9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/8975 E. , 2024/880 K.
"İçtihat Metni"...
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2015/389 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı
Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararlarının sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/16172 Esas, 2022/9769 Karar sayılı kararı ile "...sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, olay tarihinde mağdurenin özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı iş yerinde koruma ve güvenlik amiri olması karşısında eylemini hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği nazara alınarak hakkında 5237 sayılı TCK'nın 102/3-b. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3 üncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ile katılan arasındaki ast - üst ilişkisi araştırılmadan, bu hususta tarafların çalıştığı kuruma müzekkere yazılmadan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, katılanın o dönemde hizmet alımına bağlı olarak istihdam edilen şirket personeli olup, sanık ile katılan arasında ast üst ilişkisi bulunmadığına, aralarında hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz bulunmadığına, sanığın Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nda güvenlik amiri olarak çalıştığına, sanığın mağdureye fiziksel temasının bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğinin tanık beyanları, kamera kayıtları, yazı belgeler ve diğer hususlarla sabit olduğuna, sanık ile mağdure arasında husumet bulunduğuna, olay günü mağdurenin davranışlarında bir değişiklik olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/645 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi. ...