20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2021
NUMARASI : 2021/36 E. - 2021/384 K.
DAVACI
VEKİLLERİ
GEREKÇE
Dava, marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 2020/30949 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 14. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı Kurum'un Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun, kapsamında yer alan 35.sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiği, davacının bu karara itirazı üzerine YİDK'in 07/12/2020 tarih, 2020-M-10042 sayılı kararı ile; başvurucunun 35.sınıf "Business consultancy, assistance and advice and business consultancy and assistance in establishing retail points of sale; business consultancy and assistance relating to starting and running a franchise; assistance in business management within the framework of a franchise contract" emtialarında tescilli 2010/84707 sayılı ... ibareli markası bulunduğu tespit edildiğinden söz konusu emtialar açısından Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen ret kararının yerinde görülmediği, buna karşılık kısmi ret kararı kapsamındaki diğer hizmetler açısından başvuru ile ret gerekçesi markanın aynı ve aynı tür hizmetleri kapsadığı tespit edildiğinden kalan hizmetler bakımından itirazın haklı görülmediği gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun 35.sınıf: "business consultancy, assistance and advice and business consultancy and assistance in establishing retail points of sale; business consultancy and assistance relating to starting and running a franchise; assistance in business management within the framework of a franchise contract" hizmetleri için ilanına karar verildiği, kararın 09/12/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 08/02/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibinin olması gerektiği ilkesi ile 6769 sayılı SMK.'nın 5/1-(ç) bendine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez. Burada bahsedilen ayniyet olgusuyla bir markanın tamamen taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusuyla ise başvuruya konu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte ilk bakışta farkedilemeyecek derecede aynı olan ve bu hususun ispatı dahi gerek duyulmadan ancak dikkatli inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kastedilmektedir.
Buna göre, 6769 sayılı SMK.'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, ...tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. Anılan hüküm, 6769 sayılı SMK.'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak, ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine 6769 sayılı SMK.'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak 6769 sayılı SMK.'nın 5/1-(ç) bendi hükmünde, "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda, 6769 sayılı SMK.'nın 5/1-(ç) maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu başvurunun reddedildiği 35. sınıf hizmetler redde mesnet 2003/14179 sayılı markanın kapsamında aynen yer almadığından, bu marka yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında emtia benzerliği şartı gerçekleşmemiştir. Redde mesnet 99/018892 sayılı marka ise başvuru markası ile aynı/ aynı tür hizmetleri içerdiğinden, 99/018892 sayılı marka yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. İşaretlerin karşılaştırılmasına gelince; emtia benzerliği şartını sağlayan redde mesnet 99/018892 sayılı markanın özel yazımla "..." ibaresinden oluştuğu, davaya konu olan markada ise kelime ve şekil unsurundan oluşan düz yazı ile “...” ibaresi ve bu ibaredeki "O" harfinin üzerinde kral tacı figürünün yer aldığı, sonuç olarak karşılaştırılan markaların renk ve konumlandırmalarının birbirinden farklı olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik var ise de, bu benzerliğin SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında, ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle başvuru konusu marka ile redde mesnet 2003/14179 sayılı marka yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, redde mesnet 99/18892 sayılı marka yönünden ise SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında işaret benzerliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, her iki mesnet marka yönünden işaret benzerliği şartının gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, Dairemizce davalı Kurum vekilinin, ilk derece mahkemesinin gerekçesine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün gerekçesine yönelik olarak KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/10/2021 gün ve 2021/36 Esas - 2021/384 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle KABULÜ ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 2020-M-10042 sayılı YİDK kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısım yönünden İPTALİNE,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinaf kanun yoluna başvuranın aleyhine olacak biçimde hüküm kurulamayacağından ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 181,50 TL tebligat ve posta gideri, İstinaf aşamasında yapılan 68,50 TL tebligat ve posta ücretinden oluşan toplam 950,00 TL yargılama giderine, 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.069,00 TL'nin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı ...tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
8.Davalı... peşin olarak alınan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna iadesine,
9.Davalı ...tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
10.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...