6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/4204 E. , 2024/1067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarih 2015/24497 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası üçüncü fıkrasının (e) benti, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/644 Esas, 2015/989 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) benti, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 07.01.2021 tarihli ve 2016/100621 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, zararın karşılanmış olduğunun dikkate alınmadığına,
2.Vesaire İlişkindir. III. GEREKÇE
1.Suç tarihinde sanığın av tüfeği ile gelerek katılanlara hitaben "ananızı avradınızı sinkaf edeceğim, ya birinizi öldüreceğim ya da biriniz beni öldürsün" diyerek silahla tehdit ettiği, katılanlar ... ve ...'in evlerine doğru av tüfeği ile rastgele birden fazla ateş ettiği, katılanlar ... ve ...'in evlerinin camlarının kırıldığı, ardından evinin balkonunda bulunan katılan ...'a doğru av tüfeği ile ateş ettiği, balkondan koşarak evinin bahçe duvarının arkasına saklanan katılan ...'a sanığın yeniden elindeki av tüfeği ile ateş ederek sağ kol omuz kısmından kasten yaraladığınınn iddia ve kabul edildiği dava konusu olayda;
2.Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bentine ve aynı yasanın 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) fıkralarına uyan nitelikli tehdit ve kasten yaralama suçlarının gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.12.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/644 Esas, 2015/989 kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.