Esas No
E. 2021/6073
Karar No
K. 2024/4778
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/6073 E.  ,  2024/4778 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/111 E., 2016/318 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Türkiye Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğünün, gerekçeli kararın tebliği üzerine, vermiş olduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 Tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/318 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; uluslararası geçerliliği olan medical certificate (sağlık belgesi) verme yetkisinin, yalnızca Genel Müdürlüklerinin görev ve yetki alanında bulunduğuna, bu yetkinin hem yabancı hem de Türk bayraklı gemileri kapsadığı, sanıkların düzenlediği sertifikanın bir geçerliliğinin bulunmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanıklar hakkında, Türkiye Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmesi gereken medikal sertifikayı (sağlık belgesi) yetkileri olmamasına karşın düzenleyerek üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmış, sanıklar savunmalarında, MLC 2006 sözleşmesine göre gemi bayrak ve ilaç ekipman bilgilerini haiz uzman bir eczacı tarafından söz konusu belgenin düzenlenebileceğini, şirketlerinin gemi bayrağı ST. Vincent Bayrağı taşıdığını, bu bayrağı taşıyan gemilere de sertifika düzenleme yetkisine sahip olduklarını, katılan kurumun iddia ettiği konuların Türk kara sularında ve Türk bayrağı taşıyan gemilerle ilgili olduğunu beyan etmiş, Mahkemece "Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbi Hizmet Verilmesi için Gerekli Asgari Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkındaki Yönetmelikin 11 inci maddesinde cezai müeyyidelerin düzenlendiği ancak bu müeyyidelerin gemi sahiplerini kapsadığı, bu şekilde bir belge verilmesinin, mevzuatta suç olarak tanımlandığı anlaşıldığından sanıklar hakkında temyize konu beraat hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Sanıkların savunmaları, katılan kurum vekilinin beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sanıkların suç kastıyla hareket ettiklerine dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında kurulan beraat hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu kabul edilmiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/318 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sonucu itibarıyla doğru olan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.