Esas No
E. 2024/301
Karar No
K. 2024/469
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/301

KARAR NO: 2024/469

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15.11.2023

NUMARASI: 2023/736 Esas - 2023/899 Karar

DAVA: Hisse devri nedeniyle şirket ortağı olmadığının tespiti

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi'ndeki tüm ortaklık hissesini ortaklardan dava dışı ...' a devrettiğini, devir sonrasında ... Limited Şirketi ile tüm kanuni bağını kopardığını ancak devrettiği kişinin bu belgeyi ticaret odasına ibraz etmediğini, bu durumda kendisinin ortak olarak görünmeye devam ettiğini, şirketin tüm hacizlerinin kendisine geldiğini, hesaplarının haczedildiğini, şirket ve hisse devirlerinin borç/alacak ile devredildiğini, açıklanan nedenlerle ... Limited Şirketi ile hisse ve ortaklığının bitirilmesini, kanuni sorumluluğunun olmaması kararının verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyaya sunulan Beyoğlu .... Noterliğinin 05.01.2009 tarihli, ... yevmiye numaralı limites şirket hisse devir sözleşmesinin incelenmesinde davacının 10.000,00 YTL sermayesinin 2.000,00 YTL kısmını dava dışı ... devrettiği anlaşılmıştır. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir.Husumetin payları devir alana yöneltilmesi gerekmektedir. Davalı ... Odasına yapılan bir pay devri bulunmadığından davalının pasif husumet ehliyeti bulunma..." gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ticaret sicil müdürlüğü ile hiç bir vakit husumetli olmadığını, aktif veya pasif husumetli hiç olmadığını, bu sorunu çözüme kavuşturacak tek karar merciinin şu an bu kurum olduğunu, Hissesini ve yetkisini noter ile devrettiğini, devrettiği kişinin şirketin yetkilisi ve ortağı olduğunu, hissesini devralan ortağın böylece çoğunluk hakkına kavuştuğunu ancak bu kararı ticaret odasına götürmediğini, Şu an vergi dairesine göre beyan edilmeyen veya hatalı durumlar nedeniyle sürekli vergi cezası geldiğini, diğer iki ortağın birisinin avukat olduğunu, vergi dairesinin avukat olana dokunamadığını, hisseyi devrettiği ortağın ortalarda olmadığını, vergi dairesinin kendisine ulaştığını ve tüm banka hesaplarına sürekli haciz koyduğunu, şu an bile banka hesaplarının hacizli durumda olduğunu, şirketin vergi mevzuatına aykırı davranışı olduğunu, cezayı onların değil, kendisinin çektiğini, bu sorunu, ticaret odasının çözmesi gerektiğini, ticaret odasının mahkeme kararı olmadan yapmadığını, fakat aynı ticaret odasının mahkemeye, aktif /pasif husumetli olmadığı diye bilgi verdiğini, yanlış, ciddiyetten uzak bir bilgi olduğunu, zira, ticaret odasını dava etmesindeki amacın, onların suçlu olduğu değil, bu kararın işleme alınması davası olduğunu, kendisini ortaklıktan düşürmediklerini, kendisinin de bu kararı vergi dairesine verip, cezalardan ve sorumluktan kurtulması gerektiğini, Devlet kurumlarının bir karar veya belge sunarken, vatandaşın ileride yaşayacağı sorunları/ olayları en aza indirecek şekilde davranması gerektiğini, zira kendisinin bu ortaklıktan ayrılması ve gelen cezalardan kurtulması gerektiğini, banka hesaplarının hacizlerinin kalkması gerektiğini, bunun tek yolunun şirket ortaklığından ayrılması olduğunu, ticaret odasının bunu yapmaması durumunda kendi önünde iki yol kaldığını, devir yaptığı kişiyi bulup, zorla kağıt imzalatıp, o kağıtları notere götürtüp, o noter belgesini ticaret odasına yayınlattırması gerektiğini, gelen vergi cezalarını ölene kadar çekmeye razı olmadığını, banka hesaplarının hacizli, başkasının yaptığı cezanın sorumluğunun üzerinde olması ve sonsuza kadar huzursuzluk demek olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, limited şirket hissesinin devri nedeniyle ortaklık sıfatının noterden yapılan hisse devir tarihi itibariyle sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı asil tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava dışı şirketteki hisselerini noterden diğer şirket ortağına satıp devrettiğini, ancak devrin ticaret sicile işletilmemesi nedeniyle şirket ortağı olarak göründüğünü, bu nedenle bazı hukuki sorunlara maruz kaldığını, şirket hisselerini devrederek dava dışı şirkette bağı kalmadığından, şirket ortağı olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.TTK'nın 595. maddesinde limited şirket hisse devrinin ne şekilde gerçekleşeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı eldeki davayı, İstanbul Ticaret Sicil Odasını hasım göstererek açmıştır. İlk derce mahkemesi karar gerekçesinde de işaret edildiği üzere, limited şirket hisse devri kapsamında şirket ortağı olunmadığının tespiti davasında husumetin hisse devredilen kişiye ve şirket tüzel kişiliğine birlikte yöneltilmesi gerekli olup, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) bulunmadığından, ilk derce mahkemesince verilen karar isabetli olduğundan, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.İlk derce mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarenen Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. 21.03.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.