10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13680 E. , 2023/13576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle tahsisi, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.2015 tarihinden itibaren yurt dışı borçlanması kapsamında 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alırken, davalı Kurum tarafından aylığa esas 4/1-a kapsamda 20 gün bildiriminin işyerinin sahte olması nedeniyle iptal edildiğini, aylığın baştan itibaren iptal edilerek, ödenen aylıkların yersiz aylık borcu çıkarıldığını, Türkiye'de 4/1-a kapsamda çalışması olmadığından yurt dışı borçlanmasının 4/1-b kapsamda sigortalılık süresine dönüştürüldüğünü, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşulları oluşmadığı için aylığın bağlanamadığını, aksine işlemin iptali ile 4/1-a kapsamda 20 günlük bildirimin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden tahsisine yersiz aylık borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili çalışmanın ispat edilemediği, yaşlılık aylığı koşullarının bulunmadığı, çıkarılan 01.09.2015-21.11.2020 tarihleri arasındaki 96/a kapsamda yersiz aylık borcunun, davacı kusurunun bulunması nedeniyle isabetli bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece istinaf harçlarının yatırılması için süre verildiğini ancak kesin süre verilmemiş olduğunu, müvekkilinin Almanya'da olmasından dolayı hemen ulaşamadıklarını bu nedenle ek kararın kaldırılması gerektiğini, esas kararla ilgili de aynı işyerinde çalışmayan sadece komşu işyerlerinden elde edilen tanıkların beyanlarının esas alınmasının yasalara aykırı olduğunu, yargılama sırasında davacının iddia konusu çalışmalarını ispata yarayacak resmi belge veya yazılı delil tespit edilemediğinden ve somut delil olmadığından bahisle karar verilmesinin yasalara aykırı olduğunu, burada resmi evrakın zaten SGK bildirim belgeleri olduğunu, bunun aksinin ise davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu işyerinde zaten inşaat işi olup sadece süre içerisinde gelip gidenler tarafından bilinen iş yeri olduğunu, bu işyerine gelen ve çalışmasını bilen ise tanık olarak tanık ... ve Eşi ... olduğunu, dolayısıyla bu tanıkların beyanlarına itibar edilmesi gerekirken ve resmi olarak Türkiye'ye geliş ve dönüşlerine dair dosyaya sunulan resmi evraklar ile birlikte değerlendirildiğinde fiili çalışması açıkça ortaya konulmuşken, takdirde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesinin yasalara aykırı olduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta; davacı SGK denetmen raporu doğrultusunda kurumca iptal edilen 29.07.2015 - 17.08.2015 tarihleri arasındaki geçen çalışmasının fiili ve gerçek olduğu iddiasıyla eldeki davacı açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında toplanan delillere, dava ve cevap dilekçelerine, 31.08.2020 tarih ve 2020/Şİ/051 sayılı SGK denetmen raporu içeriğine, tanık beyanlarına ve özellikle de davacı adına uyuşmazlık konusu dönemde hizmet bildirimi yapılan işyerinde 2015 yılının ocak ayından itibaren halı satışı işi yaptığını söyleyen dükkan kiracısı O.U.Y.'nin SGK denetmenine verdiği ifade ve yargılama sırasındaki beyanına, yine dükkan sahibi İ.S. beyanı ile davacının yargılama sırasındaki beyanına (işyerinde ne işi yapıldığını bilmediğine ilişkin) aynı işyeri ile ilgili dairemiz ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi denetiminden geçerek kesinleşen dosyalara ve tüm dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesi red kararı ve gerekçesi doğru olup davacının istinafının yerinde olmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin esasa yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle tahsisi, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 506 ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.