Esas No
E. 2023/13476
Karar No
K. 2024/395
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/13476 E.  ,  2024/395 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2148 E., 2023/764 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/140 E., 2021/238 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Bağ-Kur'lu hizmetleriyle hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamındaki hizmetlerine göre yaşlılık aylığı bağlanması ve fark birikmişlerinin de (25.01.2021 tarihli başvuru talebi nazara alınarak) ödenmesi gerekirken bu yönde kuruma yaptıkları itiraz başvurularının reddedildiğini beyanla, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını, Bağ-Kur’lu hizmetlerinin dışlanmasını, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde yer alan hizmetlerine göre yaşlılık aylığı bağlanmasını ve fark birikmişlerinin de 25.01.2021 tarihli talebi nazara alınarak ödenmesine karar verilmesini, aksine kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık süresinin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olduğu, hizmet birleştirmesinden yararlanmadan 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı alabileceğinden davacının talebini reddeden kurum işleminin yerinde görülmediği gerekçesiyle, " davacının 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirilmesi olmadan 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki hizmetleri nedeniyle tahsis talebinde bulunduğu 24.01.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.01.1963 doğumlu davacının 24.01.2021 tarihindeki tahsis talep tarihi itibariyle 6854 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında, 2760 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında hizmetinin bulunduğu, davacının hizmet cetvelinde her ne kadar işe giriş tarihi 10.05.1991 olarak gözükse de ilk hizmet bildiriminin 1992/1. dönem olduğu, davacıya 01.02.2021 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a-b kapsamındaki tüm sigortalılık süreleri dikkate alınarak toplam 9614 gün üzerinden 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumdan hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın yalnızca 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamındaki sigortalılık süreleri nedeniyle 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasının talep edildiği, ancak taleplerinin reddedildiği, 2829 Sayılı Kanun'un 8. maddesinde "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir" hükmüne yer verildiği, ne var ki tek bir sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti ile yaşlılık aylığı almaya hak kazanıyorsa bu takdirde 2829 sayılı Kanun uygulanmadan, davacıya o Kurumdan aylık bağlanabileceği, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin B-j bendi gereği yaşlılık aylığına hak kazanan davacının 2829 sayılı Kanun'un 8/2 nci maddesine göre hizmet birleştirmesine zorlanması mümkün bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, 2829 sayılı Kanun'da sigortalılara seçme hakkı tanınmadığını, hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğunu, Kurum işleminde hata bulunmadığını, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının hizmet birleştirmesine zorlanmaksızın, 4/1-a kapsamındaki sigortalılık süreleri dikkate alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2829 sayılı Kanun

3.Değerlendirme

Eldeki dosyada, Mahkemece, davacıya 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık süreleri dikkate alınarak ve 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaksızın, 6854 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 /B maddesi kapsamında 24.01.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak, davacının aynı zamanda fark aylıkların başlangıçtan itibaren ödenmesi istemi bulunduğu ve davacıya Kurum tarafından 24.01.2021 tarihli tahsis talebine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın, davacının 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle 9614 prim ödeme gün sayısı üzerinden bağlanarak ödendiği, Mahkeme kararına istinaden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi kapsamında bağlanan aylığın ise sadece 4/1-a kapsamındaki prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak 6854 gün üzerinden bağlandığı gözetilerek, her iki aylık miktarı arasında fark bulunup bulunmadığının öncelikle, Kurum nezdinde bir araştırma yapmak suretiyle sonuç alınamaması halinde ise denetime elverişli rapor tanzim edilerek belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, davacının talebinin sadece fark aylıkların ödenmesine yönelik bulunmasına, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamış olmasına rağmen HMK 26 ncı maddesi hükmü ihlal edilerek yazılı şekilde karar tesis edilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.