Esas No
E. 2023/1286
Karar No
K. 2024/207
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1286

KARAR NO: 2024/207

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

TARİHİ: 15/06/2023

NUMARASI: 2023/277 Esas - 2023/528 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket ile davalı (borçlu) ticari nitelikteki malzeme tedariki hususunda anlaştıklarını, davalı üniversitenin, müvekkili şirketten farklı zamanlarda malzeme satın aldığını ve iş bu malzemelerin davalıya teslim edildiğini, anlaşma gereğince müvekkili üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini ve buna istinaden de müvekkil şirket tarafından takibe konu faturaların düzenlendiğini, faturaya konu borçların ödenmemesi sonucunda taraflarından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden karşı taraf aleyhine icra takibine geçildiğini akabinde davalı (borçlu) vekili tarafından 20.02.2023 tarihinde asıl alacağa, faizine ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini, iş bu itiraz sonucunda icra takibinin durmasına karar verildiğini, davalının borca ilişkin itirazları tamamen soyut ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu. takip tarihinden sonra davalı üniversite tarafından takibe konu borca istinaden farklı tarihlerde müvekkili şirkete ödemeler yapıldığını, davalı üniversite tarafından 28.03.2023 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen mailde de müvekkili şirketin 28.03.2023 tarihi itibariyle davalı üniversiteden 783.384,73 TL alacağının bulunduğunun kabul edildiğini beyan ederek icra takip dosyasındaki icra prosedürleri yerine getirilene kadar davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarından borca yetecek miktardakine ihtiyati haciz konulmasına, borçlunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazının iptaliyle, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itirazdan dolayı davalının, asıl alacağın %20''sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; dava konusu uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan davacı tarafından “Asliye Ticaret Mahkemesinde” ikame edilen huzurdaki davanın mevzuat ve yerleşik yargı kararları doğrultusunda usulden reddi gerektiğini, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın müvekkiline bazı mallar teslim ettiğini ve bu malların karşılığının ödenmediğini öne sürerek eldeki davayı açtığını, müvekkiline gönderildiği iddia edilen malların eksiksiz ve tam teslim edildiğine dair, herhangi bir delil mevcut olmadığını , taraflar arasında süregelen alım satım ilişkisi nedeniyle davacı yana ödemeler yapıldığını, ödemelerin bir kısmının takipten önce, bir kısmının da davadan önce yapıldığını, bu ödemeler haricinde müvekkili kurumun davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının, alacak iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, tek taraflı sunulan cari kayıtların, malların teslim edildiğinin yahut alacağın varlığının kanıtı olmadığını, hatta fatura düzenlenmesinin dahi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, borcun likit olmadığını ve dolayısıyla aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğinden, ihtiyati haczin koşullarının da oluşmadığını, mutabakat yazısının geçerli olabilmesi için yazılı olarak düzenlenmesi ve imzaya yetkili kişilerce ıslak çift imzayla imzalanması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde bahsi geçen mailin, imza sirkülerinde yetkili olarak belirlenen kişilerce imzalanmış bir mutabakat metnini de içermediğini, yazılı delil veya delil başlangıcı niteliği dahi olmadığını, söz konusu mailin alacağın miktarı düşünüldüğünde yazılı bir delil olmadığı gibi, müvekkili kurumu bağlayıcı olmadığını beyan ederek görev itirazları nedeniyle davanın usulden reddine, esasa ilişkin açıklamaları nedeniyle esas yönüyle davacının tüm talepleriyle birlikte reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı arasındaki malzeme tedariki sözleşmesi kaynaklı olarak davalı tarafından ödenmediği ileri sürülen fatura alacağına ilişkin yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun Ek maddelerinde vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kuruldukları hükme bağlanmış olup; ayrıca vakıflar tarafından kurulacak yükseköğretim kurumlarına Yükseköğretim Kurulu kararı ile "Üniversite" adı verilebileceğini düzenleyen 3589 sayılı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 3.maddesinin, Anayasasının 6, 123 ve 130.maddelerine aykırı olduğu savıyla açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesince verilen 30.5.1990 gün ve E:1990/2, K.1990/10 sayılı kararda vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişiliğini haiz olduklarının belirlendiği, vakıf üniversitelerinin, kazanç amacı olmamak şartı ile mali ve idari konular dışında akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olarak Yükseköğretim Kurulunun görüş ve önerisi üzerine kanunla, tüzelkişiliği haiz olmak üzere kurulmakta olup; bu tüzel kişiliğin de gerek 2809 sayılı Kanun hükümleri ve gerekse Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca kamu tüzel kişiliği niteliğinde olduğu, davalının vakıf üniversitesi olması, kamu hizmeti yürütmesi ve tacir vasfında olmaması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye hukuk mahkemesi olduğu ve uyuşmazlığın Asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna " karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Davacı taraf, müvekkil kuruma vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak düzenlediği faturalardan kaynaklanan ödemelerini alamadığı için icra takibi başlatıldığını, müvekkil kurum açılan bu haksız icra takibine itiraz etmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan itirazın iptali davası ile mahkemece yaptığı inceleme sonucu 15.06.2023 tarihinde görevsizlik kararı verdiğini, kararı yazmış ve taraflara tebliğ ettiğini, kararda dava giderleri ile vekalet ücretine ilişkin bir karar oluşturulmadığını, esasen görevli mahkeme tarafından davanın yargılaması yapıldıktan sonra, yargılama giderleri ve vekalet ücretine görevli mahkeme tarafından dava bitiminde karar verilmesi gerektiğini, bu husus 6100 sayılı HMK.madde 331/2'de düzenlendiğini, ancak görevli mahkemede dava açılmaması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin nasıl oluşturulacağına dair bir hükmün bulunmasını, görevsizlik kararı veren mahkemenin hükümleri arasında bulunması gerekirken, anılan hükme, istinaf başvurusu yapılan kararda yer verilmemesini, istinaf başvurusu yapılmasını zorunlu kıldığını, ayrıca müvekkil kurum tarafından, davacı şirkete karşı cevap dilekçesinde sunulan dekontlardan da açıkça görüleceği üzere bütün ödemeler yapılmış olduğunu, işbu gerekçeyle davanın konusuz kaldığını, uyuşmazlık konusu ortadan kalkan bu davanın reddi gerektiğini, görevsizlik kararı her ne kadar hukuka ve usule uygun olduğunu, gerekçeli kararın hükmünde düzeltme yapılarak yeniden esas hakkında karar verilmesini ve davanın konusuz kalması nedeniyle reddini talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı yanın istinafa konu karara karşı kanun yoluna gitmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedileceğinden, davalının yargılama giderlerine ilişkin iddiası da yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket ile davalı (borçlu) ticari nitelikteki malzeme tedariki hususunda anlaştığını, davalı üniversite, müvekkil şirketten farklı zamanlarda malzeme satın almış ve işbu malzemeler davalıya teslim edildiğini, bu anlaşma gereğince müvekkil şirket üzerine düşen edimlerini yerine getirmiş ve buna istinaden de müvekkil şirket tarafından takibe konu faturalar düzenlendiğini, davalının borca ilişkin itirazları tamamen soyut ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu, dosya kapsamında yer alan evrakla da sabit olduğu üzere, müvekkil şirketin ... Üniversitesi'nden alacağı olduğu kuşku bulunmadığını, nitekim, davalı üniversite tarafından 28.03.2023 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen mailde de müvekkil şirketin 28.03.2023 tarihi itibariyle davalı üniversiteden 783.384,73 TL alacağının bulunduğu kabul edildiğini, açıklanan sebeplerle, davalı üniversite vekilinin kötü niyetli istinaf başvurusunun ivedilikle reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

