11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/16305 E. , 2011/3203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 gün ve 2008/94-2008/391 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/2993-2010/9638 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, müvekkili murisinin 26.12.2006 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat ettiğini, sağlığında davalı şirket nezdinde müvekkili lehine üç ayrı ferdi kaza sigorta poliçesi düzenlettiğini ancak davalının sadece bir poliçeden kaynaklanan sorumluğunu yerine getirdiğini, diğer iki poliçe bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle birleşen itirazın iptali davasının alacak davası olarak devamını istemiştir.
Davalı vekili, özel düzenleme ile çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceğini, müteveffanın kaza anında alkollü bulunması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu ve 2164550 nolu poliçe nedeniyle 20.000,00 TL’lik tek ödemenin lütuf ödemesi olarak gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının poliçeye çifte sigorta durumunda sadece en yüksek poliçe bedelinin ödeneceği yönünde özel şart koymasının zarar miktarını düşürmeye yönelik olması nedeniyle geçerli olmayacağı ve kaza nedeniyle bir poliçe için ödemede bulunan davalının artık diğer iki poliçe açısından rizikonun teminat dışı olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, ilamda belirtilen gerekçelerle Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.