------- paylarının hesaplanması hususunda birtakım teknik yöntem farklılıkları ve buna bağlı olarak kurumca yapılan hesap hataları (maddi hata) bulunduğundan bu farklılığın ortaya çıkmasına sebep olan unsurların ortaya konacağını, bu hesaplamanın tekniği bakımından farklılıkları ve esasen eksik ödenen ----- payı olmadığını, kurum ile müvekkili şirket arasındaki hesap farklılığının yalnızca maddi hataya dayandığını, davalı kurum ile müvekkili şirket arasında ---------- payının hesaplanmasında, “dönemsellik ilkesi” bakımından farklılık olduğunun tespit edildiğini, bu husus mali denetçiye açıklanmış olmasına rağmen yanlış hesaplama yapılmış ve bu yanlış hesaplama esas alınarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının davasının ilk olarak bu yönüyle reddinin gerektiğini, 3093 Sayılı Kanunun 5/c maddesi, “Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerce, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendine göre hesaplanacak bedeller en geç tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmi beşinde ------- banka hesabına ödenir ve tahakkuk cetvelleri aynı süre içinde --------- gönderilir. Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler üçer aylık dönem bilânçoları kesinleştiğinde, o dönemin ödemeleri ile bilançoya göre ortaya çıkacak farklar müteakip ayın sonuna kadar taraflarca mutabakatı yapılarak tasfiye edilir. Ödemelerin geciktirilmesi halinde, her geçen ay ve kesri için, nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Kurum alacağı 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerince takip ve tahsil olunur.” şeklinde düzenleme bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından elektrik satışlarının takibi; Elektrik satışlarına ilişkin ------------- hesabına hasılat kaydı dönemsellik ilkesi gereği elektrik tüketim dönemine yapılmaktadır. Ancak müvekkili şirket ------ müşterilerine ilgili dönem tüketim faturalarını genel olarak elektrik tüketim dönemlerini takip eden ayın 15’inci günü ve sonrasında -------- açıklanması sonucu faturalandırdığını, ilgili ayda kesilen ve iade yoluyla gelen faturalardaki ---------- hesabında takip edildiğini, bu hesabın ilgili ay bakiyesi ödemeye konu olduğunu, -------hesabına yapılan kayıtlarda dönemsellik ilkesi gereği elektrik tüketim dönemleri dikkate alınırken, ---------ilişkin kayıtlarda faturanın kesildiği dönem dikkate alınmaktadır. Bu nedenle ------- hesabına kaydedilen elektrik satış hasılatına ilişkin hesaplanan -------büyük bir kısmı takip eden ayda -------hesabına kaydedilmektedir. Düzenlediğimiz faturalarda yer alan ilgili dönem -------faturalama tarihini takip eden ayın 25’inci günü ödendiğini, ------- mutabakat tabloları mali tablolardaki veriler baz alınarak hazırlandığını, ----- ödemelerinin fatura tarihlerine ve muavin kayıtlarına göre yapıldığını, bu sebeple dönemsellik ilkeleri gereğince mizana göre hesaplanan ------- payı arasında fark oluştuğunu, ayrıca fatura tarihi ve muavin kayıtları baz alındığı için ilgili döneme ait ay sonu tarihli kesilen faturalardaki payın, fatura tarihi dikkate alındığı için --------- erken ödeme yapıldığını, açıklanan sebeplerle, ödemeler fatura tarihine göre yapıldığını, fatura listesinde yer alan ay sonu tarihli tüm faturalar bir sonraki ayda ödendiğini, fatura listesinde yer alan ay sonu tarihli faturaların ilgili döneme ait olduğunu, ------ fatura tarihine göre ödeme yapıldığından bir ay önceden ödendiğini, kanunda en geç tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmi beşinde -------- göstereceği banka hesabına ödenir denmekte ise de, müvekkili şirket tarafından esasen fatura tarihinden bir ay sonra ödeme yapılmakla erken ödeme yapılmış olduğunu, tahakkuklar ile müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler arasındaki farklılığın bir diğer sebebinin satışlarda iade yapılması durumunda------- matrahın esas alınacağı noktası olduğunu, bu hususta da gerekli açıklamalar yapılmış olmasına ve 2014-2015-2016 yıllarında yapılan satıştan iade olanların iade faturaları sunulmasına ve bu durum mali denetçi tarafından da tespit edilmesine rağmen yanlış hesaplama yapılarak-------payının eksik ödendiği sonucuna varıldığını, varılan bu sonucun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından elektrik satışlarında iade olması durumunda, yapılan bu iadelerden aynı dönem içerisinde olanlar----------------- kayıt yapılarak takibinin sağlandığını, bazı iadeler --------Satıştan İadeler hesabına kaydedilerek, bazı iadeler ise aktif enerji fiyat farkından kaynaklandığı için ----- hesabına kaydedilerek takibi yapıldığını, raporun hazırlanması aşamasında mali denetçiye de bildirildiğini, mali denetçinin de yapılan satıştan iade faturalarının tarafına ulaştırılması halinde --------- matrahına tabi olan kısımlarının indirim konusu yapılabileceğini belirttiğini,, müvekkili şirket tarafından satıştan iade faturalarının ve bu faturaların hangi hesapta tutulduğuna ilişkin excel tablolarının denetçiye sunulduğunu, akabinde mali denetçinin, satıştan iade faturaları kontrol ederek yapılan iade tutarının------- payı matrahına tabi olan kısımları indirim konusu olarak dikkate alacağını belirttiğini, mali denetçinin tarafına ulaşan excel tablolarını incelediğini, tespitlerini yaptığını belirtmişse de dönem içinde -------hesabında ters kayıt yapılarak muhasebeleştirilen iade tutarları bu hesaba dönem içinde iade olarak yansıdığı için tekrardan matrahtan indirim yapılmadığını belirttiğini, oysaki, --------- tablosu oluşturulurken satış iade iskontolarının hatalı olarak hesaplandığını, tüm iade ve iskonto faturalarının matrahlarının düşülmediğini, ----- hesap muavininde gözüken borç tutarı ------- bu tutarın matrahı ile ----------------- mutabakat tablosunda ilgili dönem iadesinin birbiri ile uyumlu olmadığını, ------ hesap muavininde yer alan borç tutarları iade, iskonto ve fiyat farkına ait iadeleri gösterdiğini, iade faturalarının geriye dönük tüm dönemlere ait olabileceği için ilgili fatura tarihi dikkate alınarak ilgili olan ay --------- payından düşümünün yapıldığını, davacı kurum ile müvekkili şirket kayıtları arasındaki farkın bir diğer sebebinin de ------ hesaplanmasında matraha dahil edilmemesi gereken satışlar olduğunu, ikili anlaşmaya konu toptan satışların ------------ payının hesaplamasına dahil edilmemesi gerektiğini, bu hususun da açıklanmasına rağmen mali denetçiler tarafından yanlış hesaplama yapıldığını, müvekkili şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na göre kurulmuş olan ve nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan tüzel kişi olduğunu, --------------- payını düzenleyen 4. maddesinin (c) fıkrasının; “Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin (sanayi sicil belgesine sahip sanayi işletmelerine yapılan elektrik enerjisi satışı hariç) yüzde ikisi tutarındaki payı -------faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri ------- intikal ettirirler.” şeklinde düzenlendiğini, buna göre müvekkili şirketin davalı kuruma kanun gereğince ---------payını aktarmakla mükellef olduğunu, ikili anlaşmaya konu toptan elektrik satışlarının ise nihai tüketiciye sunulan bir hizmet olmadığından------- payı hesaplamasına dahil edilmediğini, toptan satışların elektrik enerjisinin yeniden satışı için yapılan alım-satım sözleşmeleri olduğunu, oysa perakende satışların ise tüketicilerle -------- nihai tüketim amacıyla akdedilen sözleşmeler olduğunu, 3093 Sayılı -------------- Gelirleri Kanununun ---------- payını düzenleyen 4. maddesinin (c) fıkrası kapsamında bu kesintilere dahil olan hizmetlerin perakende satış hizmetleri olduğunu, elektriğin toptan satışına ilişkin hizmet ve sözleşme ilişkilerinin bu kesintilerin kapsamı dışında yer aldığını, bu hususta mali denetçilerin tam aksi yönde hareket ettiklerini, 2014 yılındaki 27.834.900,00 TL lik elektrik satışının ikili anlaşma ile satıldığını, mizanda -Yurt içisatışlar- elektrik satışlarında yer aldığını, ------- payına konu olmayan bu satışların -------- tarafından oluşturulan tabloda mizan üzerinde yer alan elektrik satışları rakamları baz alınarak oluşturulduğundan 2014 yılı için büyük bir fark çıktığını, bu satışların -------- payına konu olmadığı hususu fatura ve muhasebe fişleri ile iletilmesine rağmen bu durumun incelemeye konu edilmediğini, mali denetçi tarafından tablonun değiştirilemeyeceği bilgisinin verildiğini, 2014 yılında ayrıca iade ile ilgili tutarların da ------ mutabakat tablolarınd tam alınmadığını, yanlış hesaplamaya sebep olan bu matrahlar nedeniyle de denetçi raporlarının fahiş hatalar içerdiğini, davacı kurum ile müvekkili şirket arasında ------------- payının hesaplanmasına dair yöntem farklılıkları olduğunu ve buna bağlı olarak davacı kurum tarafından maddi hataya düşüldüğü ve esasen müvekkili şirketin --------ödenmesine ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ve eksiksiz ödeme yaptığının anlaşıldığını, kurumun deyim yerindeyse kendisine göre ödenmesi gereken rakamlardan bir tablo oluşturduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerle bu tabloyu karşılaştırdığında kendi hesabına göre tutmadığını gördüğünü ancak açıklamalardan sonra basit bir hesaplama ile fark edebileceği işlemleri göz ardı ettiğini, açıklaması yapılan yöntem farklılıkları bir kenara bırakıldığında varılması gereken sonucun aynı olacağını ve müvekkili şirketin tesis edilen kararlar kapsamında eksik bir ödemesi olmadığının ortaya çıkacağını, bu sebeplerle davacının dayanaksız ve hukuka aykırı davasının reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle alacak davası olup davacı kurum ----- payının ödenmesi talebiyle dava açmıştır.-------- kapsamında yer almakta olup söz konusu Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendinde "Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin yüzde ikisi tutarındaki payı -----faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri ----- intikal ettirirler. Organize sanayi bölgeleri tüzel kişilikleri, serbest tüketici olarak tedarikçilerden katılımcıları için temin ettikleri enerjiye ilişkin olarak ----- pay yatırmaz. " hükmü ve aynı kanunun 5'inci maddesinin (c) bendi son fıkrasında "... Ödemelerin geciktirilmesi halinde, her geçen ay ve kesri için, nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Kurum alacağı 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerince takip ve tahsil olunur." şeklinde düzenlemeler mevcut anlaşılmıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 09/03/2022 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip tüm deliller toplanarak bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.

Davacı kurum tarafından sunulan belgeler ile davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile düzenlenen 22/09/2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda " .... Davacı ---- kapsamına ibraz ettiği ----- raporunda; “Mükellef firmanın ----- enerji payı ödemesini eksik yaptığını, ödemeleri vadelerine uygun olarak yaptığını ancak eksik ödemeden kaynaklı tutarların firmanın ödeme yaptığı tarih ve vade tarihleri dikkate alınarak tarihlerine göre faizin hesaplanması ve çıkacak tutarın firmadan tahsiline gidilmesi gerektiğini” yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.Davacı -----kapsamına ibraz ettiği ----- raporunda; -------dönemlerine ait kayıp kaçak bedeli üzerinden ----- payının hesaplanarak ödenmesi talep edilmiş firma bu dönemlere ait --------- ödeme yapmıştır. Kurum bu ödemenin tahakkuk tarihinden ödeme tarihine kadar faiz hesaplanarak Firmadan tahsiline gidilmesi gerektiği” yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Davacı ---- dosya kapsamına ibraz ettiği ----- yılı raporunda ----- payı ödemesini eksik yaptığını, ödemelerin vadelerine uygun olarak yaptığını ancak eksik ödemeden kaynaklı tutarların firmanın ödeme yaptığı tarih ve vade tarihleri dikkate alınarak tarihlerine göre faizin hesaplanması ve çıkacak tutarın firmadan tahsiline gidilmesi gerektiğini” belirtmişlerdir.Davacı şirketin 18.11.2021 harç makbuzlu dava dilekçesinde yukarıda belirtilen raporlara istinaden toplam 2.262.842,96 TL tutarında huzurdaki alacak davasını ikame ettiği görülmüştür. Tarihi Rapor No Tutar Anapara Faiz2014 (12.04.2021 | ----- 930.320,99 1.196.221,61 2015 (27.04.2021 | ---- 828.536,28 69.904222 | 66.306.14 | 2016 (28.04.2021 | ----- 544.723,62 | 2.303.580,89 | 2.202,842,96 | 3093 sayılı ------ payının tahsilatına ilişkin fıkra aşağıda yer almaktadır. “c) -------- Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerce, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendine göre hesaplanacak bedeller en geç tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmi beşinde ------- Kurumunun göstereceği banka hesabına ödenir ve tahakkuk cetvelleri aynı süre içinde ----- gönderilir.” Diğer bir ifade ile ocak ayında taahhüt eden ----- Mart tarihinde ----- kurumuna ödenmesi gerekmektedir. Davacı -----düzenlemiş olduğu -------raporuna konu ------ sayılı raporu kapsamında incelenmiştir. İncelenen bu raporda Muhasebe teknikleri açısından yapılan uygulamalar açıklanmış ve Dönemsellik ilkesi gereği; ----- hesabına yapılan hasılat kayıtlarının elektrik tüketim dönemlerine yapıldığı, kurumlara ödenecek fon ve paylar ile -----içeren tutarların genel itibariyle, ----- nihai elektrik bedellerinin belirlendiği dönemlere, yani takip eden dönemlere kaydedildiği, bu kapsamda, ---- hesabında takip edilen -------bir kısmının bir önceki dönemin ------hesabı ile ilişkili bulunduğu, mükellef kurumun söz konusu muhasebe uygulamaları nedeniyle, aylık mizanlarda bulunan ve ----- matrahını oluşturan -------tutarlarından yola çıkılarak aynı dönemde hesaplanması gereken ----- Payının tam olarak tespitinin mümkün olmadığı,” şeklinde açıklanmıştır.

Davacı şirketin uygulamasında ---- ve nihai tüketiciye yapılan satışları ---- hesaba takip ettiği, ----- elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler tarafından ---- satılan enerjiye ilişkin de ----- döneminde ---- katılımcıları için temin ettikleri enerji üzerinden ---- ödeme sorumluluğu ---- verilmiştir. ---- dışındaki nihai tüketiciye yapmış olduğu satışlara istinaden ---- payını uyguladığı, nihai tüketiciler dışındaki müşterilerin---- kurumuna ödediği anlaşılmıştır. -------tek başına dikkate alınarak yapılacak bir hesaplamada hatanın kaçınılmaz olduğu, çünkü yapılan satışlardan iadelerin---- İadeler hesabında takip edildiği, diğer bir ifade ile hem ---- yansıtılan satışlar hem de yansıtılamayan özel müşterilerin ---------hesabında takip edildiği, bu satışlardan gelen iadelerinde ---- satıştan iadeler hesabında takip edildiği görülmüştür.Davalı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde vergi inceleme raporuna sunduğu beyan ve Vergi Müfettişi tarafından da tespit edildiği üzere elektrik satışlarına ilişkin ----- hesabına yapılan hasılat kayıtlarının elektrik tüketim dönemlerine yapıldığı, Kurumlara ödenecek fon ve paylar ile ---- içeren tutarların genel itibariyle, nihai elektrik bedellerinin belirlendiği dönemlere “ ----uzlaştırmalarının açıklanması sonucu” takip eden bir sonraki döneme kaydedildiği görülmüştür. Bu tespitler birlikte ---- vergi ve fonlar hesabındaki bütün bakiyenin kayıtlı olduğu dönemin satışları ile örtüşmesinin mümkün olmadığı görülmüştür.----- tarafından düzenlenen raporlara karşılık-------- tarafından görevlendirilen vergi müfettişinin 2014 yılını inceleyerek düzenlemiş olduğu rapor incelenmiş ve bu rapordaki mali veriler ile Davalı şirketin ticari defterlerde bulunan mali verileri karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmada Davalı şirketin ödemelerini kuruma vadesinden önce ödediği, ------- hesabında takip edilen ---- kısmının ilişkili bulunduğu elektrik satışlarının ------ hesabına yapılan hasılat kayıtlarından daha sonraki dönemlerde takip edilmesinden kaynaklandığı, bu nedenle ----hesabının bakiyesine göre hesaplamanın daha sağlıklı olacağı sonucuna varılmıştır.-------- yapılan ödemeler tabloda detaylandırılmıştır.

Yapılan incelemede Davalı şirketin ticari defter kayıtları ve ----- Başkanlığı tarafından görevlendirilen vergi müfettişinin düzenlediği raporunun birebir örtüştüğü görülmüş olup Davalı şirketin ---- tutarında eksik ödeme yaptığı tespit edilmiştir.Davacı Kurumun Düzenlemiş olduğu ----- raporu kapsamında incelenmiştir. Rapordaki mali verilerin Davalı ----cari defterleri ile birebir örtüştüğü görülmüştür. ---- hesabında takip edilen ---- matrahla örtüşmediği, bu örtüşmeme nedeninin -----bir kısmının ilişkili bulunduğu elektrik satışlarının -------- yapılan hasılat kayıtlarından daha sonraki dönemlerde takip edilmesinden kaynaklandığı, bu nedenle ------ bakiyesine göre hesaplamanın daha sağlıklı olacağı sonucuna varılmıştır. Davalı şirketin ----- edildiği ------- toplamından ----Satıştan iadeler ve ----- iskontosu hesabı bakiyesi nihai tüketici oranına bölünerek diğer bir ifade ile---- nihai müşteri olması nedeni ile----- hesaplarının (bu hesap kırılımında nihai tüketici yada organize sanayi bölgesi olarak ayrıştırma bulunmamaktadır) %80 lik kısmının ---- payının hesaplanacağı matrahtan düşülmesi gerektiği, çıkan sonuçtan ---- müşterilere yapılan satışlarında düşümü ile ----- oluştuğu, bu matrah tutarından da ilgili mevzuat gereği %2 ---- tutarına ulaşılmaktadır. Davalı şirketin Kuruma Yaptığı Ödemelerle aşağıda detaylandırılmıştır.Davalı şirketin satışları dikkate alınarak yapılan hesaplamada ------ payı matrahına 29.503.265,65 TL tutarında pay hesaplanmıştır. Davacı kurumun dilekçesinde belirttiği ------hesaplanmayan 828.536,28 TL tutarındaki kayıp - kaçak bedeline istinaden yapılan ödeme dışında 29.049.783,76 TL ödeme yapıldığı, ancak yukarıda da izah edildiği üzere dönemsellik ilkesi gereği Kurumlara ödenecek fon ve paylar ile ------içeren tutarların genel itibariyle, nihai elektrik bedellerinin belirlendiği dönemlere ------uzlaştırmalarının açıklanması sonucu” takip eden bir sonraki döneme kaydedildiği ve satışlar üzerinden yapılacak hesaplamada dönemsel olarak ayrıştırmak mümkün ve sağlıklı değildir. -----------hesap bakiyesine göre yapılan hesaplamada ise -------Bulundurulduğunda Olması Gereken Dönem Sonu Bakiye tutarına göre Davalı şirketin fazla ödeme yaptığı hesaplanmıştır. ----- raporunda yapılan oluşan bu farklılıklara ilişkin şirket yetkilisinin “geçmiş dönemlere ilişkin yapılan düzeltmelerden ve yuvarlama farklarından kaynaklandığını” şeklinde açıklamada bulunduğu görülmüş olup-----paylarına ilişkin hatalı bir uygulama olmadığı görülmüştür. ---------- düzenlemiş olduğu her iki rapor dışında bilirkişilik incelemem gereği bütün mali veriler karşılaştırılmış müfettiş raporları ile ticari defterlerin birebir örtüştüğü tespit edilmiştir.Takdiri Sayın Mahkemeye Ait olmak üzere; Davalı şirketin ----- 741,85 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davalı şirket ----- dönemlerine ait kayıp kaçak bedeli üzerinden ---- ödenmediğinin tespit edilmesi ile 22.04.2016 tarihinde bu dönemler için hesaplanan 828.536,28 TL tutarındaki ----- Davacı Kuruma ödediği, ancak bu ödemeyi sadece anapara olarak ödediği görülmüş olup rapor ekinde ----- içerisinde sunulan faiz detayında 22.04.2016 tarihinde Kuruma ödenen 828.536,28 ---- işlemiş faiz talebinde bulunabileceği Takdiri Mahkemenize Aittir.

NETİCE:Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davalı şirketin 2014-2015-2016 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı kuruma 2014-2015-2016 yılları ----- paylarının vadesinde ödendiği, 2014 yılında 815,89 TL tutarında Davacı Kuruma eksik ----- payını ödediği, 2015-2016 yıllarında eksik ödenen ------ payının olmadığı,A) Davalı şirketin ------- 5'inci maddesi gereği vade dikkate alınmıştır.) 741,85 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği,

B)Davalı şirket ------dönemlerine ait kayıp kaçak bedeli üzerinden ------ ödenmediğinin tespit edilmesi ile 22.04.2016 tarihinde bu dönemler için hesaplanan 828.536,28 TL tutarındaki ----payını davacı kuruma ödediği, ancak bu ödemeyi sadece anapara olarak ödediği görülmüş,olup rapor ekinde CD içerisinde sunulan faiz detayında 22.04.2016 tarihinde Kuruma ödenen 828.536,28 TL----------payına ödeme tarihine kadar ------ işlemiş faiz talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." denilmiştir.Taraf vekillerince kök rapora itiraz edilmiş davalı vekili itiraz dilekçesinde "... Bilirkişi heyet raporunda müvekkil şirket tarafından davacı kuruma ---- payı ödendiği ve müvekkil şirketin ----- yıllarına ait kayıp kaçak bedeli üzerinden --------payını ödemediğinin tespit edilmesi ile 22.04.2016 tarihinde bu dönemler için hesaplanan 828.536,28 TL’yi davacı kuruma ödediği ancak bu ödemenin yalnızca ana para olarak yapıldığı, bu nedenle yine 3093 sayılı Kanun uyarınca 24.442,49 TL işlemiş faiz talebinde bulunulabileceği yönünde kanaate varılmıştır.

Yapılan tespit doğru ise de ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira müvekkil şirket ile davacı kurum arasındaki 2013 yılı mutabakatında ----- bedeline girmeyen bir konu bakımından uyuşmazlık yaşanmış ve ekte kararı sunulan dava dosyası kapsamında bu uyuşmazlık çözümlenmiş, davacı kurumun işlemi iptal edilmiştir. Davacı kurum mahkeme kararı ile iptal olan işlemine istinaden müvekkil şirketten fazladan tahsil ettiği ------- payını bu karara rağmen iade etmemiştir. Bunun üzerine davacı kuruma 2014 yılında 815,89 TL tutarında eksik ödeme yapılırken ve --------- payının ödemesi yapılırken bahsi geçen fazladan ödenen tutar davacı kurumdan iade alınamadığından mahsuplaşma işlemi yapılmıştır. Açıklanan sebeplerle müvekkil şirketin davacı kuruma Eylül-Aralık 2015 yıllarına ait kayıp kaçak bedeline istinaden ayrıca bir faiz ödemesi gerekmemektedir. Bu yöndeki tespit hatalıdır." denilmiş davacı vekili de rapora itirazlarını sunmuş ayrıca 24/11/2022 tarihli dilekçesinde "...Davalı firma, 2013 yılından kaynaklı reaktif enerji alacağı için iptal davası açtığını ve kazandığını bu alacağının mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Kabul etmemekle beraber Reaktif enerji bedeli alacağı varsa bile 2 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresine takıldığı gibi yine iptal davası sonrası 60 günlük dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açmadığından bu talebinin de reddi gerekir. Davalı firma dilekçesinde belirttiği ------------ iptal kararından sonra ve karar kesinleştikten sonra 60 gün içinde tam yargı davası açmadığı için talebinin reddi gerekir. Açıklandığı üzere mahsuplaşabileceği böyle bir alacağı yoktur. İptal davası sonrası 60 günlük dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açılması gerektiğine ilişkin emsal Danıştay kararı da yazımız ekinde sunulmaktadır. Bilindiği üzere; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Madde 12 – “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.” Hükmünü ihtiva etmektedir. Tam yargı davası ve iptal davası birlikte açılabileceği gibi iptal davasının sonucunda verilen iptal kararından sonra da tam yargı davası açılabilir. Bu durumda kesinleşen iptal kararının tebliğinden itibaren davacının 60 gün içerisinde tam yargı davasını açması gerekirken davalı firma bu süreyi kaçırmış olduğundan davalı yanın iddia ve istemlerinin reddi gerekir.Kaldı ki iddianın dava konusu dönem ve alacak kalemleri ile bağıntısı bulunmamaktadır. " diyerek davalı yanın bu yöndeki beyanlarını kabul etmediklerini bildirmiştir.Aynı bilirkişi heyetinden itirazların karşılanması bakımından 19/04/2023 tarihli 1. Ek rapor alınmış bilirkişi heyeti bu raporda amme alacaklarına uygulanan faizi dikkate alarak hesaplama yapmak suretiyle kök rapordaki maddi hatanın giderildiğini belirtmiş bunun yanı sıra davalı vekilinin ibraz ettiği -----sayılı kararında davalı şirkete 25.02.2016 tarihinde tahakkuk etmiş olan 11.836,29 TL tutarında ödemenin öncelikle ------------ Nolu kararla reddedildiğini ve davalı şirketin tahakkuk eden 11.836.29 TL yi diğer giderlerle birlikte toplam 16.023,97 TL olarak davacı kuruma 22.11.2018 tarihinde ödediğini, kararın 25.06.2019 tarihli kararla bozulduğunu, davacı Kurumun aleyhinde gerçekleşen ---- uyarınca davalıya ödeme gerçekleştirdiğine dair dosya kapsamına evrak bulunmadığını, davalı şirketin ödediği tutarın dava konusu tutarlardan mahsup edilip edilemeyeceği hususunun mahkemenin taktirinde olduğunu bildirmiştir.

1.ek rapora da taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden 2. ve 3 ek raporlar alınmıştır. --------tarihli 2. Ek raporda bilirkişi heyeti"...2014 Yılı için yapılan hesaplamada kök raporda faiz yönünden itiraz edilmiş ve ek raporda faiz yönünden gerekli düzeltme yapılarak sonuç hesaplanmıştır.

2.ek rapor aşamasında bu hususta değiştirilecek bir durum bulunmamaktadır. Davalı şirket ticari defterleri, ----- Başkanlığı tarafından görevlendirilen vergi müfettişinin düzenlediği rapor ve Davacı kurumun raporları birlikte değerlendirilmesinde-------yıllarına ait hesaplanan ve Ödenen ----- ilişkin hatalı bir uygulama olmadığı görülmüştür.------ tarafından düzenlenen raporda 2015 yılı için davalı şirketin 910.947,84 TL eksik ödeme gerçekleştirdiği ve bu eksik ödeme tutarının 828.536,28 TL tutarlık kısmını 22.04.2016 tarihinde ödediği görülmüştür. Kök ve 1. Ek raporumuzda bu kısmi ödeme yönünden faiz hesaplanmadığı tespit edilmiş ve sadece bu kısmi ödemeye yönelik ödeme tarihine kadar ve dava tarihine kadar faiz hesabı yapılmış ve Davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği bu yöndeki eksiklik iş bu 2. Ek rapor aşamasında giderilmiştir.2015 yılına ait hesaplamada kök raporda sadece geç ödenen 828.536,28 TLlik ödemeye yönelik işlemiş faiz hesabı yapılmıştır.

1.Ek raporda faiz yönünden hesaplamada 6183 sayılı kanun maddesine yönelik faiz hesabı yapılması gerektiği anlaşılmış olup bu yönde faiz hesabında düzeltme yapılmıştır. Gelinen aşamada 2. ek raporda davacının itirazları incelendiğinde vergi teknik raporunda eksik ödenen bedelin 910.947,95 TL olduğu görülmüş ve bu eksik ödemeye gecikmeli olarak 828.536,28 TL lik ödeme gerçekleştirildiği görülmüştür. İş bu 2. ek raporumuzda ise vergi inceleme raporunda da tespiti yapılan 910.947,94 TL tutarındaki eksik ödeme 22.04.2016 kısmi ödeme tarihine kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 51 uyarınca faiz hesaplaması yapılmış yapılan ara ödeme olan 828.536,28 TL öncelikle faize mahsubu ile ana paradan kalan 122.511,89 TL 18.11.2021 dava tarihine kadar faiz hesaplaması yapılmıştır.

