4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkillerinden...Turizm Ticaret Gemicilik Ve Seyahat A.Ş.’nin davalı bankadan 17/02/2017 tarihinde 2.940.000,00 TL miktarlı kredi fonu destekli krediyi, 20/04/2017 tarihinde 3.600.000,00 TL miktarlı kredi fonu destekli krediyi ve 11/03/2019 tarihinde de 500.000,00 TL miktarında krediyi çektiğini, bu kredilere diğer müvekkillerinin kefil olarak imza attıklarını, davalı bankanın verdiği krediye karşılık taşınmaz kayıtlarına ipotek konulduğunu, davalı bankanın kredi ödemelerinde aksaklık olduğunu bahane ederek teminat olarak aldığı taşınmazların satışı için Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasında ipotek takibi başlatarak ipotekli taşınmazları sattırdığını, bunlarla ilgili açılan ihalenin feshi davasının derdest olduğunu, yapılan işlemler sebebiyle müvekkili şirketin ortağı ve müdürü olan ...ın borçlar sebebi ile hayatına son vermek istediğini ve 13/12/2019 tarihinde intihar ettiğini, uzun süre komada kalması sebebiyle müvekkilleri tarafından yasal bir çok işlemin takip edilemediğini, Kuşadası... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketlerin doğrudan iflası davası açıldığını, davalı bankanın iflas dosyasına asli müdahil olarak katıldığını, müvekkillerinin bu dosyadaki banka beyanına göre banka tarafından İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasında takibe konu edilen senetten haberdar olduklarını, böylece davalı bankanın almış olduğu ipoteklerin yanı sıra ayrıca teminat olarak böyle bir senet niteliğinde belge imzalatmış olacağının tahmin edildiğini ancak teminat senedinin mevcut hukuki durum itibariyle gerçek bir alacak senedi gibi takibe konmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın ihtara rağmen takibi geri çekmediğini belirterek, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasında takibin dayanağı olarak gösterilen 20/04/2017 düzenleme tarihli ve sonradan elle ilave edilen el yazısı ile 30/12/2019 vadesi konulan ve davacı şirkete nakden ödendiği iddiası ile imzalatılan 10.000.000,00 TL bedelli senet nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve icra takibinin iptaline, % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı takip borçlularının müvekkili bankaya olan borçlarının ödenmesi için düzenleyerek müvekkiline teslim ettikleri 20/04/2017 düzenleme tarihli 30/12/2019 vade tarihli 10.000.000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında toplam 11.144.589,04 TL alacağın tahsili amacıyla 04/11/2020 tarihinde “tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla” davacılar hakkında kambiyo takibi başlatıldığını, eldeki davanın konusu hukuki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanması sebebiyle davaya İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğini, takibe ve davaya konu bononun kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, yasada yazılı tüm unsurları taşıdığını, davacı borçlular aleyhine öncelikle 04/11/2020 tarihinde eldeki bu davanın konusu İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında kambiyo takibi başlatıldığını, takip sırasında gerçekleştirilen takip işlemleri ile müvekkilinin alacağının tamamının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bu kez davacı ... Turizm. Tic. Gemicilik ve Seyahat A.Ş. ile dava dışı ipotek maliki... aleyhine ve Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan... Esas sayılı ihalenin feshi davası nedeniyle ipotek takibinin kesinleşmediğini, davacı tarafın ipotek varken kambiyo takibi yapılamayacağına ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bonodaki ödeme tarihinin sonradan eklenmediğini, kaldı ki TTK’nın 680. maddesinde imza dışındaki hususların doldurulabileceğinin açıkça düzenlendiğini, bononun özellikle kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşıdığını, davacı tarafın dava dilekçesinde “alacaklı banka ile kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye dayalı kredi kullandırıldığını, senet mahiyetinde belge imzalatıldığını” belirterek, dava konusu senedi imzaladıklarını ve borçlu olduklarını açıkça kabul ettiklerini, bonoların teminat ve benzeri nedenle verildiğinin borçlu davacılar tarafından ispatlanmasının gerektiğini, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; İİK'nın 72. maddesi gereğince menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili 22/12/2023 tarihli duruşmada; davacı şirketlerin iflaslarına karar verildiğini, iflas işlemlerinin Kuşadası İflas Müdürlüğü’nün ... İflas sayılı dosyalarda yürütüldüğünü belirtmiştir.
Mahkememizce Kuşadası İflas Müdürlüğü’nün iflas dosyaları getirtilerek incelenmiştir.
Kuşadası İcra Müdürlüğü’nün... İflas sayılı dosyası incelendiğinde; Kuşadası... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’nin 20/09/2023 tarihli... Karar sayılı kararı ile davacılar...Seyahat Tur. ve Tic. A.Ş. ile ... Turizm Tic. ... ve Seyahat A.Ş.’nin 20/10/2023 tarihi saat 10:25 itibariyle iflasına karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmediği, kararın 12/12/2023 tarihinde kesinleştiği, ... Seyahat Tur. ve Tic. A.Ş. ile ilgili iflas kararının... iflas sayılı dosyada işleme konduğu, iflas takibi nedeniyle adi tasfiyeye karar verildiği, 14/12/2023 tarihinde yapılan 1. alacaklılar toplantısında üç asil üç yedek üyenin oy birliğiyle iflas idaresi olarak seçildiği, iflas idaresinin İİK’nın 223/1 maddesi uyarınca Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile onandığı, buna göre asil üyelerin ..., ... ve ..., yedek üyelerin ise ..., ..., ...olduğu görülmüştür.
Kuşadası İcra Müdürlüğü’nün... İflas sayılı dosyası incelendiğinde; Kuşadası ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’nin 20/09/2023 tarihli ... Karar sayılı kararı ile davacılar ... Seyahat Tur. ve Tic. A.Ş. ile ... Turizm Tic. ... ve Seyahat A.Ş.’nin 20/10/2023 tarihi saat 10:25 itibariyle iflasına karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmediği, kararın 12/12/2023 tarihinde kesinleştiği, ... Turizm Tic. Gemicilik ve Seyahat A.Ş. ile ilgili iflas kararının ... iflas sayılı dosyada işleme konduğu, iflas takibi nedeniyle basit tasfiye usulünün uygulanmasına karar verildiği ve iflas idaresi üye seçiminin yapılmadığı görülmüştür.
Mahkememizce İİK'nın 194. maddesi gereğince Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2023/1 İflas sayılı dosyasında ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar durma kararı verilmiş ve ikinci alacaklılar toplantısının 29/03/2024 günü saat 14:30’da yapılmasının ve 10 günlük sürenin geçirilmesinden sonra davaya devam edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları sayılmıştır. Maddenin “c” bendine göre “mahkemenin görevi” de dava şartlarındandır. Aynı kanunun 115/1. maddesinde; “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikli olarak uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığı hususu incelenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesinde; “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.” denmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinde; “(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 karar sayılı kararı ile; “...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı...Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine” karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafça "davacılardan...Turizm. Tic. Gemicilik ve Seyahat A.Ş.’nin davalı bankadan kredi kullandığı, bu kredilerde diğer davacıların kefil olarak imzalarının bulunduğu, kredi nedeniyle teminat olarak taşınmazlar üzerine ipotek konulduğu, davalı banka tarafından ayrıca İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasında davanın da konusu olan 10.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak takip yapıldığı, bu bononun gerçek bir alacak senedi gibi takibe konmasının mümkün olmadığı" hususları ileri sürülerek bu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunulmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle eldeki bu davanın konusu hukiki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklandığını, davacı taraftan taşınmaz ipoteğinin yanı sıra takibe konu bononun alındığını ve takibe tahsilinde tekerrür olmamak üzere kaydının düşüldüğünü ileri sürmüştür. Tarafların da kabul ettikleri üzere aradaki hukuki ilişkin bankacılık ilişkisidir. Eldeki davada Bankacılık Kanunu çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden ve bu nedenle de taraflar arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesinden kaynaklandığından, 6100 sayılı TTK'nın 5/2 maddesi gereğince Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 karar sayılı kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan ticari davalarda 6 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle davaya İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasının İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1.Davacı tarafça açılan bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi (Finans Mahkemesi sıfatıyla) olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2.Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme isteğinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Finans Mahkemesi sıfatıyla) GÖNDERİLMESİNE,
3.Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4.6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına, Dair; taraf vekillerinin ve müflis şirket... Seyahat Tur. ve Tic. A.Ş. iflas idaresi üyesinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/04/2024 Başkan...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)