Esas No
E. 2024/132
Karar No
K. 2024/652
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/132

KARAR NO: 2024/652

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 22/06/2023

NUMARASI: 2022/208 E. - 2023/151 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin elektronik ev aletleri üretimi yapan ülkemizin yerli kuruluşlarından biri olduğunu, müvekkili şirketin üretimini gerçekleştirdiği temizlik robotu, su arıtma cihazları, ısıtıcılar ve banyo şofbeni alanında pazar lideri olduğunu, bu alanlarda "..." ve "..." ibareli markalar ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ev aletleri alanında ... ve ... numaralı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkili şirketin "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, ancak davalıların kulanım hakkına sahip olmamasına rağmen müvekkili şirketin marka haklarını internet sitesinde usulsüz olarak kullandığını, bu haliyle müvekkili müşterilerini kandırarak, müvekkili şirkete zarara uğrattığını ve haksız kazanç temin etmeye çalıştığını, bu durumun müvekkili şirketin satış rakamlarını da ciddi derecede etkilediğini, davalıların ceza dosyasındaki savunmalarında sitenin kendilerine ait olduğu yönünde ikrarda da bulunduklarını, bu ikrarla bahsi geçen marka hakkına tecavüz fiillerini de işlediklerini kabul ettiklerini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 20/09/2018 tarihli dilekçesi ile, 100,00 TL olan maddi tazminat talebini 25.000,00 TL tutarında artırarak, harcını yatırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; söz konusu internet sitesiyle bir ilişiği olmadığını, iddiaların hiçbirinin yasal dayanığı olmadığını, kullanımın kendisi tarafından yapıldığına yönelik ispatın yapılmasını ve yerinde olmayan davanın reddini yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Dairemiz kaldırma kararı öncesinde İlk derece mahkemesince; "..Davalıların, davacı adına kayıtlı markalara tecavüzlerinin sabit olup, aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu ve davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 25.506,85 TL olup talep ile bağlı kalınarak davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 25.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince; yukarıda değinilen davalıların eylemi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan eylemin işleniş biçimi ve süresi, manevi tazminatın amacı ile davalıların ekonomik durumları gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline" karar verilmiştir.Davalı ... vekili ve Davalı ... istinaf incelemesi talepleri sonrasında Dairemizin 30/06/2022 Tarih, 2020/1255 Esas ve 2022/1109 Karar sayılı ilamı ile "....Her iki davalı yönünden istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, oluşturulacak yeni bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi" kararı verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve ceza dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalıların ....com internet adresi üzerinden davacıya ait ... markalarının kullanıldığı, web sitesi logosu olarak “...” ibareli görselinin marka olarak kullanıldıkları, bu kullanımın herhangi bir hakka dayalı olduğunu ispatlayamadıkları, eylemleri sabit görülerek Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2017/23 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalıların bu kullanımı marka hakkının tükenmesi kapsamında olduğunu belirtmiş iseler de bu hususu ispat külfeti kendilerinde olup, yasal deliller ile ispatlayamadıkları görülmüştür. Davalı ...’ya ait “aqua ronar su arıtma” ibareli ... başvuru numaralı marka başvurusunun bulunduğu, ...’nın marka tescilinde kendi adresi olarak belirtmiş olduğu adresle aynı adres bilgisine sahip ... uzantılı internet sitesinin bulunduğu, söz konusu internet sitesinin su arıtma cihazı tanıtım, satış ve servis hizmeti amacıyla kurulduğu, bu davalının ceza dosyasında su arıtma işi yaptığını bildirdiği, kendisine ait su arıtma firmasının bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu ve ....com alan adının ...’ya ait olduğunun tespit edildiği, bu haliyle bu davalının sadece web sitesi tasarımı/kodlama işlerini gerçekleştirdiğinin değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Buna göre, davalıların yukarıda değinilen davacı adına kayıtlı markalara tecavüzlerinin sabit olup aynı zamanda eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabet suçundan ceza mahkemesince cezalandırıldıkları ve davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 25.506,85 TL olup talep ile bağlı kalınarak davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 25.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince; yukarıda değinilen davalıların eylemi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan eylemin işleniş biçimi ve süresi, manevi tazminatın amacı ile davalıların ekonomik durumları gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, rapora itiraz edildiğini ancak yeniden bilirkişi raporu aldırılmadan eksik inceleme sonucu hatalı bir karar verildiğini, maddi zararla ilgili somut herhangi bir tespit yapılamadığını, nereden geldiği belli olmayan bir tazminattan bahsedildiğini, davaya konu internet sitesinin müvekkiline ait olduğunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun sonuç kısmının 3.maddesinde ;''bu nitelikteki marka kullanımının marka hakkının tükenmesi ilkesinin istisnası olarak hukuka aykırılık teşkil edeceği ve davacı marka haklarına tecavüzün koşullarını oluşturacağı kanaati hasıl olmuştur'' denildiğini, ancak bu markanın marka hakkını ne zaman ve ne şekilde tescil ettirdiği hususu araştırılmadan hatalı bir tespitte bulunulduğunu, İhlas logosunun davacı şirket tarafından Türk Patent Kurumuna 27.10.2021 tarihli başvurusu sonucunda 06.06.2022 tarihinde tescil edildiğini tespit edildiğini, kaldı ki davacı firmanın internet sitesi ile ilgili hizmet sunma şeklinde emtia grubunda davaya konu olan dönem aralığında tescili bulunmadığını, belirtilen tarihler arasında davacı şirketin kar ve zarar durumuna, yıllık ve aylık bilançolarına bakılmadığını, farazi bir gelirden bahsedildiğini ve farazi bir tazminat miktarı belirlendiğini,-müvekkili tarafından İhlas Yetkili Servisiymiş gibi bir izlenim kesinlikle oluşturulmadığını, böyle bir durumun olmasının söz konusu dahi olamayacağını, çünkü bu su arıtma cihazlarının satış bilgilerinin şirketin satış ofislerinden mail yoluyla şirketin yetkili servislerine iletildikten sonra bizzat davacı şirketin servis personelleri tarafından satılan su arıtma cihazlarının montajı yapıldığını yani iddia edildiği gibi müvekkilinin bu cihazın satışına aracılık etmiş olsa dahi, su arıtma cihazını temin edip, montajını yapmasının mümkün olmadığını, ürün temini ve montajın bizzat firma yetkilileri tarafından yapıldığını, -emsal nitelikteki marka hakkına tecavüz konusunda Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde yargılanan bir şahıs hakkında 2017/37 E. 2017/295 K. ve 20.06.2017 tarihli kararının hüküm kısmında ; ‘şikayet tarihi yani suç tarihi olan 11.10.2016 tarihinde yürürlükte bulunup sanığın lehine olan 556 sayılı markaların korunması hakkındaki KHK’nın 5833 sayılı yasa ile değişik 61/A maddesi uyarınca sanığın internet sitesi www...web.tr isimli internet sitesi üzerinden sanığın katılan firma adına tescilli marka ve logoyu taşıyan ürünleri sattığına veyahut hizmet verdiğine dair yeterli delil elde edilemediği gibi katılan firmanın internet sitesi ile ilgili hizmet sunma şeklinde emtia grubunda tescili bulunmamakla bu şekilde sanığa yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine’ karar verildiğini ve bu kararın davacı şirket vekilince istinaf incelemesi sonucunda bozulmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğini İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 2017/3438 E. 2018/712 K. Numaralı ve 16.03.2018 tarihli kararında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, bu kararın Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi tarafından 16.03.2018 tarihinde kesinleştirildiğini, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, davacı tarafından davalının, davacının marka haklarını internet sitesinde