49. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 18.02.2019 tarihinde Abonelik sözleşmesinin akdedildiğini, akdedilen sözleşme gereği aylık 1.450,00TL+KDV abonelik ücreti karşılığından 01.09.2019-31.12.2019 tarihleri arasında 10 araçlık otopark hizmeti verildiğini, taraflar arasındaki cari hesap ekstresi incelendiğinde davalı tarafın 12.06.2021 tarihinde davacı tarafa 25.604,60-TL borcunun olduğunu, ancak borcun ödenmediğini bunun üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak itiraz edilerek takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Davacı taraf delil olarak; İstanbul .... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyası, abonelik sözleşmesi, cari hesap ekstreleri, abonelik sözleşmesi feshine ilişkin evraklar, tanık, yemin, keşif, bilirkişi incelemesi, ödene dekontları, fatura, ticari defter ve belgeler ve sair delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; otopark kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememiz 23/10/2023 tarihli, ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesinin 2024/1001 esas, 2024/650 karar ve 14/03/2024 tarihli kaldırma kararı ile '' 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Dosya kapsamından; davaya dayanak olan 18/02/2019 tarihli Abonelik Sözleşmesinin 3.1. Maddesinde" İş bu sözleşmeye konu otopark 1.450,00TL+KDV aylık abone ücreti karşılığında ABONE'ye, üyelerine çalışanlarına ve müşterilerine ücretsiz olarak kullandırmak üzere bırakılacaktır." hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin 3.4 maddesinde " ABONE otoparkın temizliği ve çevre düzenlemesi hususlarında gerekli titizliği göstermek zorundadır. ABONE, ilgili alanda görevli alanda bulunacak personelinin kılık- kıyafet, hal ve hareketlerini denetim altında tutacak ve herhangi bir olumsuzluğu sebebiyet verilmesini engelleyecektir" hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
Sözleşme ve 30/01/2019 tarihli yazı içeriğine göre; dava konusu otoparkın zilyetliğinin davalıya devredildiği, davalının aylık 1.450,00 TL + KDV bedeli karşılığı otoparkı kullandığı, buna göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. Maddesinde düzenlenen kiralama ilişkisi olduğu, sözleşmenin 3.1. Maddesindeki " İş bu sözleşme bir kiralama sözleşmesi değildir" hükmünün sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğini değiştirmeyeceği, sözleşme içeriğine göre davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bu nedenlerle Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girerek davanın kabulüne karar verilmesi hata bulunmaktadır.
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yazılı olduğu şekilde gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verilmiş olması sebebiyle, mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. '' şeklinde kesin olarak kaldırılmakla mahkememize tevzi edilen dava dosyası incelendi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, İstinaf kararı ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklı davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçede açıklandığı üzere;
1.Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına,
4.Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.05/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)