GEREKÇE

Dava; satış akdine dayanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf kanun yoluna baş vurulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık; ilk derece mahkemesince kurulan hükümde taraflardan birinin süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi ihtimalinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin nasıl oluşturulacağına dair hüküm kurulmamış olmasının kararın kaldırılmasını gerektirip gerektirmediği noktasındadır. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür(HGK'nın 11.04.2019 tarih, 2017/15-2141 esas ve 2019/442 karar). Ticari davalar TTK.

4.maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Somut olayda uyuşmazlık TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında bulunmayan TBK da düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanmasına göre mutlak ticari dava niteliği bulunmamaktadır. Bu durumda dava da ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından davanın nispi ticari yani uyuşmazlığın her iki tarafın ki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığının da tespiti önem arz edecektir. Davacı şirket tacir olup, davalı vakıf üniversitesi tacir olmadığından (YHGK'nın 13.05.2015 tarih ve E:2014/13-566-K:2015/1339) davaya bakmakla görevli 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkemece davanın görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. HMK 297 maddesinde hükmün kapsamı açıklanmış olup, mahkeme kararlarının hüküm fıkrasında kararın dayanağı olan kanun metninin tam olarak hüküm fıkrasında yazılması gerektiğine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince isabetli olarak yargılama giderinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir. Anılan madde hükmü açık olup bu düzenleme davanın taraflarının bir hakkının kullanılmasına veya bir yükümlülüğü yerine getirmesine ilişkin olmayıp, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderinin ne şekilde hükmedileceğini ilişkin mahkemeye yönelik bir düzenleme olması da gözetildiğinde kanun maddesinin tam metinin gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yazılmaması HMK 297 maddesi uyarınca bir eksiklik değildir. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/02/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 3589 sayılı , 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür(HGK'nın 11.04.2019 tarih, 2017/15-2141 esas ve 2019/442 karar). Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu 6100 sayılı HMK.madde 331/2'de düzenlendiğini, ancak görevli mahkemede dava açılmaması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin nasıl oluşturulacağına dair bir hükmün bulunmasını, görevsizlik kararı veren mahkemenin hükümleri arasında bulunması gerekirken, anılan hükme, istinaf başvurusu yapılan kararda yer verilmemesini, istinaf başvurusu yapılmasını zorunlu kıldığını, ayrıca müvekkil kurum tarafından, davacı şirkete karşı cevap dilekçesinde sunulan dekontlardan da açıkça görüleceği üzere bütün ödemeler yapılmış olduğunu, işbu gerekçeyle davanın konusuz kaldığını, uyuşmazlık konusu ortadan kalkan bu davanın reddi gerektiğini, görevsizlik kararı her ne kadar hukuka ve usule uygun olduğunu, gerekçeli kararın hükmünde düzeltme yapılarak yeniden esas hakkında karar verilmesini ve davanın konusuz kalması nedeniyle reddini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı yanın istinafa konu karara karşı kanun yoluna gitmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.1 HMK md.2 HMK md.115/1 HMK md.297 K2809 md.3 TTK md.4 K6100 md.138 HMK md.362 HMK md.353 K6100 md.2 HMK md.331/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.