Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9059 E. , 2023/5499 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının temyizen incelenerek kaldırılması, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ise temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan gayrimenkulün maliki olan davacı tarafından kiraya verilen bağımsız bölümlerinin, ruhsatsız apart olarak işletildiğinden bahisle 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 7. maddesi uyarınca mühürlenmesine ilişkin 20/10/2016 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda usulüne uygun olarak yapılan tespitler sonucu davacının ruhsatsız olarak apart otel işletmeciliği yaptığının subuta erdiği ve davacının da dava dilekçesi ve eklerinde yapılan tespitlerin aksini ispat edebilecek nitelikte somut bilgi ve belge sunamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesinde belirtilen temyiz yoluna başvurulabilecek kararlar arasında yer almadığı ve aynı Kanunun 45/6. maddesi kapsamında kalan kesin nitelikli karar olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Temyiz başvurusunun reddine ilişkin kararın kaldırılması, temyize konu kararın esastan incelemesinin yapılması gerektiği, yeterli tespit bulunmadan mühürleme işleminin yapıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Temyiz isteminin reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı karara karşı yapılan temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlıkta, öncelikle anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi kararlardan olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlar temyize tabi kararlar arasında sayılmıştır.
İncelenen uyuşmazlığın, İstanbul ili, Fatih ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan davacıya ait gayrimenkulün, davacı tarafından bağımsız bölümlerinin kiraya verilerek ruhsatsız olarak apart şeklinde işletildiği, dolayısıyla ticari faaliyette bulunduğundan bahisle, söz konusu gayrimenkulün 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 7. maddesi uyarınca mühürlenmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince kesin olarak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizi üzerine, konusu bir ticari faaliyetin icrasını süresiz olarak engelleyen idari işlemlerden olduğu anlaşılan dava konusu işleme karşı açılan davanın temyize tabi olduğu, dolayısıyla kesin olarak değerlendirilemeyeceği açık olan anılan karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz isteminin reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, anılan temyiz isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı kaldırılmak suretiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı yapılan temyiz isteminin esası incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
İstanbul ili, Fatih ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan davacıya ait gayrimenkulün, davacı tarafından bağımsız bölümlerinin kiraya verilerek ruhsatsız şekilde apart olarak işletildiği, dolayısıyla ticari faaliyette bulunduğundan bahisle, söz konusu gayrimenkulün 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 7. maddesi uyarınca mühürlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 7. maddesinde, ''Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler umuma açık istirahat ve eğlence yeri sayılır. Sabit veya seyyar olarak kullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit taşıma araçlarında, birinci fıkrada belirtilen faaliyetlerin icrası durumunda, bu yerler de umuma açık istirahat ve eğlence yeri sayılır. Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatı bağlı olduğu kolluk kuvvetinin görüşü alındıktan sonra belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler; bu alanların dışında il özel idareleri tarafından verilir. Kolluk kuvveti görüşünü yedi gün içinde verir. Ruhsat talepleri bir ay içinde sonuçlandırılır. İzin alınmadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerleri kapatılır. '' hükmü yer almaktadır.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerlerinin Açılması" başlıklı 32. maddesinde ise, ''İzin almadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerleri, yetkili idarelerin ilgili birimleri tarafından sebebi bir tutanakla belirlenmek ve mühürlenmek suretiyle re’sen kapatılır. Kollukça, izin almadan açıldığı tespit edilen umuma açık istirahat ve eğlence yerleri düzenlenecek bir tutanakla kapatılmak üzere yetkili idareye bildirilir. Yetkili idare yapılan bildirim üzerine izin almadan açılan yeri kapatarak en geç üç gün içinde kolluğa bilgi verir.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin 19/12/2016 tarihinde kayda giren cevap dilekçesinde; İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden polis ekipleri, Vegi Dairesi Başkanlığı'ndan denetim uzmanları ve belediye zabıta memurlarınca yapılan kontrolde, davacıya ait taşınmazda ikametgah adresi olmayan şahısların oturduğunun ve bu şahısların davacı ile aralarında kira kontratlarının olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacının söz konusu taşınmazda ruhsatsız olarak apart işleterek ticari faaliyette bulunduğundan bahisle gayrimenkulün dış giriş kapısının mühürlenerek faaliyetten men edildiğinden bahsedilmekle birlikte, cevap dilekçesinde yer verilen tespitlerle ilgili bilgi ve belgelerin Mahkemeye sunulmadığı görülmektedir.
İdare Mahkemesince de, davalı idarenin cevap dilekçesinde yer verdiği hususlara dayanılarak davacının ruhsatsız olarak apart otel işletmeciliği yaptığının subuta erdiği ve ayrıca davacının da dava dilekçesi ve eklerinde yapılan tespitlerin aksini ispat edebilecek nitelikte somut bilgi ve belge sunamadığı belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, verilen karara dayanak olan "davacının gayrimenkulünde yapılan denetime ilişkin tespit tutanakları"nın, yapılan yargılamada somut olarak incelenmediği, davalı idarenin cevap dilekçesinde belirttiği hususlarla yetinilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yapılan denetime ilişkin tespit tutanağının dosyada bulunmadığı, taşınmazda kimlerin olduğu (isimleri, yabancı uyruklu olup olmadıkları), kaç kişi olduğu, ne amaçla taşınmazda kaldıkları, taşınmaza ait fiziki bilgiler vs. gibi hususlar tam olarak ortaya konulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği;
7.fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık; dava konusu işlemin ruhsatsız faaliyetin önlenmesine yönelik olması sebebiyle kanunda belirlenen belli bir ticari faaliyetin engellenmesine ilişkin işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığından, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararla verilen temyiz isteminin reddine dair kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, davanın esası hakkında verilen karara katılmıyorum. (X) KARŞI OY : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar hukuka ve mevzuata uygun olup, kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.