Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9341 E. , 2023/6974 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
2.…Bakanlığı …Başkanlığı/ANKARA
DAVANIN KONUSU :Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu 21.06.2021 tarihli, 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararında imar planı değişikliklerine yönelik itirazların değerlendirilmesi ile birlikte yeni imar planlarının onayının yapıldığı, yeni bir imar planı hazırlanması ile mevcut bir imar planında değişiklik yapılmasına yönelik süreçlerin birbirinden oldukça farklı olduğu, onaylanan yeni planların askı işlemleri yapılmaksızın yürürlüğe girmesi mümkün olmadığından, dava konusu imar planlarının onama işlemlerinin imar mevzuatına aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, davacının dava açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, plan değişikliklerinin imar mevzuatına, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı iki kısımdan oluşmakta olup, söz konusu Karar ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesinin yanında, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden bahisle, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile sadece 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmediği, alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği, zira bu aşamada alana ilişkin mevcut imar planlarının mahkeme kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle planların mevzuat gereği zaten yeniden onaylanması gerektiği ve davacı tarafından açıkça 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptalinin istendiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin imar planlarına askı süresinde yapılan itirazların reddine ilişkin olmadığı, bunun yeni bir plan niteliğinde olduğu dolayısıyla onaylanan imar planlarının ilgili yerlerde bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanunun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinin dava konusu işlem tarihindeki halinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü yer almış; aynı Kanunun Ek 3. maddesinde de: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir ve yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." düzenlemesi getirilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunun yukarıda anılan Ek.3 maddesinde, 24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle özelleştirme idaresince onaylanan planların 3194 Kanunun 8. maddesinde yer alan ilan ve askıya dair hükümlerden muaf tutulmasına ilişkin olarak getirilen hüküm, 28/12/2011 tarih ve 28156 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, özelleştirme idaresince yapılan nazım ve uygulama imar planlarının da, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen kurallara göre askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanıp Cumhurbaşkanlığının 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı kararıyla onaylanarak, 04/02/2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 17/02/2021 - 19/03/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılan, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine, askı süresinden sonra 22/03/2021 tarihinde, davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine, dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verildiği, dava konusu karar ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedildiği, ayrıca alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden bahisle, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği, dava konusu işlemin yeni bir plan niteliğinde olduğu anlaşıldığından, onaylanan imar planlarının 3194 sayılı Kanunun 8. maddesine uygun bir şekilde bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, davanın davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2022 tarih ve E:2021/7306, K:2022/6786 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/10/2022 tarihli, E:2022/2553 K:2022/2980 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:Özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanıp Cumhurbaşkanlığının 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı kararıyla onaylanarak, 04/02/2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 17/02/2021 - 19/03/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılan, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine, askı süresinden sonra 22/03/2021 tarihinde, davacı tarafından itiraz edilmiştir.
Bunun üzerine, dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verildiği belirtilmiştir. 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılıCumhurbaşkanlığı kararının 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmasının ardından söz konusu kararla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 194 sayılı İmar Kanunun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinin dava konusu işlem tarihindeki halinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun Ek 3. maddesinde ise: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir ve yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükümleri yer almaktadır.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunun yukarıda belirtilen ek.3 maddesinde, 24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle özelleştirme idaresince onaylanan planların 3194 Kanunun 8. Maddesinde yer alan ilan ve askıya dair hükümlerden muaf tutulmasını öngören hükmün, 28/12/2011 tarih ve 28156 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararıyla; "Dava konusu kurallarla sözü edilen taşınmazlara ilişkin olarak İmar Kanununun 8. maddesindeki imar planlarının onaylanmasının ardından kamuoyuna mahalli araçlarla duyuru yapılarak aleniyetin sağlanması ve bu süre içinde yapılan itirazlar sonucunda kesinleşmesi yönteminden vazgeçilmekte, imar plânları ile bunlara bağlı parselasyon plânlarının Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanması ve Resmî Gazetede yayımlanmalarının ardından idari açıdan kesin ve uygulanması gereken bir işlem hâlini alması öngörülmekte, sözü edilen planlardaki yanlışlık ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla ilgililerce idareye başvurulması ve idarenin de itiraza konu işlemi kaldırarak ya da değiştirerek plânlardaki hukuka aykırılıkları giderebilmesinin yolu kapatılmaktadır. Bu durumda, ilgililerin bu taşınmazlara ilişkin imar planları ile bunlara bağlı parselasyon planlarındaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için yetkili ve görevli idari yargı mercilerine dava açmak dışında, bir başvuru imkânı kalmamaktadır. Kuralın imar plan ve değişikliklerini veya bunlara ilişkin onama işlemlerini askı sürelerine tâbi kılmamakla, yargı yolunu ve hak arama özgürlüğünün kullanılmasını zorlaştırdığı açıktır." gerekçeleriyle iptaline karar verilmiş olup, özelleştirme idaresince yapılan nazım ve uygulama imar planlarının da, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen kurallara göre askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmesi gerektiğine duraksama bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 7.maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."hükmü, 20/A maddesinde ise, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarına karşı açılacak davaların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usulde dava açma süresinin 30 gün olduğu hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu olayda, iptali istenen 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı iki kısımdan oluşmakta olup, söz konusu Karar ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesinin yanında, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden bahisle, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından imar planı değişikliklerine yönelik itirazların değerlendirilmesine ilişkin kararla yeni bir plan onayı yapılamayacağı, yeni bir imar planı hazırlanması ile mevcut bir imar planında değişiklik yapılmasına yönelik süreçlerin birbirinden oldukça farklı olduğu, ayrıca onaylanan yeni planların askı işlemleri yapılmaksızın yürürlüğe girmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı süresinden sonra 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca yapılan itirazın (işlemde 11. maddenin uygulanmayacağı bildirilmediğinden) zımnen reddedilmiş sayıldığı tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde anılan planların iptali istemiyle dava açılması gerekmekte ise de, yukarıda belirtildiği üzere, anılan itirazlar üzerine alınan 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile sadece 03/02/2021 tarih ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmediği, alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği, zira bu aşamada alana ilişkin mevcut imar planlarının mahkeme kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle planların mevzuat gereği zaten yeniden onaylanması gerektiği ve davacı tarafından açıkça 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptalinin istendiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin imar planlarına askı süresinde yapılan itirazların reddine ilişkin olmadığı, bunun yeni bir plan niteliğinde olduğu dolayısıyla onaylanan imar planlarının ilgili yerlerde bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesi kapsamında kalan dava konusu işlemin İPTALİNE,
2.Sonuç olarak İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden, önceki kararda davacı üzerinde bırakılan …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3.Temyiz aşamasında yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.