usulsüz olarak kullandığını marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.10/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ....com alan adlı web sitesinde davacıya ait ... markalarının kullanıldığı, web sitesi logosu olarak ... ibareli görselinin marka olarak kullanıldığı, web sitesi iletişim bilgisi olarak “...” telefon numarasının belirtildiği, Bakırköy 1.FSHCM'nin 2017/23 Esas sayılı dosyasında davalı ...’in web sitesindeki ... nolu telefon numarasının kendisine ait olduğunu beyan ettiği görülmüş olup, söz konusu ....com alan adının davalı ... tarafından işletildiğinin değerlendirildiği, nitekim davalı, davacının orijinal ürünlerini sattığı için davacı marka ve logolarının kullanıldığını, kendisinin davacı markalı su arıtma cihazlarının satışına aracılık etmiş olduğunu beyan ettiği, dosya kapsamında yapılan incelemelerde, davalı ...’ya ait “...” ibareli ... başvuru numaralı marka başvurusunun bulunduğu, ...’nın marka tescilinde kendi adresi olarak belirtmiş olduğu adresle aynı adres bilgisine sahip ... uzantılı internet sitesinin bulunduğu, söz konusu internet sitesinin su arıtma cihazı tanıtım, satış ve servis hizmeti amacıyla kurulduğu, davalının ceza dosyasında su arıtma işi yaptığı, kendisine ait su arıtma firmasının bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu ve ....com alan adının ...’ya ait olduğu tespit edildiği, davalının sadece web sitesi tasarımı/kodlama işlerini gerçekleştirdiğinin değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı kanaatine ulaşıldığı, ....com internet sitesinde tespit edilen marka kullanımı dolayısıyla ilgili tüketici kesiminin sunulan hizmetle ve satışı yapılan ürünlerle davacı taraf ve markaları arasında ticari bir bağlantı olduğunu zannedeceği, bu şekilde büyük ebatlı ve abartılı marka kullanımının -satışı yapılan ürünlerin, yedek parçaların vs. orijinal olmaları durumunda bile- yetkili bayi izlenimi verir boyutta olup, bu nitelikteki marka kullanımının marka hakkının tükenmesi ilkesinin istisnası olarak hukuka aykırılık teşkil edeceği ve davacı marka haklarına tecavüzün koşullarını oluşturacağı , davacının, davalı tarafın, müşterilerin İhlas markalı su arıtma cihazlarına sahte, ikinci el, çin malı diye tabir edilen kalitesi düşük yedek parça filtreler monte ettiğine dair iddiasına yönelik herhangi bir bilgi-delil olmadığından, bu hususun değerlendirilemediği, ihlalin söz konusu olduğu Mahkemece kabul edilirse, SMK m.151/f.2-c bendi kapsamında dosya üzerinde yapılan incelemede, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 25.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunabileceği, belirtilmiştir. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü Fikri Mülkiyet Suçları Büro Amirliği tarafından hazırlanan web servis sağlayıcı tespit raporunda, dava konusu ....com alan adlı internet sitesinin ...'ya (TC ...) ait olduğu ve şahsın ... numaralı telefonu kullandığı, web sitesinde “Tanıtım ve Sipariş Hattı: ..." numaralı telefonun bulunduğu, bu telefon numarası arandığında www...com İnternet sitesi yetkilisi kendisini ... olarak tanıtan şahsa ulaşıldığı tespit edilmiştir. ..., ceza dosyasında, su arıtma işi yaptığını, kendisine ait su arıtma firmasının bulunduğunu, dava konusu web sitesi aracılığıyla hizmet vermediğini, kendisi ile bir bağlantısının olmadığını, kendisine ait olan sitede kendi markasının logolarının olduğunu beyan etmiştir. ...'nın marka tescilinde kendi adresi olarak belirtmiş olduğu adresle aynı adres bilgisine sahip www... uzantılı internet sitesinin bulunduğu, söz konusu internet sitesinin su arıtma cihazı tanıtım, satış ve servis hizmeti amacıyla kurulduğu, davalının ceza dosyasında su arıtma işi yaptığı, kendisine ait su arıtma firmasının bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu ve ....com alan adının ...'ya ait olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere, davalının internet alan adındaki kullanımlarının, davacının marka hakkı kapsamında kaldığı, davalının bu kullanımlarının ortalama tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacağı