Esas No
E. 2023/4685
Karar No
K. 2024/1291
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/4685 E.  ,  2024/1291 K.

"İçtihat Metni"...

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/320 E., 2022/339 K.
KATILANLAR: ..., ...
KATILAN MAĞDURE: ...
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ..., sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanıkların tamamı hakkında fuhuş suçundan açılan kamu davalarında, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli ve 2012/391 Esas, 2014/227 Karar sayılı kararı ile sanıkların fuhuş suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası, sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli ve 2012/391 Esas, 2014/227 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/22212 Esas, 2021/8599 Karar sayılı kararı ile özetle; sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının, sanık ... hakkında açılmış bir dava olmadığı halde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmasının, katılan mağdurenin birden fazla kez para karşılığı cinsel ilişkiye girmesini sağladığı dosya kapsamından sabit olan sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında hem çocuğun nitelikli cinsel istismarı hem de fuhuş suçlarını oluşturması nedeniyle fikri içtima kuralı uyarınca daha ağır cezayı içeren zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken sanıklar haklarında fuhuş suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasının, katılan mağdurenin evine ve yurda dönebilme olanağı ve kalacak yeri olmasına rağmen sanıkların yanına kendi isteği ile gitmesi nedeniyle aynı Kanun'un 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının, birden fazla kez fuhuş yaptıran sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının, hak yoksunlukları hususunda Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmemesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/320 Esas, 2022/339 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın katılan mağdureyle birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği ve katılan mağdurenin sanıkların kontrolünde yine birden fazla kez para karşılığı fuhuş yaptığı şeklinde kabul edilen olayda sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın istikrarlı inkar savunması nedeniyle suçu işlemediğinin sabit olduğunu ve cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığını beyanla şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanıklar ...

ve ... Müdafiinin Temyiz İsteği

Katılan mağdurenin günlüğünün incelenmemesi nedeniyle eksik araştırma yapıldığını, sanık ...'nın yanında barınma amaçlı kaldığını ve sanığın evinde fuhuş yapılmadığını, katılan mağdurenin sanık yönünden bir suçlamasının olmadığını, sanığın katılan mağdurenin yaşının küçük olduğunu öğrenmesinin akabinde evden ayrılmasını sağladığını, sanık ...'ın olay tarihlerinde ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle suçu işlemesinin mümkün olmadığını, sanıkların sabıkaları nedeniyle hiçbir delil yokken haklarında mahkumiyet kararı verildiğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Olay tarihlerinde başka bir suçtan hükmen tutuklu bulunması nedeniyle hakkında mahkumiyet kararı verilen suçu işlemediğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği

Sanıklar hakkında hüküm verilirken alt sınırdan başlanması ve iyi hal indirimi uygulanmasının, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca alt sınırdan artırım yapılmasının, Adli Tıp Kurumu Raporunda katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun tespitinin yapılmasına rağmen aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmamasının ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunmalar, raporlar, tutanaklar, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemenin kabulüne göre; karar başlığında 2009 yılı-2010 Temmuz ayı olması gereken suç tarihinin 20.09.2010 olarak yazılması, hakkında katılma kararı verilen anne ...'in müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir. IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/320 Esas, 2022/339 Karar sayılı kararında sanık ..., sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ..., sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.