8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/3091 E. , 2024/2658 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanığın Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2011 tarihli kararıyla çocuğun cinsel istismarı suçundan üç mağdura yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyetine karar verilmiş ve hükümler Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 04.07.2013 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiş, kesinleşen mahkeme ilamı üzerine sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suç duyurusunda bulunulmuştur.
2.Didim Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
3.Didim 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli kararıyla sanığın cebir tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ve hükmolunan cezadan takdiri indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurlardan Aslı ve Celal Efe'nin 1999 doğumlu, Gökçen'in ise 1998 doğumlu olduğu, Didim ilçesinde ailelerine ait yazlık siteye tatil için geldikleri, sanık ...'ın aynı yazlık sitede ikamet ettiği, sanığın 2007-2008 yıllarında mağdurlara evindeki deniz kabuklarını göstermek, dondurma almak gibi bahanelerle evine getirdiği çocukları kucağına oturtmak ve sıkmak suretiyle basit cinsel istismarda bulunduğu, 2007 ve 2008 yıllarında gerçekleşen cinsel eylemlerin Aslı'ya karşı bir kez, Gökçen'e karşı ise iki kez gerçekleşiği, 2009 yılında ise daha bilinçlenen Aslı ve Gökçen'in sanığa yaklaşmadığı ancak mağdur ...'yi değişik bahanelerle kandıran sanığın tam dört kez evinde, bahçede ya da inşaat halindeki eve mağduru götürerek burada basit cinsel istismarda bulunduğu ve mağdur ...'nin ruh sağlığının bozulduğunun anlaşıldığı, (sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan üç ayrı suçtan aldığı hapis cezalarının kesinleştiği) iddialarına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Mağdurların tüm aşamalarda tutarlı beyanları, doktor raporları ve sanık savunmasıyla dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın bir alacak meselesine aracılık yaptığından dolayı husumet duyan ailenin kendisine iftira attığına dair oluşa uygun düşmeyen savunmasına itibar etmeyen mahkemenin dosya içindeki delillere uygun kabulüne göre atılı cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmış, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik eleştiri ve düzelterek onama kararları usûl ve yasaya uygun bulunmuştur.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkûmiyetine dair kararda isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Didim 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.