11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/444 E. , 2024/5014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sanık ... hakkında defter kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
2.Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 02.06.2022 tarihli kararı ile bozma kararı verilmiştir.
3.Bozma üzerine, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2022/646 Esas, 2023/953 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davalarının, zamanaşımı nedeniyle, düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, atılı suçlardan sanıkların mahkumiyeti yerine düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE
Sanıklara yüklenen sahte fatura düzenleme ve sanık ...'ye yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve aynı maddenin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, kesen son işlemin 15.04.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu, bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2022/646 Esas, 2023/953 Karar sayılı kararlarında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.