Esas No
E. 2023/11815
Karar No
K. 2024/441
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11815 E.  ,  2024/441 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/171 E., 2023/363 K.
DAVA TARİHİ: 07.11.2012
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında eksik hesaplandığı iddiası ile basamak intibakının yapılması ve yaşlılık aylığının miktarının belirlenmesi, fark aylıkların davalı Kurumdan işleyen faizleri ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kuruma 3400014046093 sigorta sicil nosu ile kaydolduğunu ve 01.01.1982-10.05.1982 arası 506 sayılı Kanun'dan 126 gün prim ödemesinin bulunduğunu. 20.11.197-01.11.1988 ve 31.08.1989-10.06.2008 tarihleri arası 1479 sayılı Kanun kapsamında 18 yıl 10 ay 20 gün prim ödediğini. 01.03.1989-30.08.1989 ve 01.10.2008-08.05.2012 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında prim ödediğini. 02.03.1977 ile 02.11.1978 tarihleri arası 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması ödediğini. 08.05.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 9003 gün toplam prim gün sayısı ile emekli olduğunu ve maaş bağlandığını davalı Kurumca tüm primlerin 2926 sayılı Kanun kapsamında 9003 gün prim üzerinden maaş bağlanan sigortalıdan dahi az maaş bağlandığını, bağlanan yaşlılık aylığının düşük olduğundan Kuruma müracaat ettiğini, talebinin reddedildiğini. davalı Kurumun bu uygulamasının anayasa, yasa, sosyal güvenlik ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu. Bu nedenlerle davalı Kurumun yaşlılık aylığı hesabi yaparken davacının ödemiş olduğu prim gün ve miktarların yeniden hesap yapılması ve müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının tepeden bağlanan kazançlara göre yeniden değerlendirilerek, 01.06.2012 tarihi itibariyle bağlanan ilk maaş üzerine 50.00 TL arttırılmasına ve birikmiş olan farkların tazminine hak kazandığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesini talep ile dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili, davacının 08.05.2012 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden 01.06.2012 tarihinde aylık bağlandığını, bağlanan miktarda hata veya eksik ödeme söz konusu olmadığını. Kurum yasalarında emekli maaşları hesaplama şekli Kanun ile düzenlendiği ve bu şekil üzerinden hesaplama yapıldığını. Bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin ilk bozma öncesi verdiği ilk kararı ile davacının yaşlılık aylığının davalı Kurum tarafından eksik bağlandığının anlaşıldığı görülmekle, davacının talebi haklı ve yerinde görüldüğünden davanın kabulü ile davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihinden itibaren aylık 707,37 TL olduğunun tespitine, davacının fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden her bir aylığın ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi cihetine gidilmiş ve davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihinden itibaren aylık 707,37 TL olduğunun tespitine, davacının fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden her bir aylığın ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Mahkemenin ilk kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin ilk bozma kararı ile davacıya ay be ay ödenen aylıklar ile bağlanan aylıkta esas alınan tüm verileri içeren tahsis dosyası celp edilmeli, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden basamak tespiti ve aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olmayan hesaplama yöntemi içeren bilirkişi raporu esas alınarak, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, gereklerine işaret edilerek kararın bozulmasına dair karar verilmiştir.

B. Mahkemece 1 inci Bozmaya uyularak Verilen Karar

Mahkemenin, ilk bozma sonrası ikinci kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacının tahsis dosyası ile davacıya ödenen emekli aylıklarının ilk tahsisten dava tarihi olan 07.11.2012 tarihine kadar olan ay be ay dökümü celbedilmiş, ayrıca davacının 1479 ve 506 sayılı Kanun'lar kapsamında geçen hizmet sürelerine göre basamak tespitinin yapılarak yaşlılık aylığında esas alınan basamak ve basamak intibakı sonucu oluşacak prim borcu bulunup bulunmadığının bildirilmesi, varsa prim borcunun tutarının bildirilmesi için SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, SGK İl Müdürlüğünce verilen müzekkere cevabına göre davacının 1479 ve 506 sayılı Kanun'lar kapsamında geçen hizmet sürelerine göre 01.10.2008 tarihi itibariyle 12. Basamak üzerinden intibak işlemlerinin yapıldığı ve intibak sonucunda 31.03.2016 tarihi itibariyle davacının 29,62 TL prim borcu ile 13,41 TL ceza olmak üzere toplam 43,03 TL borcunun tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.

SGK kayıtları ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacıya prim borcunu ödemesi için mehil verilmiş, davacı tarafından prim borçları ödendikten sonra yeni basamak durumuna göre başlangıçtan itibaren tahsisi gereken yaşlılık aylığının tahsisi yönünden yaşlılık aylık tutarının tespit edilerek bildirilmesi için SGK İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 24.10.2016 tarihli cevapta davacının yeni basamak durumuna göre 01.06.2012 ila 26.10.2016 tarihleri arasındaki ödenmesi gereken maaşların dökümünün gönderildiği görülmüştür.

Yargıtay bozma ilamı ve SGK kayıtlarına göre davacının bağlanması gereken aylık miktarı yönünden bilirkişi raporu aldırılmak üzere dosya ... Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.02.2017 tarihli raporda tahsis talep tarihi olan 08.05.2012 tarihi itibariyle davacının eşi için %5 ek ödeme dahil yaşlılık aylığının 838,15 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.

Yapılan yargılama iddia, savunma, bilirkişi raporu, SGK kayıtları, Mahkememizin 10.10.2014 tarih ve 2012/320 Esas 2014/557 Karar sayılı kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarih ve 2014/27582 Esas 2015/11247 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 01.11.1982 tarihinden başlayıp 08.05.2012 tarihine kadar devam eden 126 gün 506 sayılı Kanun'a tabi zorunlu SSK hizmeti, 6800 gün 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalılığı ve 1477 gün 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu ayrıca 600 günlük askerlik borçlanması yaptığı toplam 9003 prim ödeme günü üzerinden 08.05.2012 tarihinde maaş tahsis talebinde bulunduğu ve davacıya 01.06.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.02.2017 tarihli rapora göre davacının aylık bağlama tarihi olan 01.06.2012 tarihi itibariyle alması gereken aylık tutarının 798,24 TL olduğu, ayrıca davacının eşi için %5 ek ödeme dahil davacının yaşlılık aylığının 838,15 TL olduğu, oysa davalı Kurum tarafından 01/06/2012 tarihi itibariyle davacıya aylık 445,45 TL maaş bağlandığı, davacının yaşlılık aylığının davalı Kurum tarafından eksik bağlandığının anlaşıldığı görülmekle, davacının talebi haklı ve yerinde görüldüğünden davanın kabulü gerekmiş, ancak her ne kadar bilirkişi tarafından davacının aylığı 838,15 TL olarak hesaplanmış ise de mahkememizce daha önce verilen 10.10.2014 tarihli 2012/320 Esas 2014/557 Karar sayılı davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihi itibariyle 707,37 TL olarak tespitine ilişkin kararın davacı tarafça temyiz edilmeyip davalı tarafça temyiz edildiğinden Yargıtay bozma ilamına göre aleyhe hüküm kurma yasağı nedeniyle davalı tarafın usulü kazanılmış hakkı gözönüne alınarak, davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihinden itibaren aylık 707,37 TL olduğunun tespitine, davacının fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden her bir aylığın ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin ikinci kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin ikinci bozma kararı ile eldeki davada, Mahkemece verilen 10.10.2014 günlü hüküm, özetle; “…davalı Kurumdan, 506 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık süreleri gözetilerek, davacının yaşlılık aylığında esas alınması gereken basamakları ile basamak intibakı sonucu oluşacak prim borcunun varlığı sorularak belirlenmeli ve anılan borcun ödenmesi için davacıya süre verilmeli, sonrasında bu basamaklara göre başlangıçtan itibaren tahsisi gereken yaşlılık aylığı tutarı Kurumdan sorularak tespit edilmeli, davacının Kurumca belirlenen basamak ve yaşlılık aylığı miktarına itiraz etmemesi halinde bu tutarlar esas alınarak hüküm kurulmalı, davacı tarafından Kurumca belirlenen basamak ve aylık miktarına itiraz edilmesi halinde ise, yukarıda belirlenen ilkelere göre gerektiğinde bilirkişi marifeti ile basamakların tespitinden sonra yaşlılık aylığı miktarının belirlenmesi” gereğine işaret edilmiş ise de, mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama ile bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmemiştir.

Mahkemece davacı hakkında oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi yerinde ise de, öncelikle basamak intibakı sonrası belirlenen aylık miktarına itirazının olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre aylık miktarının tespiti için rapor aldırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olduğu gibi, Kurumdan tüm verileri getirtmeksizin aldırılan bilirkişi raporunda A2 aylığı bakımından ağırlıklı ortalamanın belirlenmesi ile B aylığında esas alınan verilerin bozma ilamına aykırı şekilde belirlenmesi ve dayanaklarının net olarak belirlenmemesi usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir. Denilerek karar 2. kez bozulmuştıur.

D. Mahkemece 2 nci Bozmaya uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 2 nci bozmaya uyarak verdiği üçüncü kararı ile yapılan yargılama iddia, savunma, bilirkişi raporu, SGK kayıtları, Mahkememizin 10.10.2014 tarih ve 2012/320 Esas 2014/557 Karar sayılı kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarih ve 2014/27582 Esas 2015/11247 Karar sayılı ilamı, Mahkememizin 10.05.2017 tarihli 2015/383 Esas ve 2017/231 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2020 tarihli 2017/4470 Esas ve 2020/369 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 01.11.1982 tarihinden başlayıp 08.05.2012 tarihine kadar devam eden 126 gün 506 sayılı Kanun'a tabi zorunlu SSK hizmeti, 6800 gün 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalılığı ve 1477 gün 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu, ayrıca 600 günlük askerlik borçlanması yaptığı toplam 9003 prim ödeme günü üzerinden 08.05.2012 tarihinde maaş tahsis talebinde bulunduğu ve davacıya 01.06.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı,

Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda SGK tarafından bildirilen aylık miktarını kabul edip etmediği sorulmuş, kabul etmediklerini bildirmeleri üzerine aylık hesabı yapılması için dosya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının 01/06/2012 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanması gereken aylığının 771,47 TL bu aylık için ödenmesi gereken ek ödemenin 30,86 TL olması gerektiğinin bildirildiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ve tespitlerin Kanun'a ve dosya kapsamına uygun görüldüğü ve hükme esas alındığı, davalı Kurum tarafından 01.06.2012 tarihi itibariyle aylık 445,45 TL maaş bağlandığı, davacının yaşlılık aylığının davalı Kurum tarafından eksik bağlandığının anlaşıldığı görülmekle, davacının talebi haklı ve yerinde görüldüğünden davanın kabulü gerekmiş, ancak her ne kadar bilirkişi tarafından davacının aylığı 771,47 TL olarak hesaplanmış ise de Mahkememizce daha önce verilen 10.10.2014 tarihli 2012/320 Esas 2014/557 Karar sayılı davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihi itibariyle 707,37 TL olarak tespitine ilişkin karar ve Mahkememizin 10.05.2017 tarihli 2015/383 Esas ve 2017/231 Karar sayılı davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihi itibariyle 707,37 TL olarak tespitine ilişkin karar davacı tarafça temyiz edilmeyip davalı tarafça temyiz edildiğinden Yargıtay bozma ilamına göre aleyhe hüküm kurma yasağı nedeniyle davalı tarafın usulü kazanılmış hakkı gözönüne alınarak, davacının emekli aylığının 01.06.2012 tarihinden itibaren aylık 707,37 TL olduğunun tespitine, davacının fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden her bir aylığın ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine dair karar verilmiştir.

E. 3 üncü bozma kararı

1.Mahkemenin ikinci kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin üçüncü bozma kararı ile Mahkemece, yapılan yargılama ve gelinen aşamada, davacı hakkında diğer hizmetlerinin dikkate alınması sonucunda, 1999 basamağının 12. basamak olması ve 12 nci basamaktan aylık bağlanması gerektiği kabul edilerek, davacının basamak farkı nedeniyle oluşan 43,03 TL yi de 08.06.2016 itibari ile ödediği belirgin olması karşısında, davacının aylığının, intibak farkına ilişkin ödemeyi takip eden aybaşı olan 01.07.2016 tarihinden itibaren yükseltilerek ödenmesi ve 01.07.2016 itibari ile 1.091,03 TL asıl, 43,64 TL ek ödemeden oluşacağı dikkate alınarak bir karar verilmesi yerine, aksine kabuller ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir.

F. Mahkemece 3 üncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama iddia, savunma, bilirkişi raporu, SGK kayıtları, Mahkememizin 10.10.2014 tarih ve 2012/320 Esas 2014/557 Karar sayılı kararı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarih ve 2014/27582 Esas 2015/11247 Karar sayılı ilamı, Mahkememizin 10.05.2017 tarihli 2015/383 Esas ve 2017/231 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2020 tarihli 2017/4470 Esas ve 2020/369 Karar sayılı ilamı, Mahkememizin 11.06.2021 tarihli 2020/65 Esas ve 2021/401 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2022 tarihli 2021/11519 Esas ve 2022/15857 Karar sayılı ilamı, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01.11.1982 tarihinden başlayıp 08.05.2012 tarihine kadar devam eden 126 gün 506 sayılı Kanun'a tabi zorunlu SSK hizmeti, 6800 gün 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalılığı ve 1477 gün 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu, ayrıca 600 günlük askerlik borçlanması yaptığı toplam 9003 prim ödeme günü üzerinden 08.05.2012 tarihinde maaş tahsis talebinde bulunduğu ve davacıya 01/06/2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmış; Mahkememizce mevcut aşamada bozma ilamında belirtildiği üzere; davacı hakkında diğer hizmetlerinin dikkate alınması sonucunda, 1999 basamağının 12. basamak olması ve 12 nci basamaktan aylık bağlanması gerektiği kabul edilerek, davacının basamak farkı nedeniyle oluşan 43,03 TL'yi de 08.06.2016 itibari ile ödediği belirgin olması karşısında davacının aylığının, intibak farkına ilişkin ödemeyi takip eden aybaşı olan 01.07.2016 tarihinden itibaren yükseltilerek ödenmesi ve 01.07.2016 itibari ile 1.091,03 TL asıl, 43,64 TL ek ödemeden oluşacağı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile davacının emekli aylığının 01.07.2016 tarihi itibari ile aylık 1.091,03 TL asıl ve 43,64 TL ek ödeme olduğunun tespitine ve davacının fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden her bir aylığın ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı temyiz dilekçesinde;

davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 ve 2926 sayılı Kanun'lar kapsamında sigortalılığı bulunan davacı hakkında intibak yapılması ile yaşlılık aylığına esas basamağın yeniden belirlenmesi gerekip gerekmediği hususundadır.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve 359 uncu maddesi ile 369 uncu maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 Sayılı Kanun'un 51, 52 ve geçici 27 nci maddeleri hükümleridir.

2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.

3.Değerlendirme

Eldeki davada, davacının basamak farkı nedeniyle oluşan 43,03 TL'yi 08.06.2016 itibari ile ödediği belirgin olması karşısında davacının aylığının, intibak farkına ilişkin ödemeyi takip eden aybaşı olan 01.07.2016 tarihinden itibaren yükseltilerek ödenmesi ve buna göre davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi isabetli ve yerinde ise de, oluşacak fark tutarların da aynı tarihten itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gereğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Davalı ... Başkanlığının temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile Mahkeme kararının (2) nolu bendinin tamamen silinmesi ile yerine; "2-Davacının aylık farklarına, 01.07.2016 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.