Esas No
E. 2009/1837
Karar No
K. 2010/7826
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/1837 E.  ,  2010/7826 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.04.2008 tarih ve 2007/43-2008/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı firma arasında gemi işletilmesiyle ilgili sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamı faaliyetlerin dava dışı akit firmanın yan kuruluşu davalı şirketin ofisinden yürütüldüğünü, müvekkili tarafından faturalı olarak alınan bir kısım emvallerin bu ofise yerleştirildiğini, sözleşmenin feshedildiğini, emvallerin iade edilmediğini ileri sürerek, 3.080.00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yetkili bulunduğunu, emvallerin müvekkiline teslim edilmediğini, husumet düşmeyeceğini, esasen davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kabulüne, 3.080.00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, teslim edilen eşyaların iade edilmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

HUMK' nun 388 nci maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK 428 nci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK' nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog