11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12181 E. , 2010/6931 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2008
NUMARASI : 2005/120 - 2008/91
Taraflar arasında görülen davada Eyüp 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2005/120 - 2008/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davalılardan ...vekili Av.... ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili Av.... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı ...ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkilinin elindeki parayı dostluğuna güvendiği ...aracılığı ile davalı bankanın 500 Evler Şube Müdürü davalı... ile tanıştığını, 12.06.1997 tarihinde % 98 faiz oranlı 6 ay vadeli (5.000.000.000.-) TL'lık hesap açtığını, hesap açıldığında kendisine verilen hesap cüzdanında hesap sahibi olarak yalnızca kendi adı gözükürken, 6 ay sonra bankaya müracaat ettiğinde hesabın müşterek hesap olduğunun kendisine bildirildiğini, hesabın sadece müvekkiline ait iken davalı ...'ın sonradan hesaba ortak edildiğini, bundan sonra hesaptaki paranın 16.12.1997 tarihinde ...'a ödenerek kapatıldığını, müvekkilinin hatırlı banka müşterisi davalı ...ile banka personelince birlikte aldatılarak dolandırıldığını ileri sürerek, müvekkiline bankaya yatırılan (5.000.000.000.-) TL'nın 12.06.1997 hesap tarihinden itibaren davalı bankanın cari faiz oranları üzerinden güncelleştirilerek (3.000.000.000.-) TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.02.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini (80.609,22) YTL olarak belirlemiştir. Davalı ...vekili, davacının iddia ettiği banka hesabına yatırılan paranın tamamen müvekkiline ait olup, faiz isteminin dayanağı olmadığı gibi fahiş bulunduğu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Davalı... vekili, hesabın müşterek olduğunu, müvekkili ve bankaya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, hesabın müşterek hesap olarak açılıp 16.12.1997 tarihinde 7.167.384.108.-TL olarak ...tarafından kapatıldığı, akabinde ...adına 6 ay vadeli hesap açılarak bilahare başka hesapları ile bu hesabı da kapatarak bedelleri ile hazine bonosu aldığını, hazine bonolarını nakde tahsil ederek hesabına aktardığı, davacının müracaat ederek paranın kendisine ait olduğu iddiası üzerine ...hesabındaki (30.022.502.806.-) TL'lık mevduata bloke konulduğu, davacı aleyhine girişilen icra takibinde davacı hesabına haciz konulması nedeniyle (15.803.858.000.-) TL'nın icra dosyasına ödendiğini, daha sonra borçlusu ...olan takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle hesapta kalan (79.552,96) YTL üzerine bloke konularak 24.06.2005 tarihinde icra dosyasına yatırıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı ...'in davalı ...aracılığı ile tanıdık şube olduğunu belirttiği davalı banka Beşyüzevler Şubesi'ne (5.000,00) YTL'lık 6 ay vadeli mevduat hesabı açtırdığı, davalı ...'ın, diğer davalı banka müdürü ile davacının hesabını boşaltıp, davalı ...adına naklettikleri, her iki davalının da ceza mahkemesinde dolandırıcılık suçundan mahkum oldukları, yapılan temyiz üzerine... hakkındaki hükmün kesinleşip, ...hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, manevi tazminat isteminin koşullarının ise oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile (80.609,22) YTL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankanın mahkeme karar başlığında gösterilmemiş olmasının maddi hataya müstenit olup mahallince düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm,davalılar vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava konusu alacak bankaya karşı, banka mevduat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, özel yasada ayrı bir zamanaşımı düzenlemesine yer verilmemesi nedeniyle BK’nun 125. maddesinde öngörülen (10) yıllık genel zamanaşımına ,davalı banka çalışanının davacı tarafa verdiği zarar açısından sorumluluğu ise haksız eylem hükümlerine göre değerlendirilecektir. Zamanaşımı süresi ve bu sürenin başlangıcı bakımından, BK'nun 60. maddesi hükmü uygulanacak olup, maddede 1 ve 10 yıllık süre öngörülmüştür.10 yıllık süre, her halükarda uygulanacak zamanaşımı süresi olmayıp, 10 yıllık süre içerisinde zarar ve faile ıttıla tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmayan davalar zamanaşımına uğrar. BK'nun 60. maddesinin 2.fıkrasına göre, zarar-ziyan davası, ceza kanunları gereğince müddeti daha uzun zamanaşımına tabi cezayı gerektirir bir fiilden doğmuşsa, şahsi davaya da o zamanaşımı süresi uygulanır. Öte yandan diğer gerçek kişinin eylemi sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olup eylemi, BK’nun 66. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabidir. Bu durumda mahkemece her bir davalının sorumluluğunun anılan hükümler dikkate alınarak zamanaşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle işin esasına girilmiş olması doğru görülmemiştir.
3.Öte yandan, mahkemece yapılacak inceleme sonucunda davanın zamanaşımına uğramadığının kabulü halinde,davacı tarafından davacı alacağının davalı banka cari faiz oranları üzerinden hesaplanacak bakiyesinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise başka bankaların o dönemlerde vermiş olduğu faiz oranları da dikkate alınarak hesaplama yapılmış olması ve anılan raporun hükme esas alınması HUMK’nun 74. maddesine aykırılık teşkil etmekle kararın açıklanan nedenle dahi davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.