ve davalı tarafa ait internet sitesinin davacıya ait bir site olduğu izlenimi doğuracağı, davalının internet sitesindeki davacıya ait tescilli ürünler ile başka markaların satışına yönelik satış hizmetlerinin, davacıya ait olduğu biçiminde bir algı doğuracağı, böylece ortalama tüketicilerin markasını taşıyan kullanımlar bakımından yanılacakları, davalının internet alan adında ihlas ürünleri şeklindeki kullanımınında, herhangi bir hakka veya meşru bir bağlantıya dayanmadığı görülmektedir. Davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu yöndeki istinaf isteminin dosyadaki somut deliller uyarınca yerinde olmadığı reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davalı taraf benzer dosyada ki ceza yargılaması sonucu beraat ettiğini ileri sürmüş ise de, her dosya kendi içerisinde değerlendirilecek olup, emsal olarak bu dosyada dikkate alınmamasının hukuka aykırılık teşkil etmediği bu konudaki istinaf isteminin de reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında yararlanılabilecek “lisans örneksemesi” yöntemine göre, marka sahibi yoksun kalınan kazancın; “marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre” hesaplanmasını isteyebilir. Marka lisanslarının bir piyasası olmadığından lisans bedeli, objektif olarak her bir somut durum ve şart dikkate alınarak ve emsal lisans bedelleri araştırılıp kıyaslanarak belirlenmelidir. Ayrıca markanın tanınmışlığı, lisansın münhasır olup olmaması gibi etkenler de lisans bedelinin belirlenmesinde hesaba katılır. 21/05/2016 ve 22/11/2016 tarihleri arasındaki kullanımın sabit olup, alınan bilirkişi raporunun buna göre oluşturulduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır. Dosyada toplanan deliller, davacı markasının tescil tarihi,TPMK dan celp edilen belgeler, davacı markasının tanınmış marka olması, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet göstermesi, Davalının web sayfası, sosyal medya kullanımı gibi ticari kullanım şeklinin markasal kullanım olması nedeniyle davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti yerinde olduğu, ayrıca tazminat hesabının, davalı şirketin söz konusu internet sitesinde kısa bir süreliğine de olsa, satışa sürdüğü ürünlerin orijinal olduğu, bunun dışında davalının markasal kullanımının davacının itibarını zedelediği, bu doğrultuda ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen sebepler gereğince hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2022/208 E. 2023/151 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.912,68 -TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 478,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 43451-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, oluşturulacak yeni bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi" kararı verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve ceza dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalıların ....com internet adresi üzerinden davacıya ait ... markalarının kullanıldığı, web sitesi logosu olarak “...” ibareli görselinin marka olarak kullanıldıkları, bu kullanımın herhangi bir hakka dayalı olduğunu ispatlayamadıkları, eylemleri sabit görülerek Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2017/23 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalıların bu kullanımı marka hakkının tükenmesi kapsamında olduğunu belirtmiş iseler de bu hususu ispat külfeti kendilerinde olup, yasal deliller ile ispatlayamadıkları görülmüştür. Davalı ...’ya ait “aqua ronar su arıtma” ibareli ... başvuru numaralı marka başvurusunun bulunduğu, ...’nın marka tescilinde kendi adresi olarak belirtmiş olduğu adresle aynı adres bilgisine sahip ... uzantılı internet sitesinin bulunduğu, söz konusu internet sitesinin su arıtma cihazı tanıtım, satış ve servis hizmeti amacıyla kurulduğu, bu davalının ceza dosyasında su arıtma işi yaptığını bildirdiği, kendisine ait su arıtma firmasının bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu ve ....com alan adının ...’ya ait olduğunun tespit edildiği, bu haliyle bu davalının sadece web sitesi tasarımı/kodlama işlerini gerçekleştirdiğinin değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Buna göre, davalıların yukarıda değinilen davacı adına kayıtlı markalara tecavüzlerinin sabit olup aynı zamanda eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabet suçundan ceza mahkemesince cezalandırıldıkları ve davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 25.506,85 TL olup talep ile bağlı kalınarak davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 25.