Esas No
E. 2009/4242
Karar No
K. 2011/2831
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/4242 E.  ,  2011/2831 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2007/433 - 2009/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davacı avukatı Bengi . ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, telefon ve kontör alım satım işi ile uğraşan müvekkilinin davalı aracılığı ile göndermiş olduğu kontürlerin alıcısına ulaşmadığını ve davalı nezdinde iken kaybolduğunu ileri sürerek, 17.130,00 TL değerindeki kontör bedellerinin davalıdan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından içeriği beyan edilmeyen ve Adıyaman’a taşınmak üzere Gaziantep’te müvekkiline teslim edilen kargonun tüm aramalara rağmen bulunamadığını, zararını ödemek için davacıya kargo içeriğini sorduklarında içeriğin kontör kartı olarak beyan edildiğini, oysa davacının kargonun içeriğini evrak olarak beyan ettiğini, kaldı ki kontör kartlarının seri numaralarının halen kendilerine verilmediğini,davacının müşterisine düzenlediği irsaliyeli faturanın kendileri açısından bağlayıcı olmadığını, irsaliye numarasının taşıma öncesi müvekkiline verilmesi ve taşıma faturasına bu numaranın kaydedilmesi gerektiğini,

TTK’nun 786/2.maddesi gereğince taşıyıcıya beyan edilmeyen kıymetli eşya niteliğindeki kontör kartlarının ziyaından taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kargo teslim belgesinde teslim edilen emtianın ticari emtia olduğuna ilişkin bir kaydın olmadığı gibi, kargonun içeriğinin ne olduğuna ilişkin hiçbir yazılı belge ve bilginin bulunmadığı, davacının düzenlemiş olduğu faturanın davalıya yönelik olmayıp, dava dışı kendi müşterisine yönelik bir fatura olduğundan bu faturanın da bir kanıt değerinin bulunmadığı,ayrıca kaybolan kartların iptali için hizmet sağlayan dava dışı Vodafone A.Ş.’ye de başvurmadığı, başvurmuş olsaydı kontör kartları iptal edileceği için davacının da bir zararının doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, yurtiçi taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafından irsaliyeli fatura ile dava dışı Deniz Alan'a gönderilen emtianın davalıya teslim edilmesinden sonra kaybolduğu, başka bir deyişle anılan alıcısına ulaşmadığı taraflar arasında çekişmesiz olup bu husus esasen dosya kapsamı ile de sabittir.

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya kargo teslim belgesiyle teslim edilen emtianın içeriğinin ne olduğu ile kaybolan kartların iptali için hizmet sağlayan şirkete başvurulmuş olsaydı kontör kartlarının iptal edilip edilmeyeceği, dolayısıyla davacının zararının doğup doğmayacağı noktalarında toplanmaktadır.

Davacı tarafından tanzim edilen 19.10.2007 tarihli irsaliyeli fatura ile aynı tarihli ambar tesellüm fişi içeriğinden mahkemenin kabulünün aksine davacı tarafından davalıya teslim edilen emtianın kontör emtiası olduğunun kabulü gerekmekte olup, aksinin kabulü dosya kapsamı ile örtüşmediği gibi hayatın olağan akışına da aykırıdır. Bu nedenle, mahkemece, davacı tarafından davalıya teslim edilen emtianın kontör emtiası olduğunun kabulü ile yargılamaya devam edilmek yerine kargo içeriğinin kanıtlanamadığı yönündeki gerekçesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Öte yandan, kontör kartlarının kullanımından (tüketilmesinden) önce herhangi bir hesaba yüklensin veya yüklenmesin kullanımının engellenmesinin her zaman mümkün olduğu Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinmekle birlikte, mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının bir tedbir istemi olmaksızın bayilerin veya ilgili şahısların dava dışı Vodafone A.Ş.'ne başvurması halinde dava konusu kontör kartlarının kapatılmasının mümkün olup olmadığı, bu bağlamda somut olayın özellikleri de nazara alınarak başvurmuş olsaydı dahi davacının bir zararının doğup doğmayacağı hususu mahkemece yeterli derecede ve denetime elverişli bir şekilde araştırılıp değerlendirilmeden somut oluşu karşılamayan yazı içeriğine dayalı olarak davacının anılan şirkete başvuru yapması halinde zararın doğmayacağı şeklindeki gerekçesi de doğru bulunmamış, kararın bu yönden dahi davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.786/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog