11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4500 E. , 2024/989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
2.....
vekili Avukat ...
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Ersay...Ltd.Şti. vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı ve davalı Kurum vekillerinin başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekili, davalılara karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürerek 48.939,42 TL bakiye intifa bedelinin davalı Devlet ... Yolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğünden, 155.576,64 TL'nin destek priminin davalı Ersay Turizm Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden, 53.000,00 TL ... yatırım bedelinin ise her iki davalıdan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Bu duruma objektif dava birleşmesi ( davaların yığılması) adı verilmekte olup, objektif dava birleşmesi, 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Objektif dava birleşmesi başka bir deyişle davaların yığılması halinde davacının davalıya karşı ileri sürdüğü birbirinden bağımsız birden fazla asli talebi aslında müstakil birer dava niteliğindedir. Bu nedenle temyiz kesinlik sınırının hükmedilen veyahut reddedilen toplam tutara göre değil her bir talep için ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, yatırım destek ve prim iadesi talebinin reddine, 24.050,00 TL bakiye intifa bedelinin davalı Kurum'dan ve 7.000,00 TL kalıcı yatırım bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiş olup davacı vekilince reddedilen tüm talepler bakımından temyize başvurulmuş ise de bakiye intifa bedeli bakımından reddedilip temyize getirilen toplam tutar 24.889,42 TL, kalıcı yatırım bedeli bakımından ise 46.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin bakiye intifa ve kalıcı yatırım bedellerine ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin destek priminin tahsili talebi bakımından gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun maliki olduğu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 28.02.2005 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamının müvekkili şirket tarafından peşin olarak ödendiğini, söz konusu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyon işleticiliğinin, akdedilen bayilik anlaşması ve ekleri gereğince diğer davalıya devredildiğini, anılan anlaşmalar çerçevesinde, intifa hakkı süresince müvekkiline ait ürünlerin bayi olarak satılacağı inancı ile davalıya akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için önemli değere sahip yatırımlar yapıldığını, satış teşvik primi ve başka adlar altında finansal destek ödemelerinde bulunulduğunu, Rekabet Kurumunun kararları uyarınca bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının 18.09.2010 tarihi itibariyle sona erdiğini, müvekkilinin ödediği tutarların ve yaptığı ... yatırımların bu tarihi aşan kısımlarının bedelsiz kaldığını ve bu tutarların güncellenmiş değerinin müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek 48.939,42 TL bakiye intifa bedelinin Devlet ... Yolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğünden, 155.576,64 TL'nin destek priminin davalı Ersay Turizm Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden, 53.000,00 TL ... yatırım bedelinin ise davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; mülkiyeti diğer davalıya ait olan taşınmazın müvekkiline 1992 yılında yap işlet devret modeliyle devredildiğini, davacının iddia ettiği gibi taşınmaza akaryakıt istasyonu kurularak müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin zaten işletme hakkına sahip olduğu taşınmaz üzerine davacının dayatmasıyla intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurumunun kararları üzerine müvekkilinin davacıya ihtarname göndererek bayilik sözleşmesini 01.09.2010 tarihi itibariyle feshettiğini, aynı ihtarnamede davacıya, belgelendirmek şartıyla alet ve teçhizatın teslim alınması, aksi takdirde belirtilen talepler için yasal yollara başvurulacağının da ihtar edildiğini ancak davacının ihtarnameye cevap dahi vermediğini, davacının faiz oranı ve faiz başlangıcı konusundaki taleplerine de itiraz ettiklerini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, faize hükmedilmesi anı da dava tarihi olması gerekirken sözde temerrüt tarihi olarak belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını ve davaya konu talepler bakımından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kuruma ait taşınmaz üzerinde, davacı lehine 28.02.2005 tarihinde 67.800,00 TL bedel karşılığında, 10 yıl süreli intifa hakkı tescil edildiği, söz konusu hakkın 10.08.2011 tarihinde terkin edildiği, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 