Esas No
E. 2009/4822
Karar No
K. 2011/3658
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/4822 E.  ,  2011/3658 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2008 tarih ve 2007/557-2008/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davacı avukatı .... geldi, davalılar tebligata duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından başta Almanya olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekilebileceği vaadiyle mevduat toplandığını, müvekkilinden de bu şekilde tahsilat yapıldığını, müvekkili parasını almak istediğinde ise ödemede bulunulmadığını, davalıların yasal düzenlemelere aykırı şekilde topladıkları paralar karşılığı verilen makbuzların geri alınarak yerine ortaklık belgelerinin verildiğini, yatırılan paranın istenildiği zaman geri alınabildiği ve bunun taahhüt edildiği bir ilişkinin ortaklık ilişkisi olarak kabulünün mümkün olmadığını, davalı yönetici ...’ın da diğer davalı şirketlerle birlikte müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketlerde hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tespitini, yapılacak bu tespit neticesinde müvekkilinden yüksek faiz garantisi verilerek tahsil edilen 62.600 DM karşılığı 57.600,00 YTL’nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ve faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinden Kombassan İnş.Tarım A.Ş. ve ... aleyhine açılan davada yetkili mahkemenin HUMK’nun 17 ve 9. maddeleri uyarınca Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacı ile müvekkili Holding arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle olayda uygulanması gereken TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca hisse bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davacı ile müvekkillerinden Kombassan İnşaat A.Ş. ile ... arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığından bu davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise ortaklık ilişkisinin bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu yetkinin kesin yetki olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ... İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet ve sıfat yokluğundan reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden tefriki ile görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, ortak olunmadığının tespiti ile davalılara ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.

Mahkemece, doğru olarak belirlendiği üzere HUMK’nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında yetkisizlik kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı şirketin merkezinin ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.

Davacı, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür.Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalılar ... ve Kombassan İnşaat....A.Ş. hakkındaki davaların husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında, davalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanılan maddi vakıalar ve iddianın niteliğine göre davacının HUMK’nun 17 ve 9/3. maddeleri uyarınca seçim hakkını kullanarak davasını ortak olarak kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle davalı ...’in merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesi’nde açtığı, diğer davalılar bakımından davanın kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amaçlı olarak açıldığının savunulup, kanıtlanmadığı, yargılama sırasında da davalı ... merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde Bakırköy Ticaret Mahkemesinin kurulduğu dikkate alınıp, tüm davalılar bakımından dava dosyasının Bakırköy Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Öte yandan kabul şekline göre de davalı ...Ş. hakkında açılan davada yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de dava tarihi itibariyle davanın açıldığı mahkeme yetkili olup, Bakırköy Ticaret Mahkemesi dava açıldıktan sonra faaliyete geçmiş, bu husus mahkemenin gerekçesinde de belirtilmiştir.Buna göre mahkemece, dosyanın yeni mahkeme kurulması nedeniyle tüm davalılar yönünden yeni kurulan mahkemeye devrine ve gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.329
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog