Esas No
E. 2023/2571
Karar No
K. 2023/4236
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2023/2571 E.  ,  2023/4236 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/756 E., 2020/877 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.09.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde bir kısım davalılar vekili Avukat ... ve asil ... ile davacılar vekili Avukat ... Akar'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı iş sahibi kooperatif vekili dava dilekçesinde özetle; kooperatife ait 10 ton kapasiteli zeytin deposu inşaatı, entegre tesisler, tadilat ve inşaat işleri ve kooperatif genel müdürlüğü idari binası inşaat işlerinin yapımı için davalı yüklenici Marmara İnş. Ltd. Şti. ile davacı kooperatif arasında 20.08.1997 tarihli inşaat yapım sözleşmesi, 05.05.1998 ve 05.11.1998 tarihli ek sözleşmeler imzalandığını, inşaat aşamasında davalılar ... ve ...'ın, kooperatif teknik müşavir ve sorumluları, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'ın ise kooperatif başkan ve yöneticileri olduklarını, davalıların birlikte hareket ederek, hile ve usulsüzlük ile hak ediş raporu düzenleyerek davalı yüklenici şirkete fazla ve mükerrer ödemelerin yapıldığının ortaya çıktığını, davalıların eylemlerinin suç teşkil etmesi nedeniyle de haklarında ceza davaları açıldığını iddia ederek şimdilik 621.729,26 TL fazla ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 05.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 130.100,67 TL artırarak 711.829,89 TL çıkartmıştır.

II. CEVAP

1.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davacı denetim kurulu üyelerinin birlik adına dava açma ehliyetinin bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, yaptıkları işlerle ilgili olarak genel kurulda ibra edildiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ... vekili ve davalı ... davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/710 Esas, 2011/58 Karar ve 09.02.2011 tarihli kararı ile özetle; davanın kabulü ile 751.829,89 TL alacağın 621.729,22 TL’sinin dava, 130.100,67 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin kararını süresi içinde davalılardan ..., ..., ..., A. Şefik Akın ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2012/7496 Esas, 2013/3521 Karar ve 30.05.2013 tarihli kararı ile özetle; kooperatifin eski yöneticileri ile ilgili sorumluluk davası açılabilmesi ve yürütülebilmesinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesi delaletiyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. maddesi gereğince genel kurulun denetçilere yetki ve icazet vermesine bağlı olup, bu durumun dava şartlarından olduğu, mahkemece görevi gereği kendiliğinden gözetileceği, her ne kadar davadan sonra genel kurulda alınan kararla açılan davaya icazet verilmiş ise de, genel kurul kararının iptâli halinde dava ön şartının gerçekleşmemiş olacağı, bu durumda mahkemece ... tarafından Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/47 Esas sayılı dosyasında açılan genel kurul kararının hükümsüzlüğü davasının sonuçlanması ve verilecek kararın kesinleşmesi beklenip sonucuna göre eldeki davanın karara bağlanması gerektiği belirtilerek kararının bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/122 Esas, 2015/137 Karar ve 18.02.2015 tarihli kararı ile özetle; davanın kabulü ile 751.829,89 TL alacağın 621.729,22 TL’sinin dava, 130.100,67 TL’sinin 05.03.2009 ıslah tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. BİRİNCİ BOZMA KARARI A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin kararını süresi içinde davalılardan ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2016/9739 Esas, 2017/3740 Karar ve 14.12.2017 tarihli kararı ile özetle; davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 309. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 560. maddesi sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkının, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı süresinin uygulanacağı, somut olayda dava konusu edilen zararın doğum tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının araştırılmadığı, bu nedenle Yönetim Kurulu üyelerinin görev yaptığı tarihlerde meydana gelen zararla ilgili olarak hangi hakedişlerde imzalarının bulunduğu tespit edilerek, sorumlu oldukları zarar miktarının ayrı ayrı tespit edilip, meydana gelen zararın dava ve ıslahla istenen miktar açısından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti gerekirken, dava konusu uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle zamanaşımının reddinin doğru olmadığı, öte yandan 24.02.2009 tarihli bilirkişi raporunda ve davalı yönetim kurulu üyelerinin temyizinde belirttiği davalı yüklenici şirketçe davacıya verilen teminat mektubunun mer’i olup olmadığı ve nakde çevrilip çevrilmediğinin eldeki davaya etkisi bulunduğundan araştırılması gerekirken, bu hususun da gözetilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

VII. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/756 Esas, 2020/877 Karar ve 16.12.2020 tarihli kararı ile özetle; 751.829,89 TL olarak belirlenen tazminat tutarından T-Bank'a ait 14.000,00 TL ve 26.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının mer'i oldukları bildirildiğinden davacının zarara ilişkin alacağını bunları paraya çevirmek suretiyle tahsil etme imkanı bulunduğundan 751.829,89 TL alacaktan teminat mektubu bedelleri düşüldüğünde davacının isteyebileceği tazminat miktarının 711.829,89 TL olacağı, davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 309. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 560. maddesi sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkının, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı süresinin uygulanacağı, somut olayda uygulanması gereken ceza zaman aşımı süresinin belirlenmesi gerektiği, davalılardan ..., ..., ...'ın görevden ayrılma tarihlerinin ceza dosyalarında da belirlendiği üzere 1999 yılı 12. ay ve 2001 yılı 8. ay olduğu, ..., ..., ... hakkında da ceza mahkemesinin kararlarını temyizen inceleyen Yargıtay'ın kararlarında suçların oluştuğu tarihin 02/03/2001 olarak belirlendiği, dava tarihinin ise 31/08/2004 olup lehe olan zamanaşımının 765 sayılı yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, buna göre somut uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olduğu, dava tarihi itibariyle 621.729,22 TL'lik alacak bakımından alacağın zamanaşımına uğramadığı, ıslah tarihi 05/03/2009 olup ıslahla artırılan miktarın 130.100,67 TL olduğu, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunan davalılar ..., ..., Ahmet Şevik Akın ve ... bakımından ıslahla arttırılan tutarın zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla bu davalıların 711.829,89 TL hesaplanan tazminatın 621.729,22 TL'sinden sorumlu oldukları, diğer davalılar ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmadıklarından onların 711.829,89 TL’den sorumlu olduklarını belirterek davanın kısmen kabulü ile 711.829,89 TL alacağının 621.729,00 TL'sinin 31/08/2004 dava, bakiyesinin 05/03/2009 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ..., ..., Ahmet Şevik Akın ve ...'nın sorumluluğunun 621.729,22 TL ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.

VIII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin kararını süresi içinde davacı ve davalılar ..., ..., ...

ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah edilen tutar bakımından zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalıların cevap süresi içinde zamanaşımı definde bulunmadıkları, ıslaha karşı zamanaşımı sürülse dahi yeni bir dava niteliğinde olmadığından dikkate alınamayacağı, teminat mektupları tutarının zarar tutarından düşülmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

2.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; teminat mektubu toplam bedelinin 199.343,00 TL olduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere davalı yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin tespiti ve görev süreleri içinde ne miktar hakedişte imzalarının bulunduğu hususunun mahkemece araştırılmadığı, davalıların eşit sürede yönetim kurulu üyelikleri yapmadığı, teminat mektubu bedelinin asıl talep üzerinden düşülmesi gerektiği, dava açma yetkisinin genel müdürde olduğu, yönetim kurulunun ibra edildiği, raporların birbiri ile çelişkili olduğu, işin kesin hesabının yapılmadığı, ceza davalarının hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı birliğin eski yönetim kurulu üyeleri, çalışanları ve yüklenicinin vermiş oldukları zararın tazminine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98 inci maddesi delaletiyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 341 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 560 ıncı maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3.Bozma kararına uymakla birlikte mahkemenin bozma gereğince işlem yapması gerekir ki buna usulî kazanılmış hak denilmektedir. Bozma ilamında, Yönetim Kurulu üyeleri davalıların görev yaptıkları tarihlerde meydana gelen zararla ilgili olarak hangi hakedişlerde imzalarının bulunduğu tespit edilerek, sorumlu oldukları zarar miktarının ayrı ayrı tespit edilip, meydana gelen zararın dava ve ıslahla istenen miktar açısından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece ceza dosyalarında belirlenen davalıların görevden ayrılma tarihleri ile suçun oluştuğu tarihin dikkate alınarak zamanaşımı süresinin hesaplanması doğru olmamıştır. Sözleşmenin 50 nci maddesi uyarınca, yüklenici sözleşme yapıldıktan sonra taahhüdünden vazgeçerse ya da taahhüdünü sözleşmedeki yazılı hükümlere göre yerine getirmezse hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatların gelir kaydedileceği ve sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla Devlet İhale Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Söz konusu Kanunun 56/son maddesi uyarınca, yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye borcunun bulunması halinde teminat mektuplarının paraya çevrilerek borçlara karşılık tutulacağı ve varsa kalanının yükleniciye geri verileceği düzenlenmiştir. Önceki bozma ilamında da, davalı yüklenici şirketçe davacıya verilen teminat mektuplarının mer’i olup olmadığı ve nakde çevrilip çevrilmediğinin eldeki davaya etkisinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece T-Bank'a ait 14.000,00 TL ve 26.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının mer'i oldukları bildirildiğinden bu teminat mektupları bedelinin, tespit edilen fazla ödemeden mahsup edilmesi doğru olmuş ise de, HSBC Genel Müdürlüğü tarafından 28.10.2020 tarihli verilen müzekkere cevabında, davalı yüklenici şirket ile ilgili olarak davaya konu iş için Demirbank A.Ş. tarafından düzenlenen teminat mektuplarının da mer’i olup, riskinin TMSF garantisinde banka nezdinde devam ettiği belirtilmesine rağmen bu teminat mektubu bedellerinin hesaplanan alacaktan mahsup edilmesi doğru olmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş; alanında uzman yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan bir önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, yönetim kurulu üyeleri davalıların görev yaptıkları tarihlerde meydana gelen zararla ilgili olarak hangi hakedişlerde imzalarının bulunduğu tespit edilerek, sorumlu oldukları zarar miktarının ayrı ayrı tespit edilip, meydana gelen zararın dava ve ıslahla istenen miktar açısından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti, davalı yüklenici şirketçe davacıya verilen teminat mektuplarının mer’i olduğu anlaşıldığından söz konusu teminat mektupları bedelinin tespit edilecek zarar miktarından mahsubu ile kazanılmış haklar da dikkate alınarak karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Eksik ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.

IX. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.“Değerlendirme” bölümünün “2”inci bendinde açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, “3”üncü bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın davalılar ..., ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA,

2.8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılar ..., ..., ... ve ... verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

14.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog