11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/174
- Karar No
- 2011/4874
- Karar Tarihi
- 22.04.2011
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
11. Hukuk Dairesi 2011/174 E. , 2011/4874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2008 gün ve 2006/489-2008/260 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.09.2010 gün ve 2008/13725-2010/9346 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin değişik bankalarda yüksek meblağlarda döviz ve TL.hesapları bulunan başarılı bir iş adamı olduğunu, 20.03.2003 tarihinde (100.000) Euro' yu davalı bankanın Gazi Mahallesi Şubesi hesabına yatırmak istediğini, şube görevlilerince paranın sayılarak desteklendiğini ve işlerin yoğunluğu ve öğleden sonra daha detaylı görüşme yapılabileceği gerekçesiyle müvekkiline iade edildiğini, aynı gün saat 16.30 civarında şube görevlileriyle birlikte paranın vadeli ve dövize endeksli Euro Band hesabında değerlendirilmesinin kararlaştırldığını ve tekrar sayılarak teslim alındığını, bir gün sonra ise müvekkiline paranın tamamının sahte olduğu bildirilip bir takım usulü evrakın imzalanması halinde sorunun daha kolay çözümleneceği söylenerek üzerinde seri numaralarının yazıldığı belgelerin imzalatıldığını, daha sonra da paranın ödenmediğini, basit bir kontrol ile sahtelik anlaşılabilecekken paranın teslim alınmasından bir gün sonra sahtelik iddiasında bulunulamayacağını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının paranın kendisine başlangıçta nasıl geçtiği konusunda çelişkili ifadeler verdiğini, olaydan sonra davacıya imzalatılan belgelerin işlemin iptaline ilişkin olduğunu, davacı hakkında sahte parayı tedavüle sürmek suçundan dava açıldığını, sahte paraların davacıya iadesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın seri numaralarının davacı tarafından da imzalandığı ve davacı tarafından hesaba yatırıldığını ileri sürdüğü paraların tamamının sahte olduğu, anılan tarihlerde davalı banka şubesine (100.000) Euro' luk başka bir para girişinin yapılmadığı, 24.03.2003 tarihinde paranın davacıya ödendiğine dair dekontun da davacı tarafından imzalandığın, parayı nasıl temin ettiğine dair davacı ifadelerinin çeliştiği, kendisi de bir tacir olan davacının, paranın banka kayıtlarına girmesinden sonra sahte paraların seri numaralarının yazılı olduğu listeyi imzalamakla, yatırdığı paraların anılan listedeki paralar olduğunu kabullendiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.