25.03.2005 tarihli .... İşleticilik Sözleşmesi ile davalıya intifa konusu taşınmazda BP adına akaryakıt istasyonu işleticiliğinin verildiği, sözleşmenin 12. maddesi ile süresinin imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiği, taraflar arasında akdedilen tarihsiz protokolün G. ... Şart başlıklı maddesinde, davacı tarafından davalı Ersay Turizm Şirketine 215.000,00 USD satış geliştirme teşvik priminin ödeneceğinin ve bu bedelden 67.800,00 TL intifa bedelinin düşüleceğinin kabul edildiği, söz konusu hüküm çerçevesinde alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı tarafından davalıya, 249.810,72 TL satış geliştirme teşvik priminin ödendiği, davalı Ersay Turizm Şirketi tarafından davacıya gönderilen 31.08.2010 tarihli ihtarnamesi ile Rekabet Kurumunun kararları gereği sözleşmenin 01.09.2010 tarihinden itibaren ... taraflı olarak feshedildiği, işbu dava ile davacının, davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünden intifa hakkının 10 yıldan önce terkini nedeniyle 10 yıl için ödenen bedelden kullanılmayan süreye ilişkin kısmı, diğer davalı Ersay Turizm'den ödemiş olduğu satış geliştirme teşvik priminin 10 yıl süre için ödendiği iddiası ile sözleşmenin feshinden itibaren kalan süreye ilişkin kısmı ve her iki davalıdan taşınmazdaki kalıcı yatırımların değerinin tahsili olmak üzere 3 kalem alacak talebinde bulunduğu, öncelikle intifa bedeli yönünden yapılan değerlendirmede, Rekabet Kurumunun 05.03.2009 tarihli kararı ile 18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibariyle kalan süresi 5 yılı aşan dikey anlaşmalar grup muafiyetinden yararlanamayacağından, bu tarih itibariyle davacı adına tescil edilen intifa hakkının kullanılamayacağı, bu nedenle bu tarihten itibaren kalan süreye ilişkin intifa bedelinin iadesinin gerektiği kanaatine varıldığından bilirkişi heyeti ek raporunda tespit edilen 30.149,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından davacıya iadesine karar verildiği, satış geliştirme teşvik primi iadesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı ile davalı Ersay Turizm Şirketi arasında imzalanan işleticilik sözleşmesinde bu prim hakkında bir hüküm olmadığı, taraflar arasında imzalanan protokol gereği söz konusu primin davalıya ödendiği, sözleşme süresinin 5 yıl, fesih tarihinin ise sözleşmenin süresinden sonra olduğu, taraflar arasında 5 yıllık bu sözleşmeden sonra yeniden yapılan bir sözleşme veya sözleşmenin intifa hakkı süresi boyunca geçerli olacağına dair bir protokol olmadığı, primin ödenmesine esas sözleşme ve protokolde ise sözleşmenin feshi halinde iade edileceğine dair hüküm olmadığı, bu nedenle davacı tarafça beş yıl süreli olarak yapılan ve bu süre içerisinde yürürlükte kalan sözleşme gereği ödenen satış geliştirme teşvik priminin iadesinin talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı, son olarak kalıcı yatırımların iadesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafından davalıya teslim edildiği iddia olunan yatırımlar için tesellüm ve ariyet belgesi sunulmamış ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı Ersay Turizm Şirketine verileceği kararlaştırılan ve davacının sunduğu faturalar ile ticari defterleri uyarınca istasyonun işletilmesi için elzem olan kalıcı yatırımları sağladığının kabulünün gerektiği, bu noktada yapılan keşif ile düzenlenen raporda tespit edilen kalıcı yatırımların değerinin 7.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, kalıcı yatırımların her iki davalıya da fayda sağladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, yatırım destek ve prim iadesi talebinin reddine, 30.149,84 TL ivaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsiline ve 7.000,00 TL kalıcı yatırım bedelinin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete ödenen prim bedelinin iadesi talebinin reddinde hukuka uyarlık bulunmadığını, davalı şirkete yapılan 249.810,72 TL tutarındaki ödemenin müvekkiline tanınan hukuksal tasarruf hakkı süresi (10 yıl) ile doğrudan bağlantılı olarak belirlendiğini, malik Devlet Demiryolları’na intifa bedeli olarak ödenen tutarın Ersay’a ödenmesi kararlaştırılan bedelden mahsubuna ilişkin söz konusu düzenlemenin, Ersay’la müvekkili arasındaki protokole konulmasının Ersay’a yapılan ödemenin hukuksal tasarruf süresi ile ilintili olduğunu açıkça gösterdiğini, bu açık düzenlemenin aksini gösterecek şekilde Ersay’a yapılan ödemenin bayilik sözleşmesi süresi için yapıldığına dair herhangi bir kayıt da bulunmadığını, protokolde ya da faturada ödemenin 5 yıl için yapıldığına dair bir açıklama/kısıtlama da bulunmadığını, Devlet Demiryolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ödenen intifa bedelinin kalan intifa süresine isabet eden denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenmiş güncel değerinin iadesine karar verilmesi gerekirken, güncelleştirme yapılmaksızın hesaplanan tutar üzerinden hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, davalının iade yükümlülüğünün kusursuz sorumluluğa dayandığını, dolayısı ile davalının iyi niyetli zenginleşen olması dahi denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerekliliğini ortadan kaldırmadığını, Yüksek Mahkemenin benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiğini vurgularken davamıza konu olayda bu ilkenin uygulanmaması Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza sağlanan ... yatırımlara ilişkin bedelin eksik belirlendiğini, ilamda karar tarihinin hatalı yazıldığını, davalı Devlet Demiryolları ve Limanları İşletmesi tacir sıfatına haiz olup, davanın kabul edilen kısmının davadaki talep doğrultusunda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacı ile diğer davalı arasındaki ticari ilişkinin dışında olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmazı diğer davalıya kiralamış olduğunu, davalının hangi petrol şirketi ile ne kadar süre ile çalışacağına dair herhangi bir müdahalesinin olmadığını, ne sözleşmenin ne de ticari ilişkinin tarafı olduğunu, bu nedenle müvekkiline dava açılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Rekabet Kurumu ve Danıştay kararı incelendiğinde davacının talebinin hukuka aykırı bir şekilde elde etmeye çalıştığı bir menfaat olduğunun anlaşıldığını, diğer davalıyı hukuka aykırı şekilde sözleşme yapmaya zorlayan davacının sözleşmenin başka bir kamu gücü tarafından iptal edilmesi durumunda talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca ticari ilişki içerisinde olmayan müvekkilinden avans faizi de talep edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporu ve ek raporların tamamında, müvekkilinin davaya konu alacağın muhatabı olmadığının açıklandığı halde müvekkili aleyhine hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket vekilinin tüm davacı ve davalı Kurum vekillerinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemece, bakiye intifa bedelinin intifa hakkının terkin edildiği 10.08.2011 tarihi baz alınarak belirlenmesi gerekirken Rekabet Kurulu kararıyla belirlenen 18.09.2010 tarihinin baz alınmasının doğru olmadığı, davalı Kurumun bu yöne ilişen istinaf isteminin yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince, davalı Kurum somut uyuşmazlık kapsamında tacir konumunda olduğundan, intifa hakkından yararlanılmayan süreye isabet eden tutarın avans faizi ile tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken, faizin niteliğinde hataya düşülerek yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı ve davalı Kurum vekillerinin başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, yatırım destek ve prim iadesi talebinin reddine, 24.050,00 TL ivaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı Kurumdan tahsiline ve 7.000,00 TL kalıcı yatırım bedelinin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş bunun yanında, bakiye intifa bedelinin Rekabet Kurulu kararları gereğince 18.09.2010 tarihi baz alınarak belirlenmesi gerektiği halde yazılı gerekçeyle intifa hakkının terkin edildiği tarih baz alınarak belirlenmesinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf şirketler arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmenin ve işletmenin kurulu olduğu taşınmaz üzerine davacı lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı gereğince kararlaştırılan süreden önce hükümsüz hale geldiği iddiasına dayalı olarak davacı tarafından davalı Kuruma ödenmiş olan intifa bedelinden intifanın geçersiz kalan süresi yönünden ödenen bedelin denkleştirme ilkesi uyarınca güncelleştirilmiş tutarının bu davalıdan tahsili, istasyon için davacı tarafından yapılan kalıcı yatırımların bakiye işlememiş süreye ilişkin ve denkleştirici adelet ilkesi uyarınca güncelleştirilmiş tutarının davalılardan tahsili, davalı şirkete verilen teşvik prim bedellerinin işlememiş süreye tekabül eden kısmının denkleştirici adelet ilkesi uyrınca hesaplanacak güncelleştirilmiş tutarının bu davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince destek priminin tahsili talebi bakımından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı vekilinin bakiye intifa ve kalıcı yatırım bedellerine ilişkin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE,
2.Davacı vekilinin destek priminin tahsili talebi bakımından ileri sürdüğü temyiz itirazlarının reddi ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.