Esas No
E. 2006/13252
Karar No
K. 2010/8021
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

5. Ceza Dairesi         2006/13252 E.  ,  2010/8021 K.

"İçtihat Metni"

Nitelikli zimmet suçundan sanık ...’nın yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulüyle ikişer kez mahkümiyetine dair, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 24.10.2005 gün ve 2005/326 Esas, 2005/317 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanığa isnat ve kabul olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, kararın verildiği 24.10.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;

Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;

Suç tarihlerine göre sanık hakkında hükmedilen cezaların 765 sayılı TCK.nun 71. maddesi uyarınca içtiması ile tutuklulukta geçirilen sürelerin anılan yasanın 40. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi gerekirken, sanığa verilen cezaların 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca toplanmasına tutuklulukta geçirilen sürelerin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi,

Kanuna aykırı ise de; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan, “Sanığa verilen cezaların 5275 sayılı Kanunun 99. maddesi gereğince her cezanın kendi içinde bağımsızlığını koruyarak, neticeten sanığın sekiz yıl on dört ay hapis ve 2.200.000 TL. APC ile cezalandırılmasına,

CMK.nun 307/4. madde hükümleri nazara alınarak sanığın neticeten altı yıl on iki ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın infazına, nezarette ve tutuklulukta geçen süresinin TCK.nun 63. maddesi ile cezasından mahsubuna” ibarelerinin çıkartılarak “Sanığa sahtecilik suçlarından verilen cezaların 765 sayılı TCK.nun 71. maddesi uyarınca içtiması ile sanığın neticeten 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin 765 sayılı TCK.nun 40. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna”, şeklinde ifade edilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.