Esas No
E. 2022/318
Karar No
K. 2024/651
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/318
KARAR NO: 2024/651

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/01/2022

NUMARASI : 2021/195 E. - 2022/24 K.

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2022 tarih ve 2021/195 E. - 2022/24 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkilinin 2019/46233 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına davalı şirketin 2016/96654, 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2014/28763, 2015/86834, 2010/14418, 154318 sayılı ve "...", "... ... a.ş", "...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "... şekil", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek, başvurunun 29, 30. Sınıftaki mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin 2021-M-2778 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa iptali gereken dava konusu YİDK kararında gerekçe olarak gösterilen markalar ile müvekkili şirkete ait marka arasında iltibasa yol açacak hiçbir benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının YİDK kararında yapılan incelemenin aksine parçalara ayrılarak değil, bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından kullanım ispatı talep edilmiş olduğunu, iş bu kullanım ispatının davalı şirket tarafından yerine getirilemediğini, bu duruma rağmen müvekkili şirketin markasının kullanımı ispat edilemeyen mal ve hizmet sınıfları bakımından da reddedildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” malları bakımından reddine karar verilmişse de 2010/14418, 154318 tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların “mayalar, kabartma tozları” mallarda kullanımının ispatlandığı, 2011/56121, 2011/56120, 2009/41396 tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların kullanımlarının ispatlanamadığının tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait seri marka niteliğinde olan ... marka başvurusunun tescilinin “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” mal ve hizmet sınıfları başta olmak üzere bir kısım mal ve hizmet grubu bakımından reddine dair verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek 2021-M-2778 sayılı YİDK kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu kararın yerinde olduğunu, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, YİDK’nın kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkili şirket adına tescilli “...” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer “...” marka başvurusunun müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıflarda tescilinin 6769 s. SMK’nın 6. maddesine aykırı olduğunu ve YİDK kararının yerinde olduğunu, davacı yanın “...” markasının da müvekkili adına tescilli bulunan ... ibareli seri markalarının esas unsuru olan “...” ibaresini içermekte ve müvekkiline ait ... markalarının serisi olduğu izlenimi uyandıracağını, ... kelimesinin içerdiği P ve K harflerinin sert ünsüz olmalarından kaynaklanan baskın okunuşlarının markalarda vurgunun ... ibaresi üzerinde olmasına ve ayrıca dava konusu markanın ilk hecesinde kullanılması nedeni ile tüketicinin ilk olarak ... ibaresini algılamasına, ... ibaresinin akılda kalmasına ve gerek anlamsal gerekse işitsel olarak markaların karıştırılmasına ve aralarında bağlantı kurulmasına neden olacağını, müvekkili şirkete ait ... ibareli markalar ile ... markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve dava konusu markanın müvekkili şirketin ... markasının seri markası niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin taraf olduğu emsal davalara ilişkin kararlarda da ... ibaresini içeren markaların müvekkili markaları ile iltibasa neden olacağına hükmedildiğini, müvekkili şirketin davacı şirketin markası kapsamından çıkartılan ürünler için birebir kullanımı olduğunu, davacı şirketin markası kapsamından çıkartılan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” ürünleri üzerinde müvekkili şirketin kullanımını gösteren görsellere yer verildiğini, davacı tarafın kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını, müvekkiline ait “...” ibareli markanın 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait marka başvurusu ile davalıya ait ret gerekçesi markalar karşılaştırıldığında, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak ayırt edici unsur olarak yer aldığı, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, markalar arasında ... ibaresinin ortak ayırt edici unsur olarak bulunmasından kaynaklanan benzerlik bulunması, bunun yanı sıra davacı markasının tescil kapsamından çıkartılan mallar ile aynı/aynı tür veya benzer malların davalıya ait ret gerekçesi markaların da tescil kapsamında bulunması, bununla birlikte davalıya ait “...” markasının gıda sektöründeki tanınmışlığı nedeniyle arttırılmış ayırt edici niteliğe sahip olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği, davacıya ait önceki 2000/09269 markanın tescil kapsamındaki 29. Sınıf Süt ve süt ürünleri: Her türlü süt, beyaz peynirler, kaşar peynirleri, yoğurt, ayran, kaymak, krema, süttozu, kefir, süt oranı fazla sütlü içecekler, meyveli sütler,meyveli yoğurtlar, kısrak sütünden mamül içecek (kımız). Yenilebilir sıvı ve katı yağlar, tereyağlar, margarinler." mallar ile 2006/51357 sayılı markanın kapsamındaki 29. Sınıf " Süt ve süt ürünleri: Her türlü süt, her türlü peynir, yoğurt, ayran, kaymak, krema, krem şanti, süttozu, kefir, süt oranı fazla sütlü içecekler, meyveli sütler, meyveli yoğurtlar, kımız, süt ve süt ürünlerinden (süt oranı fazla ) tatlılar... Yenilebilir sıvı ve katı yağlar, margarinler, tereyağlar..." ile dava konusu marka başvurusunda yer alan ve redde konu olan malların aynı/aynı tür mallar olmadığı, davacıya ait önceki markaların dava konusu marka bakımından kazanılmış hak doğurmayacağı, başvuru sahibi (davacı) tarafından 2010 14418, 154318, 2011 56121, 2011 56120, 2009 41396 tescil numaralı itiraz gerekçesi markalar hakkında kullanımın ispatlanmasının talep edildiği, davalı itiraz sahibince sunulan delillerin Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından incelenmesi sonucunda 2010/14418, 154318 tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların “mayalar, kabartma tozları” mallarında kullanımının ispatlandığı, öte yandan kullanım ispatına konu 2011/56121, 2011/56120, 2009/41396 tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların kullanımlarının ispatlanamadığı, davacı taraf, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” malları bakımından reddine karar verilmişse de 2010/14418, 154318 tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların “mayalar, kabartma tozları” mallarda kullanımının ispatlandığı, 2011/56121, 2011/56120, 2009/41396 tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların kullanımlarının ispatlanamadığının tespit edildiğini, özetle müvekkili şirket tarafından kullanım ispatı talep edilmiş olduğunu, işbu kullanım ispatının davalı şirket tarafından yerine getirilemediğini, bu duruma rağmen müvekkili şirketin markasının kullanımı ispat edilemeyen mal ve hizmet sınıfları bakımından da reddedildiğini ileri sürdüğü. ancak yapılan incelemede, davacıya ait marka başvurusunun 2016/96654, 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2014/28763, 2015/86834, 2010/14418, 154318 sayılı "...", "...", "...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "... şekil", "..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiği, kullanım ispatına konu olmayan 2016/96654, 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2014/28763, 2015/86834 sayılı markaların da ret gerekçesi markalar arasında yer aldığı, başvurunun kullanımı ispat edilemeyen mal ve hizmet sınıfları bakımından da reddedilmesi yönündeki iddianın hukuki dayanağının bulunmadığı, zira redde konu “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” malları ile aynı/aynı tür malların 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2015/86834 sayılı ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, iptali gereken dava konusu YİDK kararında gerekçe olarak gösterilen markalar ile müvekkili şirket markası arasında iltibasa yol açacak hiçbir benzerlik bulunmadığını, incelemenin aksine parçalara ayrılarak değil, bir bütün olarak yapılması gerektiğini, ayrıca kullanım ispatının davalı şirket tarafından yerine getirilemediğini, bu durum karşısında davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddinin gerektiğini, YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... ibareli marka başvurusu ile davalının ... esas ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, markalarda ulunan diğer unsurların esasen ayırt edicilik sağlamadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği , bununla birlikte davalıya ait “...” markasının gıda sektöründeki tanınmışlığı nedeniyle arttırılmış ayırt edici niteliğe sahip olduğu, davacıya ait önceki markaların dava konusu marka bakımından kazanılmış hak doğurmayacağı, davacıya ait marka başvurusunun 2016/96654, 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2014/28763, 2015/86834, 2010/14418, 154318 sayılı "...", "...", "...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "... şekil", "..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiği, kullanım ispatına konu olmayan 2016/96654, 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2014/28763, 2015/86834 sayılı markaların da ret gerekçesi markalar arasında yer aldığı, başvurunun kullanımı ispat edilemeyen mal ve hizmet sınıfları bakımından da reddedilmesi yönündeki iddianın hukuki dayanağının bulunmadığı, redde konu “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” malları ile aynı/aynı tür malların 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2015/86834 sayılı ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.