Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/231
Karar No
K. 2023/1279
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/231 E.  ,  2023/1279 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/231
Karar No: 2023/1279
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2021 tarih ve E:2017/4120, K:2021/831 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/03/2021 tarih ve E:2017/4120, K:2021/831 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeksizin 03/07/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının üniversitede örgüt evlerinde kaldığına ve ev ablalığı yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,

Diğer hususlar yönünden, örgüte müzahir Kimse Yok Mu Derneği ve ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen kişilerle iletişim halinde olmasının, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, savunması alınmadan işlem tesis edildiği, tanık beyanlarının üniversite dönemine ilişkin olduğu, üniversite döneminden sonra (2010 yılından sonra) örgütle irtibat ve iltisakına yönelik bir ifadenin bulunmadığı, 2010 yılı sonrasında örgütle iltisakı veya irtibatını gösteren dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, tanık ...'nin ceza mahkemesinde verdiği ifadedede örgütün dışında olduğu hususunun açıkça belirtildiği, HTS kayıtlarındaki görüşmelerin hakim ve savcılarla yapılan görüşmeler olduğu ve mesleki ilişki nedeniyle yapıldığı, bu kişilerden bazılarının ByLock kullanıcısı olduğunun tarafınca o dönemde bilinmesinin mümkün olmadığı, Kimse Yok Mu Derneği ile yapıldığı belirtilen 50 adet görüşmeyi kabul etmediği, raporda kim tarafından arama yapıldığı veya mesaj gönderildiği hususunun belirtilmediği, söz konusu Dernekten telefonuna birkaç kez kandil ve bayram mesajı geldiği, bu durumdan rahatsız olarak söz konusu numarayı engellemeye çalıştığı ancak engellemeyemediği, kendisi ile aynı durumda olan çok sayıda hakim ve savcı görevine devam ederken kendisinin meslekten çıkarılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davacının ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeksizin 03/07/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.

Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.

Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 30/03/2021 tarih ve E:2017/4120, K:2021/831 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 07/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava dosyasının incelenmesinden, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin, dava konusu işlemin sebebini oluşturan, davacının terör örgütü ile iltisakının veya irtibatının bulunduğuna ya da bulunmadığına yönelik bir karar verilebilmesi için yeterli olmadığı değerlendirildiğinden; Davalı Hâkimler ve Savcılar Kurulundan;

1.Davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorularak, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi,

2.Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında var ise tüm bilgi ve belgelerin (ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı vb.) gönderilmesinin istenilmesi,

3.Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında var ise periyodik, ardışık ya da tekil ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı, operasyonel hatlardan aranma kaydı gibi bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, anılan belgelerin periyodik, ardışık ya da tekil ankesörlü görüşme kayıtlarına ilişkin raporlar olması halinde, bu raporlarda yer verilen periyodik, ardışık ve tekil ibarelerinin hukuki mahiyetlerinin açıklanmasının ve kayıtlarda ismi geçen kişilerin hâkim-savcı olup olmadığı, meslekleri, haklarında FETÖ/PDY nedeniyle soruşturma olup olmadığı, soruşturma ya da açılmış bir dava bulunması halinde Mahkeme adı ve esas numarası hakkında bilgilere yer verilerek anılan raporların analiz edilmek suretiyle bildirilmesinin istenilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğünden;

1.Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulması, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların bir örneğinin istenilmesi (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde),

2.FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının onaylı bir örneğinin istenilmesi, Yolunda ara kararı verilip, ara kararı uyarınca alınacak cevaplarla birlikte temyiz talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog