4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/24547 E. , 2024/3465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanığın ceza infaz kurumunda X-Ray den geçerken çantasında telefon ve hafıza kartı görülmesi üzerine, telefonun alınacağını söyleyen görevli olan personele yönelik "Faşist ve alçaklar" dediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın görevli infaz koruma memurlarına "Alçaklar, faşistler" dediği iddia ve kabul olunan olayda, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, şikâyetçi C.C.Ö.'nün "Alçaklar" dendiğini hatırlamadığı, tanık İ.A.'nın da alçak denildiğine ilişkin bir beyanının bulunmayıp "Faşist" denildiğine yönelik anlatımı ve düzenlenen 07.11.2013 tarihli tutanak içeriği karşısında mahkemece tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilip hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı da açıklanıp tartışılarak sanığın eyleminin sabit olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının d bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.