20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2023
NUMARASI : 2023/95 D.iş. - 2023/94 K.
İHTİYATİ TEDBİR VE
TESPİT İSTEYEN
DAVACI VEKİLİ :
DEĞİŞİK İŞ KARARINA
İTİRAZ EDEN DAVALI
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir ve Tespit
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2023 Tarih ve 2023/95 Değişik İş - 2023/94 Karar sayılı değişik iş kararının Dairemizce incelenmesi karşı taraf tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Tespit isteyen vekili, müvekkili şirketin 2017/05626-1 sayı ile tescilli kaplin adaptörler için boru ek parçası (anahtar) ürünü içeren tasarımın sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tescilli tasarımına kıyasla ayırt edici niteliği bulunmayan ürünü ticaret mevkiine sunduğunu, fiziki ve elektronik ortamlardaki davalı kullanımlarının müvekkilinin ürünleriyle karışıklığa yol açacağını ileri sürerek, davalının fiziki katalogları ile https:// ....pdf uzantılı internet sitesindeki 2023 ve 2024 yıllarıda ait dijital kataloglarında, varsa sosyal medya hesapları dahil internet veya dijital ortamlarda devam eden ve haksız nitelikte olan eylemlerinin işletmesinde keşif veya mahkemece atanacak olan bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle delil tespiti yapılmasına ve aynı şekildeki kullanımların ticaret mevkiine koyma şeklinde ticari faaliyette bulunduğunun tespitine, karşı tarafın fiziki ve elektronik ortamlarda anılan ürünleri üretip ticaret mevkiine koyma eylemlerinin, müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tespit adresinde tespite konu ürünlerin ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin teşhirinin yapılması, ayrıca tespite konu ürünlerin ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin fiziki ve dijital kataloglarda tespit edilmesi, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle aynı olarak değerlendirilebileceği ve tespit isteyen vekilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz oluşturabileceği,
HMK 389 vd. hükümleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun da oluştuğu gerekçesi ile talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile 300.000,00 TL nakdi veya gayri nakdi teminatın işbu kararın davacı vekiline tebliğinden itibaren 1 hafta içinde karşılanması şartı ile, karşı tarafın, tespit isteyenin 2017/05626 sayılı tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturan Kaplin Adaptörler için Boru Ek parçası (Anahtar) ürününü, bu adla veya başka bir tanıtım işaretiyle üretme ve ticaret mevkiine koyma ile tanıtma fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına, karşı tarafın, tespit isteyenin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz niteliğindeki ürünleri üretme ve ticaret mevkiine koyma fiillerinin önlenmesine, ihlal konusu ürünlerin bulunduğu https://....pdf uzantılı internet sitelerine erişimin engellenmesine, karşı tarafın işletmelerinde bulunan, ayrıca diğer fiziki ortamlarda yer alan, tespit isteyenin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturan ürünlere el konulmasına, karşı yanın işletmelerinde bulunan ve tespit isteyenin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturan ürünlerin tanıtımına yönelik sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, katalog, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakı ile tanıtıcı tüm materyallere el konulmasına, sabit ortamlardan silinmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkiler barındırdığı, uzman görüşü ile ihtiyati tedbir talebinin dayanaksız kaldığını, yeni rapor alınması isteminin reddinin doğru olmadığını, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını, mahkemece, hükmüne dayanak olarak alınan raporun, kendi içinde çeliştiğini, buna rağmen sunulan uzman raporu dikkate alınmadan karar verildiğini, seçenek özgürlüğü ve teknik zorunluluklar hususlarında yapılan açıklamaların dikkate alınmadığını, bilgilenmiş kullanıcının, benzerlik değerlendirmesini sıradan bir tüketiciye göre daha hassas yapacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati tedbir talebi üzerine mahkemece,
HMK 400 vd. maddeleri uyarınca, talep dilekçesinde belirtilen link adresleri üzerinde ve karşı tarafın iş yerinde bilirkişi aracılığıyla delil tespit talebinin kabulüne ve HMK 278/4. maddesi uyarınca bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesine, keşif talebinin reddine, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, karşı tarafın fiziki olarak işletmesinde, iş ve tanıtım evrakında, fiziki katalogları ile yukarıda belirtilen linkler ile 2023 ve 2024 yıllarıda ait dijital kataloglarında, varsa sosyal medya hesapları dahil internet veya dijital ortamlarda devam eden eylemlerinin, bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle delil tespitine konu edilmesine, karşı tarafların iş yerinde yapılacak tespit sırasında vergi levhasının fotoğrafının da çekilerek bilirkişi raporuna eklenmesine karar verilmiş; bilirkişi tarafından mahallinde tespit tutanağı tanzim edilmiş ve düzenlenen bilirkişi raporu da dosyaya sunulmuş, akabinde, ilk derece mahkemesince yapılan delil tespiti ve yerinde incelemeye dayalı olarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sırasında dayanılacak delillerden biri olan keşif delili,
HMK'nın 288 vd. maddelerinde düzenlenmiş, Kanun'un 288/1. maddede keşfin, hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla yapıldığı, hâkimin gerektiğinde bilirkişi yardımına başvuracağı belirtilmiş, devam eden maddenin ilk fıkrasında ise, keşif konusu, mahkemenin yargı çevresi dışında ise incelemenin istinabe suretiyle yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
HMK'nın 290. maddesi keşfin yapılması usulüne ilişkindir. 290/2. maddesi ise; "Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. Tutanağa, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de yazılır. Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir." hükümlerini havidir.
Öte yandan, delil tespitinin istenebileceği haller HMK'nın 400. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. Bu durumda, delil tespitinin hangi işlemle yapılmasına karar verilmiş ise, ilgili delilin o işlem için Kanunda öngörülen usule uygun olarak toplanması gerekeceği tabiidir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporu bu yasa hükümlerine aykırı olarak yapılan inceleme sonucu alınmıştır. Hakimlik yetkisinin bilirkişilere devri mümkün bulunmamaktadır. Yargıtayın emsal nitelikteki uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 15. HD.'nin 29.03.2017 tarih ve 2016/1716 E.- 2017/1397 K.).
Diğer yandan ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Somut olayda dosyada bulunan mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin de anlaşılamadığı, zira sunulan uzman görüşünde tarafların tasarımları için benzer olarak nitelendirilen unsurların teknik zorunluluktan kaynaklandığı ve bu benzerlikler bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğu, taraf tasarımlarının içerdiği farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan algının farklılaşmasına yetecek nitelikte olduğu yönünde değerlendirmeler bulunduğu, dosya kapsamında karar verilebilmesi verilen kararın aksini içeren bu hususların açıklığa kavuşmasının gerektiği, bu nedenle somut olayda talep tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmamış olduğu anlaşılmıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/02/2024 gün ve 2023/95 Esas - 2023/94 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.İhtiyati tedbir isteminin yukarıda açıklanan gerekçeyle REDDİNE,
3.İhtiyati tedbir isteyen tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Değişik iş kararına itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan 180,00 TL dosya masrafı, 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere hesaplanan toplam 1.349,40 TL'nin ihtiyati tedbir ve tespit isteyenden alınarak değişik iş kararına itiraz edene verilmesine,
5.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),
6.Değişik iş kararına itiraz eden davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde değişik iş kararına itiraz edene iadesine,
7.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8.Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...