Esas No
E. 2022/6905
Karar No
K. 2023/7068
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2022/6905 E.  ,  2023/7068 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/637 E., 2022/592 K.

HÜKÜM/KARAR : Davacı ... yönünden reddine, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/330 E., 2021/311 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar; Doğankent kazası, ... köyü, ... mevkiinde kâin 241 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamı kendileri ile davalı adına hisseli olarak kayıtlı iken davalının bu arazi üzerine 131 m² alanlı inşaat yaptırdığını ve kadastro tespiti sırasında da yaptırdığı evi kendi adına yazdırdığını, yokluklarında davalının daha sonra kendi adına tapu çıkararak 241 ada 3 parsel sayılı taşınmaz tapusunu kendi adına tescil ettirdiğini, davalının kötü niyetli olarak bu işlemi yaptığını ileri sürerek 241 ada 3 parsel sayılı 131 m² alanlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tespitten önceki eski tapu kaydında olduğu gibi taşınmazın davacılar ve davalı adına hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı, 10 yıllık sürenin dolduğunu, esasa ilişkin olarak ise davanın haksız olduğunu, davacılarla ortak parsellerinin 241 ada 2 nolu parsel olduğunu, dava konusu 241 ada 3 nolu parsel hakkında açtıkları davalarının yerinde olmadığını, çünkü babalarının sağlığında bu araziyi ev yapması için kendisine 2001 yılında vermiş olup verilen arsa üzerine 2001 yılında ev yapmaya başladığını, maddi zorluklardan dolayı evini 2007 yılında bitirerek taşındığını, babaları ...'ın 2003 yılında öldüğünü, onun sağlığında hiçbir ihtilaf olmadığını, ev ve arsasının kendi zilyet ve tasarrufu altında bulunduğunu, kadastro tespiti esnasında davacıların kendisine ait 241 ada 3 nolu parsele itiraz ettiklerini ve bu parselin hisseli yazıldığını ve kendisinin kadastro müdürlüğüne müddeti içerisinde itiraz ederek bu parselin kendisinin olduğu ve parsel üzerindeki evde davacıların hakkı olmadığını tespit ettirdiğini, bu hususların tespit tutanaklarında belli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2019/330 Esas, 2021/311 Karar sayılı kararıyla; davacı ... yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer davacı ... tarafından açılan davanın ise takipsiz bırakılması ve süresi içerisinde yenilenmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünü, çünkü 241 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 08.07.2009 tarihli kadastro tutanağının iktisap sütunundan anlaşılacağı üzere 1/3'er pay olarak davacılar ve davalılar adına tespit edildiğini, davacıların bir bütün halinde parseli bildiklerinden ve 1/3' er taksim paylarından emin olduklarından arazi üzerine ev yapmak istediklerini, niza çıkınca 241/3 sayılı küçük bir parselin bölündüğünü, davalı kardeşin kadastro bilirkişi ve kadastro elemanlarını yanıltarak evinin olduğu alanda kendisine müstakil tapu yazdırmış olduğunu öğrendiklerini ve hemen yasal süre içinde bu davayı açtıklarını, dava dilekçesinde 241/2 sayılı parselin tahdit ve tespitinin 1/3 olarak adlarına yazıldığını delil olarak dava dilekçesinde belirttiklerini, 241/2 parsel gibi 241/3 parselin de 1/3'er oranında tescilini talep ettiklerini, tarafların mirasbırakanın ölümünden sonra 2004 yılında intikal eden taşınmazları haricen ve rızaen paylaştıklarının dinlenilen tanık ve bilirkişi beyanları ile keşifte sabit olduğunu, bu rızai taksimde 241/2-3 parsellerin bir bütün halinde 1/3'er pay olarak bu davanın tarafları adına yazımı konusunda taksim olgusunun varlığının ortaya çıktığını, dava konusu 241/3 parselin davalı adına müstakilen yazılmasını gerektirecek hiçbir hususun dosyaya yansımadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/637 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, kadastro komisyonu tarafından yapılan incelemede bilirkişilerin beyanına, taşınmazın kullanım durumunun bunu desteklemesine, komisyon incelemesinin aksinin ispatlanamamasına ve tüm dosya kapsamına göre istinaf edenin sıfatı gözetilerek Mahkeme kararının yerinde olduğu değerlendirilmekle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı ...

vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri iddialarını yineleyip, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi.

3.Değerlendirme

1.Kadastro sonucu; Giresun ili, Doğankent ilçesi, Çatak köyü çalışma alanında bulunan 241 ada 3 parsel sayılı taşınmazın rızai taksim nedeniyle belgesizden 1/3 'er oranda paylı olarak ve betonarme 3 katlı ev ve arsası vasfıyla Ahmet oğulları Hasan, Mehmet ve Yücel adına tespit edildiği, kadastro tespitine davalı ... tarafından yapılan itirazın Kadastro Komisyonu'nun 25.08.2009 tarihli kararıyla kabul edilerek taşınmazın ... adına tespitine karar verildiği, askı ilanlarının 09.09.2009-09.10.2009 tarihleri arasında yapıldığı, tespitin 12.10.2009 kesinleştiği, eldeki davanın ise 05.08.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) Harç : Onama Harcı : 269,85 TL Peşin Harç : - 80,70 TL

A. G.H : 189,15 TL - KARŞI OY -

Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davacı ... yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Dairemizin Sayın Çoğunluğunca da anılan karar onanmıştır. Sayın Çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık davada ispat külfetinin davacıda mı yoksa davalıda mı olduğu noktasında toplanmaktadır.

Davacı taraf 241 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamının kendileri ile davalı adına hisseli olarak kayıtlı iken davalının bu arazi üzerine 131 metrekare alanlı inşaat yaptırdığını ve kadastro tespiti sırasında yokluklarından faydalanarak kendi adına müstakil tapu çıkartarak 131 metrekare alanlı yeri kendi adına tescil ettirdiğini, bu kısmın babalarından kendilerine kalıp her bir kardeşin 1/3 hissesinin bulunması gerektiği, dolayısıyla taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacılar ve davalı adına 1/3 hisse ile tapuya kaydedilmesini talep etmişlerdir.

Dinlenen tüm mahalli bilirkişiler ile davacı ve davalı tanıkları dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisi ...'dan geldiğini ifade etmişlerdir. Davalı ise dava konusu yerin müstakilen kendisine ait olduğunu savunmuştur.

Taşınmazın muristen geldiği tespit edildikten sonra taşınmazın herhangi bir nedenle taksim, bağış vb. davalıya kaldığını ispat etme yükümlülüğü yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davalıya aittir. İDM'ce ispat külfeti ters çevrilerek bu hususun davacı tarafça ispatlanması gerektiği kabulüyle davanın reddine karar verilmiş olup taşınmazın kök muristen geldiği anlaşıldıktan sonra ispat külfetinin davalıya yükletilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle BAM kararının kaldırılarak İDM kararının bozulması gerekirken Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına kararına iştirak edilememiştir.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog