6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2024/282 E. , 2024/975 K.
"İçtihat Metni"Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1. (2 kez) maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2019/394 esas, 2022/617 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 29/11/2023 gün ve 94660652-105-22-20382-2023-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.12.2023 gün ve 2023/128320 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya aslının diğer sanık yönünden istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında; "...uzlaştırmaya tabi olan bir suçla uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçun yargılaması devam ederken, hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından ihsası reyde bulunduğundan bahsedilemeyecektir.Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK'nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK'nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir…" şeklinde yer alan açıklamalar kapsamında, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği;
Somut olayda, sanık hakkında tehdit ve tefecilik suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın tefecilik suçundan beraatine, tehdit suçundan mahkûmiyetine dair Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli karar verildiği ve anılan kararın 16.02.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında işlediği iddia olunan tefecilik suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, tehdit suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 'Uzlaştırma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan ".... Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile de tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesindeki esas ve usullere göre aynı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde; (1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a)Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b)Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1.Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2.Taksirle yaralama (madde 89),
3.Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4.Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5.Hırsızlık (madde 141),
6.Dolandırıcılık (madde 157),
7.Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
8.Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
c)Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar." şeklinde hükme yer verilmiştir. Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; 5237 sayılı Kanun’un 106/1 inci maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmayan aynı Yasa’nın 241 inci maddesinde düzenlenen tefecilik suçuyla birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tefecilik suçundan beraat etmesi karşısında, tehdt suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 253 üncü maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2019/394 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.