Esas No
E. 2023/5790
Karar No
K. 2024/1845
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2023/5790 E.  ,  2024/1845 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/ipotek malikleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Şikayetçilerin 1158 ada 2 parsel numaralı taşınmazın ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesince; istemin reddine ve ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçilerin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçiler tarafından temyiz edildiği görülmektedir.

İİK'nın 134. maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı madde ayrıca "...talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir.

Anılan hükme göre "tapu sicilindeki ilgililer" de hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikayetinde bulunabilirler. Ancak tapu sicilindeki ilgililerden tapu sicil kaydında yazılı olan ve tapu sicil kaydının incelenmesi ile görülebilen kişiler anlaşılmalıdır. Tapu sicilindeki ilgililere örnek olarak ipotek alacaklıları, irtifak hakkı sahipleri, haciz alacaklıları, paylı mülkiyet satışında taşınmazın diğer paydaşları, tapu siciline şerh verilmiş ön alım, alım ve geri alım hakkı sahipleri ile tapu siciline şerh verilmiş olan taşınmaz satış vaadi alacaklısı cebri satışı da önleyecek şekilde lehine ihtiyati tedbir kararı almış olan kişiler verilebilir. "Tapu sicilindeki ilgililer" kapsamına tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı ayni hak sahipleri girmez ve yorum yolu ile de tapu sicilindeki ilgililer kavramı genişletilemez.

Somut olayda, İstanbul 10. İcra Dairesi 2018/2263 Esas sayılı icra takip dosyası ile alacaklı banka tarafından kredi sözleşmelerinin asıl borçluları ve ipotek veren BİS Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi ve SGM Enerji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile şikayetçi müteselsil kefiller aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayete konu 1158 ada 2 parsel numaralı taşınmazın satışı yoluna gidildiği ve şikayetin, ipotekli taşınmaz maliki BİS Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olduğu; şikayetçilerin, kredi sözleşmelerinin asıl borçlusu ve satışa konu ipotekli taşınmazın maliki olmayıp, tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de olmadıkları, müteselsil kefil oldukları görülmektedir. Şikayetçilerin takibe konu ipoteğe esas kredi sözleşmelerinde kefil olmaları, ihalenin feshini talep hakkı vermez. Bu durumda ihalenin feshini talep etmelerinde aktif husumet ehliyetlerinin (şikayet hakkının) bulunmadığının kabulü gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca, şikayet hakkı bulunmayan şikayetçilerin açtığı davada dava şartı gerçekleşmediğinden, bu hususun her aşamada kamu düzeni nedeniyle re'sen değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince; şikayetin aktif husumet (şikayet hakkının) yokluğundan reddi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur.

Ancak istemin,

İİK'nın 134/2. maddesi uyarınca şikayetçilerin aktif husumet ehliyetlerinin (şikayet hakkının) bulunmaması nedeniyle reddi halinde işin esasına girilmemiş olacağından, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece şikayetçilerin para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 05.05.2023 tarih ve 2023/8 E. - 2023/1193 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 02.11.2022 tarih ve 2022/549 E. - 2022/767 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinin tamamen silinerek karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog