4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/13978 E. , 2024/3277 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyizin kapsamının sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 1072 Sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun’a (1072 sayılı Kanun) Muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçları, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 1072 sayılı Kanun’a muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçları, sanık ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu, sanık ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu, sanık ... ve ... hakkında 1072 sayılı Kanun’a muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olduğu belirlenerek, dosya görüşüldü:
A. Sanıklar ..., ...
ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirildiği, Anlaşıldığından, sanık ... müdafileri ile sanıklar ... ve ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası istemi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Suç İşleme Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme Suçundan ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...
ve ... Hakkında 1072 sayılı Kanun’a Muhalefet ve Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçlarından, Sanık ... Hakkında Kumar Oynanması için Yer ve İmkan Sağlama Suçundan ve Sanıklar ... ile ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, 1072 sayılı Kanun’a Muhalefet ve Kumar Oynanması için Yer ve İmkan Sağlama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1.Karar tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanıklar ... ve ...’ın duruşmadan bağışık tutulma taleplerinin olmaması karşısında, yargı çevresi dikkate alınarak hazır edilmeleri gerektiği gözetilmeden, yokluklarında hüküm verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı şekilde savunma haklarının kısıtlanması,
2.Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması suçundan hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca anılan Kanun maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanık ...’ye ek savunma hakkı verilmeden, kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması suçundan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
4.Sanıklar hakkında 1072 sayılı Kanun’a muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından kurulan hükümler yönünden, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, ... ve ... yönünden sair hususlar incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.