2.ek raporda 2015 yılı için yapılan incelemelerde Davalı şirket ---- dönemlerine ait kayıp kaçak bedeli üzerinden -------payının ödenmediğinin tespit edilmesi ile 22.04.2016 tarihinde bu dönemler için tabloda detaylandırılan Tahakkukları belirtilen vadelere göre ödemelerle örtüşmediği görülmüş olup, ödeme tarihinden kısmı ödeme tarihi olan 22.04.2016 tarihine kadar yapılan ve fazla yapılan ödemelere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 51 uyarınca faiz hesaplaması yapılmıştır. Yapılan bu hesaplamada 2015 yıl dönemleri için toplamda 16.274.091,47 TL tutarında ---------Tahakkuk ettiği, bu tutarlara karşılık Davalı kurumun 15.363.143,52 TL tutarında ödeme gerçekleştirdiği, bu ödemelerin son ödeme tarihinden 828.536,28 TL kısmi ödemenin gerçekleştiği 22.04.2016 tarihine kadar 40.100,22 TL tutarında faiz tahakkuk ettiği hesaplanmıştır. 22.04.2016 tarihinde yapılan kısmi ödemenin öncelikle faizden mahsubu ile 22.04.2016 tarihi itibari ile davalının 122.511,89 TL anapara ------- ödemesinin kaldığı hesaplanmıştır. Yapılan hesaplama davacının dava dilekçesindeki taleple örtüşmemekle birlikte davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde talep ettiği tutarla birebir örtüşmektedir.22.04.2016 tarihinde yapılan kısmi ödemeden kalan 122.511,89 TL ana para tutarına 18.11.20121 dava tarihine kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 51 uyarınca 133.711,68TL faiz talebinde buluna bileceği hesaplanmıştır. Davalının 25.02.2016 tarihinde hatalı tahakkuk eden 11.836,29 TL'nin ödeme vadesinin 25.04.2016 olduğu ve bu vade tarihinden huzurdaki bu davanın tarihinde kadar 11.836,29 TL tutarındaki anaparaya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 51 dikkate alınarak 12.899,38 TL faiz talebinde buluna bileceği hesaplanmıştır. Davalı şirketin yukarıda 5 ve 6 maddede hesaplanmış olan tutarlara bu tutarın mahsup edilip edilemeyeceği hususunun Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacının alacak talebinden Davalı şirketin Ankara 8. İdare Mahkemesi 2019/1331 Karar sayılı kararına yönelik alacağın mahsup edilmesi durumunda Davacı şirketin 61.478,20 TL alacak talebinde bulunabileceği, Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere, dava dosyası ve ekinde ver alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde;Davalı şirketin 2014 yılı için eksik ödemeye istinaden 815,89 TL Ana Para + Faizi 2.673,94 TL =3.489,83TL hesaplanmış olup, ek rapordaki görüşümüzü değiştirecek bir husus bulunmamaktadır. 2015 Yılı Eylül-Aralık Dönemi geç ödemeye istinaden: 122.511,89 TL Ana Para + Faizi 133.711,68 TL=256.223,57 TL Ana Para 123.327,78 TL (815,89 TL+122.511,89 TL) 2014+2015 Yılı Faizi 136.385,62 TL (2.673,94 TL +133.711,68 TL ) 2014 +2015 Yılı Toplam :259.713,40 TL (Anapara+ Faiz) 2014+2015 Yılı Davacı şirketin-------- Kararı ile iade etmesi gereken tutar: 11.836,29 TL Ana Para + Faizi 12.899,38 TL=24.735,67 TLDavalı Borcundan Takas Mahsubu İle : 254.618,79 TL - 24.735,67 TL= 229.883,12 TL

Davalı şirketin yaptığı eksik ve geç ödemeler toplamının 123.327,78 TL olduğu, bu ödemelere 136.385,62 TL Faiz talebinde bulunabileceği, Davacı kurumun iadesi gereken 11.836,29 TL ana paraya 12.899,38 TL faiz hesaplandığı ve bu tutarın Davalı borcuna mahsup edilmesi durumunda Davacı şirketin 229.883,12 TL alacak talebinde bulunabileceği hesaplanmış olup Nihai Takdir Mahkemeye Aittir." şeklinde görüşünü açıklamış bu rapora da itiraz edilmiştir.

Alınan 22/12/2023 tarihli 3. Ek raporda ise bilirkişilerce taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek 2. Ek rapordaki görüşlerin korunduğu ifade edilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen 2. ve 3. Ek raporların taraf itirazlarını karşılar nitelikte düzenlenmiş olup gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğu, yapılan hesaplamaların hükme esas alınabileceği mahkememizce kabul edilmiştir.

Davalı tarafça ödeme yapılırken davacı alacağından mahsup edildiği ifade edilen 2013 yılına ilişkin alacağın dayanağı olan davacı tarafça alınan karar idare mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davalı yan davacının aldığı karar uyarınca yaptığı ödemeyi davacının alacağından mahsup ettiğini, bu yüzden faiz ödemesi gerekmediğini belirtmiş ise de kuruma ödediği ancak dayanak kararın iptali neticesinde geri alabileceği tutar yönünden iptal davası sonrasında 2577 sayılı Kanunun 12 maddesi uyarınca tam yargı davası açmak suretiyle idareye başvurduğuna ilişkin hiçbir delil sunmadığından davalının mahsup talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, 259.713,40 TL'nin (123.327,78 TL ana para + 136.385,62 TL gecikme faizi toplamı) davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 123.327,78 TL tutarındaki anaparaya 18/11/2021 dava tarihinden itibaren 3093 sayılı kanunun 5/c-3 maddesinin yollamasıyla 6183 sayılı kanunda öngörülen gecikme zammı oranında faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN KISMEN KABULÜNE,

259.713,40 TL'nin (123.327,78 TL ana para + 136.385,62 TL gecikme faizi toplamı) davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

123.327,78 TL tutarındaki anaparaya 18/11/2021 dava tarihinden itibaren 3093 sayılı kanunun 5/c-3 maddesinin yollamasıyla 6183 sayılı kanunda öngörülen gecikme zammı oranında faiz uygulanmasına, fazla talebin REDDİNE,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 17.741,02 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 38.643,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.902,69‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 17.741,02 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk masraf, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 593,41 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.661,21TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre(%12) 799,34 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerende bırakılmasına,

5.Davalı tarafından sarf edilen 15,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 13,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.957,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre 232.250,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık oranına göre 1.161,60 TL'nin davacı taraftan ve 158,40 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

9.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Kurum alacağı 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 3093 sayılı -------------- Gelirleri Kanunu 3093 sayılı ------ payının tahsilatına ilişkin fıkra aşağıda yer almaktadır. “c) -------- Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerce, bu Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulandığını, kurum alacağının 09/06/1932 tarihli ve 2024 İcra ve İflas Kanunu 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 6183 sayılı AATUHK’nda öngörülen gecikme zammı oranındaki faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurumun davasının dayanağı olan mali denetçi raporlarının hazırlanması aşamasında müvekkili şirketçe yeterli ve gerekli tüm açıklamalar yapılmasına, mali tablolar sunulmasına ve müvekkili şirketçe --------- payları kuruma eksiksiz ödenmiş olmasına rağmen işbu huzurdaki davanın ikame edilmesinin son derece haksız olduğunu,--------- müvekkili şirket arasında dava konusu -------- paylarının hesaplanması hususunda birtakım teknik yöntem farklılıkları ve buna bağlı olarak kurumca yapılan hesap hataları (maddi hata) bulunduğundan bu farklılığın ortaya çıkmasına sebep olan unsurların ortaya konacağını, bu hesaplamanın tekniği bakımından farklılıkları ve esasen eksik ödenen ----- payı olmadığını, kurum ile müvekkili şirket arasındaki hesap farklılığının yalnızca maddi hataya dayandığını, davalı kurum ile müvekkili şirket arasında ---------- payının hesaplanmasında, “dönemsellik ilkesi” bakımından farklılık olduğunun tespit edildiğini, bu husus mali denetçiye açıklanmış olmasına rağmen yanlış hesaplama yapılmış ve bu yanlış hesaplama esas alınarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının davasının ilk olarak bu yönüyle reddinin gerektiğini, 3093 Sayılı Kanunu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun”da öngörülen gecikme zammı oranındaki faizi ile birlikte tahsili için huzurdaki davanın açılmasına zaruret hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle borçlu davalı şirketin müvekkiline ----- dönemlerine ait vadesinde ödemediği ------ dönemi için 930.320,99-TL anapara -------- tarihine kadar işlemiş 1.196.221,61- TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.126.542,60-TL ile ------dönemi için 69.904,22-TL kalan anapara -------- 66.396,14-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 136.300,36-TL olmak üzere teraküm eden ceman 2.262.842,96-TL Kurum alacağının dava tarihi olan 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3093 Sayılı Kanunu 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 3093 sayılı ----- düzenlendiğini, 3093 sayılı Kanunu 3093 sayılı Kanun uyarınca 24.442,49 TL işlemiş faiz talebinde bulunulabileceği yönünde kanaate varılmıştır. Yapılan tespit doğru ise de ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira müvekkil şirket ile davacı kurum arasındaki 2013 yılı mutabakatında ----- bedeline girmeyen bir konu bakımından uyuşmazlık yaşanmış ve ekte kararı sunulan dava dosyası kapsamında bu uyuşmazlık çözümlenmiş, davacı kurumun işlemi iptal edilmiştir. Davacı kurum mahkeme kararı ile iptal olan işlemine istinaden müvekkil şirketten fazladan tahsil ettiği ------- payını bu karara rağmen iade etmemiştir. Bunun üzerine davacı kuruma 2014 yılında 815,89 TL tutarında eksik ödeme yapılırken ve --------- payının ödemesi yapılırken bahsi geçen fazladan ödenen tutar davacı kurumdan iade alınamadığından mahsuplaşma işlemi yapılmıştır. Açıklanan sebeplerle müvekkil şirketin davacı kuruma Eylül-Aralık 2015 yıllarına ait kayıp kaçak bedeline istinaden ayrıca bir faiz ödemesi gerekmemektedir. Bu yöndeki tespit hatalıdır." denilmiş davacı vekili de rapora itirazlarını sunmuş ayrıca 24/11/2022 tarihli dilekçesinde "...Davalı firma, 2013 yılından kaynaklı reaktif enerji alacağı için iptal davası açtığını ve kazandığını bu alacağının mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Kabul etmemekle beraber Reaktif enerji bedeli alacağı varsa bile 2 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresine takıldığı gibi yine iptal davası sonrası 60 günlük dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açmadığından bu talebinin de reddi gerekir. Davalı firma dilekçesinde belirttiği ------------ iptal kararından sonra ve karar kesinleştikten sonra 60 gün içinde tam yargı davası açmadığı için talebinin reddi gerekir. Açıklandığı üzere mahsuplaşabileceği böyle bir alacağı yoktur. İptal davası sonrası 60 günlük dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açılması gerektiğine ilişkin emsal Danıştay kararı da yazımız ekinde sunulmaktadır. Bilindiği üzere; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 3093 sayılı Kanun 2577 sayılı Kanun K6183 md.4 HMK md.222 K6183 md.6 K3093 md.4 K2577 md.12 HMK md.345 K3093 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.