Esas No
E. 2022/222
Karar No
K. 2024/346
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO: 2022/222 (ESASTAN RET )
KARAR NO: 2024/346

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/11/2020

ESAS-KARAR NO : 2019/627 E - 2020/443 K

DAVALI

KARAR TARİHİ: 02/04/2024
YAZILDIĞI TARİH: 30/04/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete faturalara konu boya ve benzeri malzemelerin satışı yapılıp teslim edildiğini, ancak davalı, bakiye 10.500,93 TL borcunu ödemediğini, müvekkili şirket tarafından yapılan sözlü ihtarlara rağmen borç ödenmeyince taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu takibe itiraz ettiğini, taraflarınca dava öncesi arabuluculuk yasa yoluna başvurulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını, davalı yanın icra takibine itiraz dilekçesinde, borçlu şirketin alacaklı şirkete ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığı ileri sürülmüş ise de bu itirazın doğru olmadığını, davacı şirket edimini yerine getirdiğini, faturalara konu malzemeleri davalı şirkete teslim ettiğini, davalı yan gönderilen faturaları defterlerine işlediğini, ancak davalı şirket edimini yerine getirmediğini ve ödemeyi yapmadığını, bu hususlar ekte sunulu faturalar ve muavin defter kayıtları ile sabit olup, tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de tespit olunduğunu, itiraz dilekçelerinde somut bir dayanak göstermeyen borçlu/davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, malın borçlu tarafça teslim alındığı, kullanıldığı, davacı tarafça kesilen dava konusu faturanın da davalı tarafça teslim alınıp ticari defterlere kaydedildiği, ancak bedelinin ödenmediği uyuşmazlık konusu olmadığını, alacak likit olduğunu, davalı, itirazında haksız ve kötüniyetli olduğunu,

İİK 67/2 maddesi gereğince borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın haksız olmasının yeterli olup kötü niyetin ispatı da gerekmediğini, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili, dava ve icra takibine konu faturalarda geçen boya malzemelerinin davacı tarafça müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin ise söz konusu boya malzemelerini kontrol edip bir kısmını kullandığını, ancak faturaya konu malzemelerin bozuk ve hatalı olması nedeni ile yenisi ise değiştirilmesini talep ettiğini, bu şekilde davacıya sözlü ihtarda bulunduğunu, sözlü ihtarları neticesinde davacıdan mağduriyetlerinin gidermesini beklerken haksız bir icra takibi ile karşı karşıya kaldığını, davacı yan dava dilekçesinde, faturaların davalı şirketin, şirket defterine işlendiğini ifade ettiğini, müvekkili şirketin faturaları defterlere işlemesinin yasal yükümlülükleri gereği olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, taraflar arasında malın teslim edildiği ve bedelin ödenmediği konusunda herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın malın ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı konusunda toplandığı, TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerektiği, teslim edilen malların ayıplı olduğunu ve davalının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğu ispat edemediği belirtilerek; Davanın KABULÜNE, Ankara 29 . İcra Müdürlüğünün 2019/7324 Esas sayılı dosyasında 10.500,93TL'lik asıl alacak ile ilgili itirazın iptali ile takipten itibaren asıl alacağı işleyecek avans faizi ile takibin devamına, İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20 si oranında (2.100,18) icra inkar tazminatına; davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Yerel mahkeme ayıbın ihbar yapılmadığını gerekçesinde yazmış olsa da ayıbın davacıya sözlü yapıldığı, ortada ayıplı mal varken ve ihtar edildiği konusunda bir uyuşmazlık yokken yerel mahkeme ayıplı malı bilirkişi marifetiyle inceletip ayıplı olup olmadığına dair karar verdikten sonra karar vermesi gerekirken ayıbın ihbar edilmediği için aleyhe karar vermesinin hakkaniyete aykırı olduğu bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Dava ve takibe konu borcun kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Ankara 29 . İcra Müdürlüğünün 2019/7324 Esas sayılı dosyasında; Davacı-... Ltd. Şti. tarafından ... Ltd. Şti. aleyhine 10.500,93TL alacak için 13.05.2019 tarihinde "Ekteki muavin defterde kayıtlı ticari satıştan kaynaklı bakiye alacak, açıklaması ile ilamsız takip yapıldığı, borçlunun borcu olmadığını belirterek borca ve fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,davalı adına 166.820,65TL tutarlı faturanın düzenlendiği buna karşılık 156.152,01TL davalı ödemesinin kayıtlı olduğu, davalı şirketin takip tarihinde 17.668,64TL dava tarihinde ise 10.668,64TL borç bakiyesinin bulunduğu, davacının takibe 10.500,93TL'yi koyduğu, davalı tarafın süresinde ticari defterlerini ibraz etmediğinden incelenemediği bildirilmiştir.

Davalı taraf defterleri incelenmemişse de fatura konusu malları teslim aldığını bildirdiği ancak ayıplı olduğunu belirttiği, ayıp ihbarı ile ilgili herhangi bir bilgi belge sunmadığı görülmüştür.

Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davalı tarafça teslimin kabul edilmesine, davalının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 717,31 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 147,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 569,69‬ TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog