9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/13281 E. , 2024/878 K.
"İçtihat Metni" ...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
Katılan ... vekilinin, sanığın 2015 yılı yaz aylarında gerçekleştiği iddia edilen çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümlerini temyiz etmiş ise de Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/12720 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararı ile beraat hükümleri kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar verdiği ve beraat hükümlerinin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/898 Esas, 2023/988 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2022/12720 Esas, 2023/341 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında 2014 yılı ve 2015 yılında ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)2014 ve 2015 yıllarında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)2014 ve 2015 yıllarında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)2015 yılı yaz aylarında sanığın mağdureyi kucağına alarak "Gel ahırdaki kedileri sana göstereyim" dediği iddiasıyla yapılan yargılamada çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığın beraatine dair karar verilmiştir.
2.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/1654 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının, katılan Bakanlık vekilinin ve katılan ... vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında;
a)2014 yılında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)2014 yılında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)2015 yılında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d)2015 yılında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e)2015 yılı yaz aylarında gerçekleştiği iddia edilen çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümleriyle ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine, Karar verilmiştir.
3.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili,
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/12720 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararı ile; 2015 yılı yaz aylarında sanığın mağdureyi kucağına alıp ahıra götürdüğü iddiasıyla yapılan yargılamada çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararı yerinde olduğundan onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü kesin olduğundan temyiz isteminin reddine, sanık ...'in katılan mağdure ...'e yönelik 2014 yılı yaz aylarında ve 2015 yılı yaz ayında işlediği iddia edilen çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerinde ise, araya herhangi bir hukuki veya fiili kesinti girmeksizin aynı kast altında değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirdiği nazara alınarak hükümler kurulması gerekirken farklı tarihlerdeki eylemlerin her biri müstakil suç kabul edilerek ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/898 Esas, 2023/988 Karar sayılı kararı ile bozma kararına ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile;
a)2014 yılında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)2014 yılında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)2015 yılında işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d)2015 yılında işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilmesi gerektiğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, bozmaya uyulmadığına, yapılan savunmaların dikkate alınmadığına, sunulan delillerin incelenmediğine, tanık dinletme taleplerinin haklı nedene dayanmadan reddedildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanık aleyhinde tek delilin mağdure beyanı olduğuna, mağdure anlatımlarının gerçek dışı ve kurgu olduğuna, iddia konusu eylemlere ilişkin hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen sadece katılanın ifadelerine itibar edilerek ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, maddi gerçeğin mağdurenin hiçbir zaman sanığın evinde yatıya kalmadığı ve uyumadığına, sanığın mağdureye suç teşkil eden eyleminin bulunmadığına, 2015 yılına ilişkin eylemle ilgili olarak bahsi geçen plajda böyle bir eyleme girişmenin mümkün olmadığına, sanığın kardeşinin herhangi bir ahırı bulunmadığına, Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından eksik inceleme ile rapor düzenlendiğine, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğuna ilişkindir.
B. Katılan ...
Vekilinin Temyiz İsteği Lehe kanun değişikliklerinin tatbik edilmesinin hatalı olduğuna, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, iyi hal indiriminin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğuna ilişkindir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın zincirleme bir şekilde çocuğun cinsel istismarı ve zincirleme bir şekilde çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanığın yenilenen kast ile hareket ettiğinin kabulü ile farklı tarihlerde işlenen eylemlerin müstakil suç oluşturduğunun kabul edilerek sanık aleyhine olacak şekilde fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/12720 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararındaki bozma gerekçesiyle yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/12720 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararı sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.