Esas No
E. 2021/1019
Karar No
K. 2024/561
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1019

KARAR NO: 2024/561

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/09/2017 (Dava) - 24/09/2020 (Karar)

NUMARASI : 2017/991 Esas - 2020/434 Karar

DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ: 03/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2020 tarih ve 2017/991 Esas - 2020/434 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... San. Tic. A.Ş. taahhüdünde tamamlanan ve İzmir-Urla-Çeşme Otoyolu İkiztepe Konak Doğanlar kesimi kapsamında bulunan Konak Tünelleri ve Yeşildere Köprülü Kavşağı İşi'ne ilişkin olarak davalı sigorta şirketince sigorta konusu "Konak-Yeşildere Tüneli ve Bağlantı Yolları Ve Viyadük İnşaatı" olan P-0052608509-0 numaralı İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, davacı genel müdürlüğün poliçenin sigortalısı konumunda olduğunu, söz konusu iş kapsamında çalışmalara başlanılmasından sonra bazı binalarda çatlaklar meydana geldiğini, can ve mal güvenliği açısından bazı binalarda oturanların tahliye edilmesi ve bu vatandaşlara taşınma ve kira yardımı yapılmasının uygun bulunduğunu, hasarlı konutlar ile ilgili olarak ... San. Tic. A.Ş. tarafından davalı sigorta şirketine bildirimler yapıldığını, ilk tespitler sonucu hasar onarım bedeli olarak 287.043,15-TL ödeme yapıldığını, tünelin 24/05/2015 tarihinde trafiğe açılmasına müteakip tahliye edilen ve izlemeye alınan binalar ile ilgili olarak müracaatta bulunan vatandaşlara ait binaların tünel inşaatına başlamadan önceki durum ile tünel inşaatının tamamlanmasından sonraki durumunun, hasara uğrayıp uğramadıklarının, hasara uğramış iseler hasar bedelinin belirlenmesi amacıyla İzmir 2. ATM' nin 2015/788 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, alınan raporda; binaların 134 adedinde onarılabilecek boyutta hasar oluştuğu belirtilerek bu binaların hasar öncesi durumlarına getirilebilmeleri için 626.740,85-TL onarım tutarı hesaplandığını, 64 binanın ise onarımının güç olduğunun tespit edildiğini, kullanılmasının can ve mal güvenliği açısından ciddi risk taşıdığı belirlenen bu yapıların enkaz bedellerinin belirlenebilmesi için İzmir 1. AHM' nin 2016/6 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, toplam enkaz bedelinin 6.726.925,43-TL olarak hesaplandığını, bu kapsamda söz konusu tünel yapımını üstlenen ... ... A.Ş'nin sigorta ettiren olarak tanzim ettirdiği poliçe çerçevesinde 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Teminat Tutarı olarak belirlenen 750.000,00-USD'nin davalı şirketten tahsili gerektiğini, idarece 27/06/2016 tarihli ve 156395 sayılı yazı ile sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapılmasının talep edildiğini, davalı tarafın 10/10/2016 tarihli cevabi yazısı ile bir takım bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiğini, istenilen belgelerin davalıya sunulduğunu, yazışmalardan sonuç alınamaması üzerine 30/01/2017 tarihli ve 29/267 sayılı yazı ile her hangi bir ödemenin yapılmadığından bahisle onarım ve enkaz bedellerinin 15 gün içinde yatırılmasının talep edildiğini, ödemenin yapılmaması üzerine dava açma zorunluluğu doğduğunu, TTK'nin 1409. Maddesi gereğince davalının poliçe kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalı sigorta şirketince tanzim edilen ve davacı idarenin sigortalısı olduğu İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi' nde gösterilen üçüncü şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Teminat Tutarı olarak belirlenen 750.000,00-USD hasar bedelinin ilk defa talep edildiği 27/06/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı adına usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "... davacı tarafça dava dışı ... San. Tic. A.Ş taahhüdünde tamamlanan ve İzmir-Urla-Çeşme Otoyolu İkiztepe Konak Doğanlar kesimi kapsamında bulunan Konak Tünelleri ve Yeşildere Köprülü Kavşağı İşi kapsamında çalışmalara başlanılmasından sonra bazı binalarda hasarlar oluştuğundan bahisle oluşan hasar bedelinin sigorta poliçesi hükümleri doğrultusunda ödenmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, dava dışı ... San. Tic. A.Ş taahhüdünde tamamlanan ve İzmir-Urla-Çeşme Otoyolu İkiztepe Konak Doğanlar kesimi kapsamında bulunan Konak - Yeşildere Tüneli ve Bağlantı Yolları ve Viyadük İnşaatı işi ile ilgili davalı sigorta şirketi ile sigortalı Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü, sigorta ettiren ... San ve Tic AŞ. arasında 05/04/2012 -21/12/2015 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde P-0052608509 - 0/0 poliçe numarası ile İnşaat All Risk Sigortası düzenlendiği, poliçe çerçevesinde Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası teminat tutarı olarak 750.000,00 USD'nin belirlendiği, sigorta ettiren müteahhit ... AŞ'nin yapımını sürdürmekte olduğu sigorta konusu Konak - Yeşildere Tüneli ve Bağlantı Yolları ve Viyadük İnşaatını gerçekleştirilmesi sonucunda çevre yapılarda hasar meydana geldiği, hasar gören binaların 134 adedinde onarılabilecek boyutta hasar oluştuğu, bu binaların hasar öncesi durumlarına getirilebilmeleri için 626.740,85-TL onarım tutarı hesaplandığı, 64 binanın ise onarımının güç olduğu, kullanılmasının can ve mal güvenliği açısından ciddi risk taşıdığı, bu binalar ile ilgili toplam enkaz bedelinin 6.726.925,43-TL olarak hesaplandığı ve toplam hasar bedelinin 6.921.490,30 TL olduğu, oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunun davalı sigorta şirketi tarafından somut bilgi ve belgelerle ispatlanamadığı, davaya konu sigorta poliçesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının 750.000,00 USD olarak belirlendiği ve hasar miktarının teminat sınırları içerisinde kaldığı, poliçede muafiyet notu olarak olay başına her bir hasarın %10 u minumum 5.000,00 USD karşılığı TL tutarında tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiği, 750.000,00 USD'nin % 10'unun 75.000,00 USD olduğu ve bu muafiyet miktarının mahsubu sonucu talep edilebilecek tazminat miktarının 675.000,00 USD tutarında olduğu, poliçedeki "iş bu poliçe USD karşılığı TL olarak tanzim edilmiş olup muafiyet hesaplamalar, hasar tazminatı ve prim ödemeleri, ödeme günündeki TC Merkez Bankası AŞ Döviz Satış Kuru esas alınmak kaydı ile USD karşılığı TL veya Döviz olarak yapılacaktır" düzenlemesi göz önüne alındığında muafiyet hesaplamasının döviz olarak yapılabileceği ve davacı tarafça hasar tazminatının döviz olarak talep edilebileceği, davacı tarafça hasar tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketine 27/06/2016 tarihli 156395 sayılı yazının gönderildiği ancak yazının davalı tarafa tebliğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği, davalı sigorta şirketince söz konusu yazıya 10/10/2016 tarihli yazı ile cevap verildiği, davalı sigorta şirketinin cevabi yazı tarihinin 6102 sayılı TTK 1446'ncı maddeye göre yapılacak ihbar tarihi olarak kabulünün gerektiği ve bu tarihe 6102 sayılı TTK 1427.maddesinde belirtilen 45 günün ilave edilmesi sonucunda davalı sigorta şirketinin 26/11/2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacı tarafça bu tarihten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin talep edilebileceği..." