11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/444 E. , 2012/7156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2009 tarih ve 2009/213-2009/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin izini alınmaksızın resminin davalı tarafından telefon kartları ile tanıtım broşürlerine basıldığını, bu hususun FSEK’nun 86. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 500 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminatın davalının tahsile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre,
TTK 5/son fıkrası gereğince HUMK’nun 193/2 maddesi uyarınca gönderme kararlarından sonra on gün içinde dilekçeyle başvuru yapılması ya da diğer tarafa tebligat yapılmasının gerektiği, 11/10/1976 gün ve 5/5 saydı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca söz konusu on günlük sürenin tefhim tarihinden itibaren başlayacağı, Konya 1. ATM’nin görevsizlik kararının 11/03/2009 tarihinde davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, ancak davacı vekili tarafından gönderme dilekçesinin on günlük yasal süre geçtikten sonra 25/03/2009 tarihinde verildiği gerekçesiyle davanın HUMK’nun 193/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının fotoğrafının izinsiz şekilde davalı tarafından kullanıldığı iddiası ile 5846 Sayılı FSEK hükümleri gereğince açılmış bulunan tazminat istemine ilişkindir.
Davadan sonra, 556 sayılı KHK’nin, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş olup, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın görevsizlik kararı olduğu ve davacı tarafça verilmiş olan tahrik dilekçesinin HMUK.'nun 193/2-3. maddesi uyarınca söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra işlemeye başlayacak 10 günlük süre içinde verilmesinin gerektiği göz önüne alınmaksızın, kararın işbölümü gereği gönderme kararı niteliğinde olduğu yönünde yapılan hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.