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince; yukarıda değinilen davalıların eylemi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan eylemin işleniş biçimi ve süresi, manevi tazminatın amacı ile davalıların ekonomik durumları gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, rapora itiraz edildiğini ancak yeniden bilirkişi raporu aldırılmadan eksik inceleme sonucu hatalı bir karar verildiğini, maddi zararla ilgili somut herhangi bir tespit yapılamadığını, nereden geldiği belli olmayan bir tazminattan bahsedildiğini, davaya konu internet sitesinin müvekkiline ait olduğunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun sonuç kısmının 3.maddesinde ;''bu nitelikteki marka kullanımının marka hakkının tükenmesi ilkesinin istisnası olarak hukuka aykırılık teşkil edeceği ve davacı marka haklarına tecavüzün koşullarını oluşturacağı kanaati hasıl olmuştur'' denildiğini, ancak bu markanın marka hakkını ne zaman ve ne şekilde tescil ettirdiği hususu araştırılmadan hatalı bir tespitte bulunulduğunu, İhlas logosunun davacı şirket tarafından Türk Patent Kurumuna 27.10.2021 tarihli başvurusu sonucunda 06.06.2022 tarihinde tescil edildiğini tespit edildiğini, kaldı ki davacı firmanın internet sitesi ile ilgili hizmet sunma şeklinde emtia grubunda davaya konu olan dönem aralığında tescili bulunmadığını, belirtilen tarihler arasında davacı şirketin kar ve zarar durumuna, yıllık ve aylık bilançolarına bakılmadığını, farazi bir gelirden bahsedildiğini ve farazi bir tazminat miktarı belirlendiğini,-müvekkili tarafından İhlas Yetkili Servisiymiş gibi bir izlenim kesinlikle oluşturulmadığını, böyle bir durumun olmasının söz konusu dahi olamayacağını, çünkü bu su arıtma cihazlarının satış bilgilerinin şirketin satış ofislerinden mail yoluyla şirketin yetkili servislerine iletildikten sonra bizzat davacı şirketin servis personelleri tarafından satılan su arıtma cihazlarının montajı yapıldığını yani iddia edildiği gibi müvekkilinin bu cihazın satışına aracılık etmiş olsa dahi, su arıtma cihazını temin edip, montajını yapmasının mümkün olmadığını, ürün temini ve montajın bizzat firma yetkilileri tarafından yapıldığını, -emsal nitelikteki marka hakkına tecavüz konusunda Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde yargılanan bir şahıs hakkında 2017/37 E. 2017/295 K. ve 20.06.2017 tarihli kararının hüküm kısmında ; ‘şikayet tarihi yani suç tarihi olan 11.10.2016 tarihinde yürürlükte bulunup sanığın lehine olan 556 sayılı markaların korunması hakkındaki KHK’nın 5833 sayılı yasa ile değişik 61/A maddesi uyarınca sanığın internet sitesi www...web.tr isimli internet sitesi üzerinden sanığın katılan firma adına tescilli marka ve logoyu taşıyan ürünleri sattığına veyahut hizmet verdiğine dair yeterli delil elde edilemediği gibi katılan firmanın internet sitesi ile ilgili hizmet sunma şeklinde emtia grubunda tescili bulunmamakla bu şekilde sanığa yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine’ karar verildiğini ve bu kararın davacı şirket vekilince istinaf incelemesi sonucunda bozulmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğini İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 2017/3438 E. 2018/712 K. Numaralı ve 16.03.2018 tarihli kararında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, bu kararın Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi tarafından 16.03.2018 tarihinde kesinleştirildiğini, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.1 K492 md.1 K6100 md.6 K556 md.355 HMK md.355 HMK md.362/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog