40. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 40. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/646
- Karar No
- 2024/236
- Karar Tarihi
- 13.02.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/646
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/12/2020
NUMARASI: 2019/81 Esas - 2020/691 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, ... Üniversitesi Kuzey Kampüsü B kapısındaki güvenlik kulübesine çarpması ile oluşan hasarın İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/171 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla 18.290 TL'nin davalı şirketin temerrüt tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi, delil tespiti, noter masrafı ve diğer yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 17.129,12 TL hasar tazminatının temerrüt tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 72.000 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ardından tashih kararı şerh edilmiştir.
Davacı vekili; davaya konu zarar için toplamda 18.290 TL ödeme yaptığını, firmaya doğrudan ödenmeyen bakiyeyi vergi dairesine firma adına tevkifat yaparak ödediğini, bu hususa dair yıllık toplu vergi beyannamesi ve diğer muhasebe kayıtlarının İlk Derece Mahkemesi dosyasında bulunduğunu, giderlerden muaf olmalarına rağmen harç ve arabuluculuk masrafının taraflarına yükletilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafa 08/07/2019 tarihinde gönderilen ihtarnamenin 947,24 TL'lik masrafının yargılama giderleri içinde davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda; sigortalı aracın sebep olduğu kazada güvenlik kulübesinin tamiri için ödeme dekontları dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporunun Mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, hükmedilen miktara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca Mahkemece tashihi kararla, 947,24 TL noter masrafının kabul-ret oranına göre hükmedildiği anlaşılmış olup kabul ve reddedilen tazminat miktarları üzerinden hesaplama yapılarak, yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesinde AAÜT, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususa değinen davacı vekilinin istinaf itirazının da reddi gerekmiş ise de Arabuluculuk Kanunu 18/A-11 gereğince arabuluculuk yargılama giderinin tamamının ilk oturuma mazeretsiz katılmayan davalıya hükmedilmemesi isabetsizdir. Son olarak; konusu belli bir değerle ilgili olan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınır. Usule ilişkin nihai kararlarda ve davanın konusuz kalması halinde ise maktu harca hükmedilir. Davanın kısmen kabulü durumunda da kabul edilen değer üzerinden nispi karar ve ilam harcına karar verilip reddedilen kısım için davacı aleyhine (nispi veya maktu) harca hükmedilemez. Davanın tamamen reddi halinde davacı aleyhine hükmedilecek harç da maktudur.Somut olayda Mahkemece, kısmen kabul edilen davada reddedilen dava değeri üzerinden (oranlama yapılarak) davacı aleyhine harca hükmedilmesi usule ve kanuna aykırıdır. Kaldı ki, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 56/b maddesi delaletiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca davacı yargı harçlarından muaftır. Açıklanan nedenle, kamu düzenine aykırılık oluşturan bu konudaki davacı vekilinin istinaf itirazının da kabulüne, hükmün kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmiştir.