Esas No
E. 2008/14153
Karar No
K. 2010/5742
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/14153 E.  ,  2010/5742 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2006/531 - 2008/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı limited şirketin müdürü olduğunu, 29.06.2005 tarihinde dava dışı İş Bankası Pendik Şubesi’ne giderek kendisine araç almak için kredi başvurusunda bulunduğunu, kredi borcunun olduğu gerekçesiyle talebinin kabul edilmediğini, yaptığı araştırmada davalının vermiş olduğu kredi kartı nedeniyle icra takibine uğradığının öğrendiğini, müvekkilinin davalıya böyle bir başvurusunun olmadığını, sahte kimlikle kredi kartının alındığını, suç duyurusunda bulunduğunu, Merkez Bankası’na yapılan bildirim nedeniyle kendisinin yasaklı hale geldiğini, beş yıl boyunca kredi kartı kullanamayacağını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 5 milyar TL maddi ve 5 milyar TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kredi kartı verilmesinde mevzuata ve bankacılık uygulamalarına bir aykırılık olmadığını, maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı adına sahte kimlikle davalı tarafından kredi kartı çıkarıldığı, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle takipler yapıldığı, davacının hakkında takip yapıldığını başka bir bankaya taşıt kredi başvurusunda öğrendiği, kredi yasağının bulunduğunun belirtildiği, savcılıkça yapılan soruşturmada kimliğin sahte olduğunun ortaya çıktığı, anne soyadının farklı olduğu, davalı tarafından istihbarat araştırması yapılmadan ve gerekli dikkat gösterilmeden iki ayrı kredi kartı düzenlendiği, davacı hakkında kredi kartı yasağının konulduğu, bu yüzden zarara uğradığı, ticari itibarının zedelendiği, maddi zararının boyutunun tespit edilemediği, zararın BK'nun 42. maddesine göre tayin edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.000.00 YTL maddi ve 2.500.00 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, davalı bankanın kredi kartı çıkarırken gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının, davacının nüfus kayıt bilgilerini kullanarak kendisinden kredi kartı talep eden kimliği belirlenemeyen kişiye iki ayrı kredi kartı verdiği, kredi hamili kişinin ödeme yapmaması sonucu hakkında iki ayrı takip başlattığı, bu nedenle davacının adının kredi kartı referans sistemine bildirildiği, davalının yeterli istihbarat yapmadan ve gerekli dikkat ve özeni göstermeden kredi kartı çıkardığı hususu çekişmesizdir.

Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartı yasaklısı olması nedeniyle dava dışı bankalardan kredi kullanamadığını, ticari çevresinde zor durumda kaldığını, taşıt, konut ve iş yeri kredisi alamadığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece, davacının maddi zarara uğradığı da kabul edilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Ancak, davacının maddi zararının dayandığı iddiaları soyut düzeyde kalmıştır. Yazılı veya başka şekilde bir kredi talebi olduğunu kanıtlamamıştır. Davacının böyle bir zararı, ancak zamanında kredi kullanamaması nedeniyle kaçırmış olduğu fırsatlar sonucu oluşabilir. O halde, açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.