Esas No
E. 2022/260
Karar No
K. 2024/532
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/260 Esas

KARAR NO: 2024/532

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/07/2020

NUMARASI: 2018/732 Esas, 2020/357 Karar

DAVA: GENEL KURUL KARARININ İPTALİ
KARAR TARİHİ: 02/05/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin 23/06/2018 tarihli genel kurul toplantısında kabul edilen 5, 6 ve 8 nolu kararların kooperatifin 11/06/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda da karara bağlandığını, 11/06/2017 tarihli genel kurul kararlarının iptali için Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/630 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, açılan davada sözkonusu kararların tedbiren yürürlüğünün durdurulması üzerine, yeniden kötüniyetli olarak aynı maddelerin gündeme alındığını ve 23/06/2018 tarihli genel kurulda karara bağlandığını, kooperatif üye sayısı belli olmadığından genel kurul toplantısı yapılmasının mümkün olmadığını ve genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu; genel kurulda alınan 5 nolu karar ile mevcut binanın yıkılarak yerine yapılacak inşaat için ruhsat alınmasına karar verildiğini, ancak mevcut inşaatın 1995'te bitirildiğini ve işyerlerinin ortaklara dağıtılarak kullanılmaya başlandığını, davalı kooperatifin 1995'ten bu yana tapuları vermesi gerekirken vermediğini, binanın yıkılması yönündeki kararın müvekkilinin mülkiyet hakkını sınırlandıracağını; yine 6 nolu karar ile her bir işyerinin kooperatif bütünündeki değer payının tespit edildiğine değinilerek bu değer payının ortaklık payı olarak tescil edilmesine ve yeni yapılan ... projesinde de tespit edilen bu ortaklık payına göre işyerlerinin ortaklara dağıtımına karar verildiğini, müvekkilinin bu maddeye ret oyu kullanmasının diğer bir kısım üyelerce fiilen engellendiğini, daha önce ortaklara işyerlerinin dağıtıldığını ve işyerlerinin değer farkından doğan eşitsizliği gidermek için ortakların şerefiye payları ödediğini, alınan bu karar ile ortakların paylarının yeniden hesabının ortakların kazanılmış haklarını ortadan kaldıracağını, ayrıca 6 nolu karar ile ortaklık payının yeniden düzenlenmesinin amaçlandığını, ancak ana sözleşme değiştirilmeden ortaklık payının değiştirilemeyeceğini;

8.madde ile de 6. madde uyarınca ortaklara dağıtımına karar verilen işyerinin kura ile dağıtımına ilişkin düzenlemeye yer verildiğini ve 6. madde ile birlikte iptalinin gerektiğini, anılan kararların uygulanmasının telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını, zira mevcut binanın yıkılacağını ve kooperatif mallarının haksız bir şekilde elden çıkacağını belirterek kooperatif genel kurulunun 5, 6 ve 8 nolu kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulmasını ve anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görülebilmesi için, davacının iptalini istediği kararlara muhalif kalması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerektiğini; pay devirleri veya ortak kabulü sebebiyle ortak sayısının değişken olmasının olağan bir durum olduğunu, yapı kooperatiflerinde genel kurul tarihine kadar ortak olanların da genel kurula katılabileceğini, bu nedenle faaliyet raporundaki ortak sayısı ile hazirun listesindeki ortak sayısının farklı olabileceğini; genel kurulda ortaklar adına tapu tescili yapılmasına dair karar bulunmaması, daha önce mevcut yapıların dönüşüm ve yenilenmesi doğrultusunda genel kurul kararı bulunması ve arsa tapusu üzerinde takyidatlar ve şerhler bulunması nedeniyle ortak adına tescil yapılmasının mümkün olmadığını; 2014 yılında yapılan genel kurulda imar haklarının eksik kullanıldığı anlaşılan ... ve ... nolu parsellerde oluşacak hakların kazanılması ile ilgili gerekli çalışmaları yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, sözkonusu parsellerde mevcut yapıların tamamlanmadan atıl duruma geldiğini, davaya konu 5 nolu genel kurul kararı ile daha önce alınan genel kurul kararları doğrultusunda ortakların işyerlerinin % 216 oranında büyütülmesi imkanı bulunduğunu, ayrıca deprem yönetmeliğine uygun bina yapılmasına olanak sağlandığını, bu nedenle 5 nolu kararın ortakların yararına olduğunu; 6 nolu maddenin oybirliği ile kabul edilmesi ve davacının ret oyu kullanmaması nedeniyle iptalinin mümkün olmadığını; kooperatiflerde sermaye değişir olduğundan, ortakların giriş ve çıkışları ile ana sözleşmedede belirtilen sermaye tutarının azalması ve çoğalmasının ana sözleşme değişikliği niteliğinde olmadığını; 8 maddenin oybirliği ile kabul edilmesi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceğini; kararların toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının iptalini talep ettiği kararlara karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirttiği, 5 nolu karar ile yönetime tadilat konusunda yetki verildiği, karar içeriğinden anlaşıldığı üzere bu hususun kooperatifin yararına olduğu, kooperatife ve ortaklarına zarar verici bir husus içermediği, kaldı ki yönetim kurulunun bu amacın dışında tadilat yapması ve davalı kooperatifi zarara uğratması halinde, verilen yetkiyi aşacağı ve sorumlu olacağı, kanun, esas sözeşme veya iyiniyet kuralına aykırı olduğu kanıtlanmayan bu kararın iptali şartlarının oluşmadığı; 6 nolu karar ile taksimin kooperatif üyelerine hisseleri oranında yapılacağının hüküm altına alındığı, böyle bir taksimin ise 2014 yılındaki genel kurulda kararlaştırıldığı, bu genel kurul kararına karşı herhangi bir iptal davası açılmadığı, dolayısıyla taksim şeklinin kesinleştiği, yine üç ayrı gayrimenkul değerleme şirketinin hazırlamış olduğu raporların ortalaması alınarak değerlemenin belirleneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla bu konuda yönetim kuruluna verilen yetkinin de nasıl kullanılacağını açıkça hüküm altına alındığı, bu kararın da iptali şartlarının oluşmadığı; iptali istenen 8. maddesiyle, 6 maddede belirtilen noter huzurundaki kura çekiminin yapılması ile ilgili düzenlemenin yer aldığı, gündemin 6 nolu maddesinin iptali şartları oluşmadığından, bu maddenin de iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının iptalini talep ettiği kararlara karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirttiği, hükme esas alınan raporda 5 nolu kararın kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, bu kararın tapuları verilmesi gereken ve ortakların kullandığı dükkanların yıkımı sonucunu doğuracağını ve ortakların kazanılmış haklarını ihlal eden bir karar olduğunu, 6 nolu karar ile ortakların payının yeniden hesaplanmasına karar verildiğini, oysa daha önce kura ile işyerlerinin ortaklara işyerlerinin dağıtıldığını ve şerefiye bedeli de ödenerek işyerleri arasındaki değer farklarının giderildiğini, 6 nolu karar ile ortakları paylarının yeniden hesaplanmasının ortakların kazanılmış haklarını ortadan kaldıracağını, ortaklık payının değiştirilmesinin ana sözleşmenin değiştirilmesi ile mümkün olup sıradan bir genel kurul kararı gibi oylandığını, davalı kooperatifin aynı konuda 2017 yılında da kararlar aldığını ve bu kararların iptali için açtıkları davada alınan raporda söz konusu kararların iptali gerektiğinin mütaala edildiğini belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece;

23/06/2018 tarihli genel kurul toplantısında kabul edilen 5, 6 ve 8 nolu kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Genel kurulda bizzat veya temsilci aracılığıyla hazır bulunan ortağın genel kurul kararının iptalini isteyebilmesi için, anılan karara muhalif kalması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerekir. Ayrıca ortağın oyunu haksız olarak kullanmasına müsaade edilmeyen durumlarda, ret oyu ve muhalefet şerhi aranmadan dava açma hakkı vardır.Dava konusu genel kurul tutanağında, iptali talep edilen 6 ve 8 nolu kararların oybirliği ile alındığı belirtilmesine rağmen mahkemece davacının anılan kararlara olumsuz oy kullandığının kabul edilmesi somut olaya uygun düşmemiştir. Ancak ortağın oyunu haksız olarak kullanmasına müsaade edilmeyen durumlarda, ret oyu ve muhalefet şerhi aranmadan dava açma hakkı vardır. Bu durumda mahkemece, davacının '6 nolu kararda oy kullanmasının engellendiği' yönündeki iddiası ile ilgili taraf delillerini inceleyerek, davacının oyunu haksız olarak kullanmasına müsaade edilip edilmediğinin tespit edilmesi, haksız olarak oyunu kullanmasına müsaade edilmediğinin kanıtlanması halinde işin esasının incelenmesi gerekirken, anılan karara olumsuz oy kullanıldığı ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiği gerekçesiyle davacının dava hakkının bulunduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Oybirliği ile alınan ve muhalefet şerhi de bulunmayan 8 nolu karar ile ilgili ise, maddenin 6 nolu karar ile bağlantılı olup olmadığı gözetilerek, 8 nolu maddenin iptalinin istenebilmesi için ortağın olumsuz oy kullanması ve muhalefetini yazdırması gerekip gerekmediği tartışılmadan bu maddenin iptali talebi ile ilgili işin esasının incelenmesi de doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere dava şartı bulunup bulunmadığı tartışılmadan işin esasının incelenmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a maddesi gereği kabulü ile esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/732 Esas, 2020/357 Karar sayılı ve 02/07/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacı mirasçılarından müştereken ve müteselseline tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/05/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.