7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/29718 E. , 2024/215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
müsaderesi, nakil araçlarının iadesi
Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmiş olması sebebiyle katılanın yasa yolunda yanıltıldığı, bu itibarla katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde kabul edildiği, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli ve 2012/287 Esas ve 2012/1552 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası,51 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca erteli 1'er yıl 10'ar ... 15'er gün hapis cezası ve 500 gün karşılığı 15.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, suça konu eşyanın bozulma ihtimali nazara alındığında kararın kesinleşmesi beklenmeksizin anılan eşyanın tasfiyesine, suçta kullanılan ...plakalı çekici ile ... plakalı dorsenin ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ne ait olduğu, bu şirketin yasal temsilcileri hakkında yapılan bir soruşturma ve açılan bir davanın da bulunmadığı, aracı kullanan şoför sanık ... hakkında davanın açılması karşısında 10.02.2012 tarihli 2012/26 Değişik İş sayılı kararı ile araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, araçların tescil maliki şirkete iadesine, katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.Anılan karara karşı katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.09.2018 tarihli ve 2016/6030 Esas, 2018/9824 Karar sayılı kararı ile "Sanık ...'nın adli sicil kaydında yer alan silinme koşulları oluşan ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine engel teşkil etmemesi ve diğer sanıkların adli sicil kaydının olmaması nedeniyle,
CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanıklara dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 263.033,00 TL kamu zararı olarak bildirildiği anlaşılmakla; bilirkişi tarafından belirlenen CİF değer esas alınarak Gümrük İdaresi tarafından belirlenecek dava konusu eşyanın "ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler" toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun sanıklara bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı CMK'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, "zararın giderilmediği ve şartların oluşmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve sair nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli ve 2018/1044 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerlerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 01.01.2012, iddianame tarihinin 06.02.2012 ve karar tarihinin 27.12.2012 olduğu bu tarihten sonra zamanaşımı kesen veya durduran herhangi bir sebep bulunmadığı ve sanıklar hakkındaki dava zamanışımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki davanın ayrı ayrı düşürülmesine, gümrük kaçağı eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine, 5607 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince suça konu eşyanın bozulma ihtimali nazara alındığında kararın kesinleşmesinin beklenmeksizin anılan eşyanın tasfiyesine, suçta kullanılan ...plakalı çekici ile ... plakalı dorsenin ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ne ait olduğu, bu şirketin yasal temsilcileri hakkında yapılan bir soruşturma ve açılan bir davanın da bulunmadığı, aracı kullanan şoför sanık ... hakkında davanın açılması karşısında 10.02.2012 tarihli 2012/26 Değişik İş sayılı kararı ile araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, araçların tescil maliki şirkete iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı süresi henüz gerçekleşmediğinden zamanaşımından düşürülmesinin ve suç eşyasının naklinde kullanılan araçların iadesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bu yönleriyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kaçakçılıkla mücadele şube müdürlüğünün yürüttüğü tahkikat çalışmalarında, ...plaka sayılı aracın 01.02.2012 günü ... ili Ulusoy limanından çıkış yaparak İzmir iline geleceği, araç içeresinde gümrük kaçağı malzemeler bulunduğu bilgilerinin elde edilmesi üzerine 01.02.2012 günü Narlıdere girişinde anılan aracın gişelerden girdiğinin görülmesi üzerine araç takibe alınmış, takip sırasında bahse konu tırı ... plakalı aracın takip ettiği, her iki aracın Narlıdere güzergahını takip ettikleri, ...Ayakkabıcılar sitesinde boş bir araziye arka arka yanaştıkları, tırın arka kapaklarının açılarak araç parçaları içeren malzemelerin ... plaka sayılı araca yüklenmeye başlandığının görülmesi üzerine görevli ekiplerce müdahale edilmiş, tırdan malzeme indiren ve tırın şoförünün sanık ..., bu şahsa yardım edenin sanık ... olduğu, ... plaka sayılı aracı kullanan kişinin de sanık ... olduğu tespit edilmiştir.
İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarih ve 2012/89 Değişik İş sayılı arama kararı doğrultusunda tırda yapılan aramada, İngiltere ülkesinden getirilen paletler içeresinde gümrük beyannemeleri bulunan 8 adet değişik firmaya ait 44 kaptan oluşan ithalalat malzemeleri ile 15 çuval oto yedek parçası, ... plaka sayılı araçta yapılan aramada ise 6 çuval içeresinde oto yedek parçası olmak üzere, toplam 21 adet çuval içeresinde 613 parça oto yedek parçası ele geçirilmiştir.
2.Sanık ... aşamalarda, 6 aydır şoför olarak çalıştığını, İngiltereye mal götürdükten sonra dönüşte Türkiye'ye mal getirdiğini, İngiltere'de bulunan Cemil diye birinin kendisine oto yedek parçalarını Türkiye'de bulunan abisi sanık ...'a teslim etmesi teklifini kabul ettiğini, ... limanına geldiğinde sanık ... ile görüştüğünü, sanık ...'un yedek parçaları almak için yanında diğer sanık ... ile birlikte geldiğini, parçaları teslim etmek üzere Işıkkent'e gittiklerini, burada sanık ...'un aracına yedek parçaları yüklerken yakalandıklarını beyan etmiştir.
Sanık ... sanık ...'in beyanlarını doğrulamış, sanık ... ise aşamalarda oto yedek parçası ticaretini yaptığını, sanık ...'in kendisini arayarak İngiltere'den yedek parça getirdiğini, kendisine satmak istediğini bunun için İzmir'e geldiğini, işine yarayacak parçaları alıp Ankara ilinde satmayı düşündüğünü beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklara yüklenen suçun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmünün verildiği 27.12.2012 tarihi itibariyle hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçesiyle hükmün zamanaşımından düşürülmesine karar verilmiş ise de, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/6-1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında; zamanaşımının belirlenmesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de gözönünde bulundurulacağının belirtildiği hususu dikkate alınarak; sanıkların atılı suçu fikir ve eylem birliği içerisinde işledikleri, eylemleri yönünden 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasından mahkûmiyet hükmü kurulduğu buna göre "Bu Kanunda tanımlanan suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır." hükmünün getirildiği cihetle sanıkların eylemi yönünden belirlenen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirlenen 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmesi,
2.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasından müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasından müsadere kararı verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli ve 2018/1044 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.