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ ile 675.000,00 USD'nin 26/11/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece temerrüt tarihinin 26/11/2016 tarihinden itibaren başlatıldığını, müvekkili kurum tarafından ilk talep yazısının 27/06/2016 tarihli yazı ile gönderildiğini ancak evrakın gönderildiği barkod numarasının hatalı olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin 27/06/2016 tarih ve 156395 sayılı yazı ile ilgi tutularak yazıya cevap verildiğini, yerel mahkemece belirlenen temerrüt tarihi olan 26/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin 27/06/2016 tarihli yazıyı çok daha önce tebliğ aldığını, yerel mahkemece belirlenen temerrüt tarihinin müvekkili idarenin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, davaya konu sigorta poliçesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının 750.000 USD olarak belirlendiğini ve hasar miktarının teminat sınırları içerisinde kaldığını, İnşaat All Risk Sigort Poliçesi kapsamında binaların uğradığı toplam zararın 6.921.430,30 TL olarak tespit edildiğini, hasarlı konutlara ait bilgi ve belgelerin yüklenici firma tarafından sigorta şirketine mütemadiyen bildirildiğini ve gerekli çalışmaların başlandığını, ayrıca yüklenici firmanın vatandaş başvurularına göre ilk tespitleri sonucu hasar onarım bedeli olan toplam 278.043,15 TL tutarında ödeme yaptığını, bilirkişi raporuna göre söz konusu hasarlı binalara ait enkaz bedellerinin tutarının 6.726.925,43 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi tespit raporları uyarınca zarar gören yapılan toplam bedelinin 7.013.968,58 TL olduğunu, uğranılan zararın gerçek olduğunu ve müvekkili idare tarafından tüm ödemelerin yapıldığını, yerel mahkemece yapılan %10 tenzilatın usul yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, söz konusu hasarların dava konusu poliçede bulunup bulunmadığı ve tazminat bedellerinin hesaplanabilmesi için müvekkili şirketçe davacı kuruma müzekkere yazılarak 3. Şahıs binalardaki ilk hasarların oluşumunu ve gelişimini önlemek için ne gibi bir çalışma yapıldığı hususunda kapsamlı bilgi istenildiğini, davacı kurumca taleplerine cevap verilmediğini, yerel mahkemecede ilgili belgelerin celp edilerek keşif yapılması taleplerinin reddedildiğini, mahkemece dosyaya sunulan eksper raporları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiğini ve yerel mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporunda ve ek raporda eksper raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerden hiç bahsedilmediğini, hadisenin gerçekleşme şekline göre poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, dava konusu poliçenin özel şartları uyarınca, tünel aksından 25 metre daha uzak olan yapılarda oluşan hasarlar ile tünel yapımına başlamadan önce durumları ön tespit raporuyla belirlenmemiş olan binalarda oluşan hasarların poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, yerel mahkemece bu durumun değerlendirilmediğini, kararın dayanağını teşkil eden bilirkişi kök ve ek raporlarının hatalı ve eksik yönlerine ilişkin beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, inşaat all risk poliçesi uyarınca hasar bedelinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunda dava dışı delil tespiti dosyalarında alınan bilirkişi raporların da değerlendirildiği, davacı kurumun zarar sebebiyle zarar görenlere ödemeler yapmış olduğu, davacı her ne kadar sigorta şirketinin 27.06.2016 tarihli yazıyı ilgi tutarak cevap yazması sebebiyle bu yazıyı tebliğ aldıklarının anlaşıldığını, bu sebeple bu tarihten itibaren temerrüdün oluştuğunu ileri sürse de, bu yazıya karşı davalının yazdığı cevabi yazının tarihinden önceki bir tarihte tebliğ edildiğinin ispat edilememesi karşısında mahkemece temerrüt tarihinin doğru şekilde belirlendiği, zarardan yapılan tenzilatın da poliçeye uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Taraf vekillerinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/991 Esas - 2020/434 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı istinafı yönünden; davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 161.709,75 TL harçtan, peşin yatan 40.100,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 121.609,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6.Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.