Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/5001
Karar No
K. 2023/7496
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5001 E.  ,  2023/7496 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2021/5001
Karar No: 2023/7496

DAVACI VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

İSTEYEN :… Odası (… Şubesi)

VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: 1- … - …

2.… İdaresi Başkanlığı - …

VEKİLİ: Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: S.S. … Konut Yapı Kooperatifi
VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU :Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklerinin onayına ilişkin 10/03/2021 tarihli ve 31419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/03/2021 tarihli ve 3598 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu alanın kamu hizmeti fonksiyonun devam ettirilmesi gerektiği, konut alanına ihtiyaç bulunmadığı, taşınmazın en yoğun ulaşım aksında yer aldığı, yaşanacak trafik yoğunluğunun gözetilmediği, taşınmazın konumunun konut alanına uygun olmadığı, plan değişikliği ile kaldırılan donatı alanı kadar yer ayrılmadığı, yeterli bilimsel inceleme, gerekli araştırma ve analiz çalışmalarının yapılmadığı, kurum görüşlerinin alınmadığı ileri sürülerek imar planlarının iptali istenilmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı ve davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu plan değişikliklerinin planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olarak hazırlandığı, çevre imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde planlama yapıldığı, taşınmazın etkin ve verimli kullanılması amacıyla fiziksel ve teknik analizler, mülkiyet durumu, çevredeki kullanımlar ve üst ölçekli plan kararları da göz önünde bulundurularak planlama yapıldığı, plan araştırma raporu, sosyal etki raporunun hazırlandığı, gerekli kurum görüşlerinin alındığı, dava konusu plan değişiklikleri ile sosyal donatı alanın arttırıldığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyadaki bigi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişikliğiyle alanda yapı, nüfus ve araç yoğunluğunun artırıldığı, ancak artan bu yoğunluk için yeterli teknik ve sosyal altyapı alanına yer verilmediği, artan araç yoğunluğunun alanda trafik sıkışıklığını büyük ölçüde arttırarak ulaşım sistemini olumsuz etkileyeceğinden 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından anılan imar planlarının iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 10.03.2021 tarihli, 31419 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/03/2021 tarihli, 3598 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 9. ve Ek 3. maddelerinde, özelleştirme programına alınmış arsa ve arazilerin plan değişikliklerinin hazırlanmasında Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, onaylanmasında Cumhurbaşkanlığının yetkili ve görevli olduğu, bu plan değişikliklerinin, ilgili kuruluşlardan görüş alınması suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Özelleştirme programına alınan taşınmazlarla sınırlı alanda ve özelleştirmenin amacı doğrultusunda, planın bütünü ile çevre dikkate alınarak, İmar Kanunu ve bu Kanun'a göre çıkarılan yönetmeliklere uygun hazırlanacak ve onaylanacak olan bu plan değişikliklerinin, planlama teknikleri ve ilkeleri uyarınca, mevzi plan gibi değil, kullanım kararında yapılan değişikliğin ve değişiklik onay sınırının yürürlükte olan plan paftasında gösterilmesi şeklinde yapılması gerekmektedir. Bu suretle planlamadan beklenen amaca uygun olarak arazilerin genel kullanış biçimlerinin, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerinin, yerleşme ve sektörler arasındaki ilişkilerin, sosyal ve teknik donatı alanlarının, ulaşım sisteminin, bağlantılarının ve yapılan değişikliklerin bir bütünlük içinde görülmesi ve planlanması mümkündür.

Özelleştirme Yüksek Kurulunun 06.11.2017 tarihli, 117 sayılı kararıyla özelleştirme programına alınan uyuşmazlığa konu taşınmaz, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 10/01/2019 tarihli, 590 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, ticaret konut alanı olarak ayrılmış ve E:2.50, Yençok: serbest yapılaşma hakkı verilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2021 tarihli, E:2019/1879, K:2021/12960 sayılı kararıyla, artan yapı ve nüfus yoğunluğu için alanda sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılmadığı, bu nedenle çevre imar bütünlüğünün bozulduğu, bağlantı kavşağında trafik sıkışıklığının önemli ölçüde artacağı, kentsel ulaşım sisteminin olumsuz etkileneceği gerekçesiyle bu plan değişikliklerinin iptaline karar verilmiş, İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/03/2022 tarihli, E:2022/413, K:2022/1108 sayılı kararıyla anılan kararın onanarak kesinleşmesi üzerine dava konusu imar planı değişiklikleri yapılmıştır. Taşınmaz, aynı tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/100 000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde kentsel gelişme alanı, dava konusu olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret-konut alanı, park alanı, 10 metrelik taşıt yolu ve genel otopark alanına ayrılmış, yine dava konusu olan 1/1000 ölçekli imar planında nazım imar planına uygun kullanımlar getirilerek yapılaşma koşulları E:2.00 Yençok:15 kat olarak belirlenmiş, ayrıca imar planlarına ÖA-5.1 (Önlem Alınabilecek Nitelikte Şişme, Oturma Açısından Sorunlu Alanlar) alanı olduğu işlenmiştir.

Dosyada bulunan bilirkişi raporunda, 1970 yıllarında hazırlanan ve 1982 yılında onaylanan nazım imar planından itibaren bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının merkezden taşınarak Eskişehir Yolu boyunca bir koridor üzerinde gerçekleşmesinin planlandığı, ayrıca bu alanın merkezi iş alanı fonksiyonlarının yer seçeceği bir yeni merkez olarak belirlendiği, her iki stratejinin de yürürlükte olan 1/25 000 ölçekli nazım imar planında benimsendiği, plan notlarıyla, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu Söğütözü bölgesinin çevresiyle bir bütün olarak ele alındığı planlama çalışması yapılması gereğinin vurgulandığı, planın kamusal kullanımın devamı, açık-kapalı dengesinin korunması gibi ilkeleri barındırdığı, 1/25 000 ölçekli planda merkezi iş alanında kalan taşınmaza, dava konusu nazım ve uygulama imar planlarıyla konut ve ticaret kullanımı getirilmesinde aykırılık olmamakla birlikte bölge bütünsel bir yaklaşımla ele alındığında, Eskişehir Yolu boyunca değil, iç bölgelerde konut kullanımının gelişmesinin amaçlandığı, bu nedenle anılan yol üzerinde, parsel bazında getirilen konut kullanımının üst ölçekli plan stratejisine aykırı olduğu, bütüncül planlama yaklaşımıyla bağdaşmadığı, taşınmazın iki ana arterin kesişim noktasında bulunduğu, bu ana arterlerin trafiğin hızlı akması için tasarlandığı, yüksek trafik hızı nedeniyle aşırı gürültü kirliliğine maruz kalacak bir yaşam alanı yaratılacağı, ayrıca çok sayıda benzin istasyonuna yakın bir noktada konut alanı önerilmesinin riskler barındırdığı, ticaret kullanımının çevredeki kullanımlara aykırı olmadığı, ancak bölgenin ticaret merkezleri açısından doygunluğa ulaştığı, taşınmazın çok yakınında yanyana iki adet alışveriş merkezi ve ticari odakların yer aldığı, yeni bir ticari odak oluşturulmasının trafik etkileri de dikkate alındığında çeşitli olumsuzluklar içerdiği, tüm planlama sürecinde yol kamu kurumları gelişme ekseni olarak planlandığından, kamusal kullanımın tamamen kaldırılmasının çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu, dava konusu plan değişikliği ile bu parselde ciddi bir trafik yaratımı ve trafik çekiminin söz konusu olacağı, bunun Eskişehir Yolu ile ... Bulvarı kavşağındaki mevcut yoğunluğu olumsuz etkileyeceği, ayrıca 20 metrelik trafik yoluna da önemli bir yük getirileceği, 10 metrelik yolun planlarla öngörülen yapılaşmanın gereksinimlerini karşılayamayacağı, öte yandan getirilen nüfus için sosyal donatı alanının yeterli olmadığı, ilave nüfusun gereksiniminden 2763 m2 daha az yeşil alan ayrıldığı, sağlık tesisi ve eğitim alanı planlanmadığı, su alt yapısı, enerji temini ve kanalizasyon altyapısı gibi teknik donatı alanlarına da ilave yük getirileceği, Sosyal ve Teknik Altyapı Etki Değerlendirme Raporunda bu eksikliğin belirtildiği, önerilen yeşil alanın ve genel otopark alanının işlevsel olmadığı, taşınmaz üzerinde önemli bir ağaç dokusunun bulunduğu, planlama yapılırken bu dokunun dikkate alınmadığı, taşınmazda emsal değerin (E:2.00) çevredeki emsal değerin üzerinde belirlendiği ve taban alanı katsayısının (TAKS:0.50) da çevrede belirlenenden fazla olduğu, bu durumun çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu, değerlendirmelerine yer verilmiştir. Bu durumda üst 1/25 000 ölçekli nazım imar planına, planlama ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına aykırı olan imar planlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan artan yapı ve nüfus yoğunluğu için alanda sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılmadığı, bu nedenle çevre imar bütünlüğünün bozulduğu, bağlantı kavşağında trafik sıkışıklığının önemli ölçüde artacağı, kentsel ulaşım sisteminin olumsuz etkileneceği gerekçesiyle taşınmaz için belirlenen ticaret ve konut kullanımına ilişkin 10/01/2019 tarihinde onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planının yargı kararıyla iptal edilmesine rağmen emsalin 2.50 den 2.00'ye düşürülmesi suretiyle dava konusu imar planlarının onaylandığı ve yargı kararında yer alan iptal gerçekçelerinin yeni onaylanan planlarda da devam ettiği bilirkişi raporundan anlaşıldığından yargı kararının gerekleri yerine getirilmeden onaylanan imar planlarında bu nedenle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığa konu taşınmaz, özelleştirme programına alınmadan önce yürürlükte olan 14.03.2016 tarihli Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edilen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda eğitim tesisi alanı olarak belirlenmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca bölgede planlama ile öngörülen nüfusa göre asgari standartlarda eğitim tesisi alanı ayrılmalıdır. Dolayısıyla taşınmazın eğitim alanından çıkarılmasına ilişkin plan değişikliği yapılırken, davalı idarelerce, yürürlükte olan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plana göre bölgede yaşaması planlanan nüfusa yeterli eğitim alanının bulunup bulunmadığının araştırılması, asgari standartlara göre eğitim alanı yeterli değilse belediye ile koordinasyon sağlanarak yürürlükteki imar planlarında eşdeğer bir alan ayrılması gerekirken, Milli Eğitim Bakanlığının ihtiyacının olmadığına ilişkin görüşü alınarak taşınmazın eğitim alanından çıkarılmasında şehircilik ve planlama ilkelerine uyarlık görülmemiştir.

Dava konusu imar planı değişikliğine ilişkin kullanım kararının değişiklik sınırı işaretlenerek yürürlükte olan imar planlarında gösterilmediği ve plan değişikliği yapılan taşınmazla diğer planlı alanın kullanım kararları arasında bağlantı kurulmadığından planlama teknik ve ilkelerine uyulmadığı, planların bu nedenle de hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle üst 1/25 000 ölçekli nazım imar planı bütünlüğüne, stratejilerine, planlama ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına aykırı olan, yargı kararı gerekleri yerine getirilmeden ve yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarıyla bütünlüğü kurulmadan onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Uyuşmazlık konusu taşınmaz mevzii imar planında Hayvan Sağlık Memurları Okulu alanı olarak belirlenmiş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından 01.12.1999 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Ankara Eskişehir Yolu Kamu Kuruluşları Alanı 1. Etap Uygulama İmar Planı değişikliği ile kullanım kararı Hayvan Sağlık Memurları Okulu alanı olarak kalmış, yapılaşma koşulları ise E:2.00, TAKS;0,30, Hmax:serbest olarak belirlenmiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle uyuşmazlık konusu taşınmaz meslek lisesi alanı olarak belirlenmiş, E:2.00, TAKS:0.30, Hmax:serbest yapılaşma koşulları korunmuştur.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle uyuşmazlık konusu taşınmaz yapılaşma koşulları E:2,50 , Milli Eğitim Bakanlığı Hizmet Binası alanı olarak belirlenmiş, TAKS kısıtlaması kaldırılmış ve … tarihli, …sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclis kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle de uyuşmazlık konusu taşınmaz tekrar eğitim tesis alanı olarak belirlenmiş, yapılaşma koşullarında değişiklik yapılmamıştır.

Uyuşmazlık konusu taşınmaz Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planında "kentsel servis alanı" olarak belirlenmiş, anılan çevre düzeni planının iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir. Ayrıca taşınmaz Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan mevcut 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara 2023 Nazım İmar Planında "merkezi iş alanı" olarak belirlenmiştir.

Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla özelleştirme programına alınan taşınmazın, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığının 10/01/2019 tarihli, 590 sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, kullanım kararı "ticaret-konut alanı" olarak değiştirilmiş, yapılaşma koşulları ise E:2.50, Yençok: serbest olarak belirlenmiş, bu planların iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2021 tarihli, E:2019/1879, K:2021/12960 sayılı kararıyla, imar planı değişiklerinin, artan yapı ve nüfus yoğunluğu için alanda sosyal ve teknik altyapı alanı ayrılmadığı, bu nedenle çevre imar bütünlüğünün bozulduğu, karayolu bağlantılarının yoğunlaşacağı, bağlantı kavşağında trafik sıkışıklığının önemli ölçüde artacağı, kentsel ulaşım sisteminin olumsuz etkileneceği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, anılan karar İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/03/2022 tarihli, E:2022/413, K:2022/1108 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş, yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri yapılmış, uyuşmazlık konusu taşınmaz çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı, nazım imar planında ticaret-konut alanı,park,genel otopark ve yol, uygulama imar planında ticaret-konut alanı, park, genel otopark alanı ve yol olarak belirlenmiş, anılan değişiklik 09/03/2021 tarihli ve 3598 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanmış, 10/03/2021 tarihli, 31419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;

a)İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,

b)Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,

c)Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,

d)Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,

e)Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,

f)Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden:

Uyuşmazlık konusu çevre düzeni planı ve imar planı değişiklikleri 01.04.2021- 01.05.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmış olup 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında olan davada, davacı tarafından son askı tarihini izleyen 30 günlük süre içinde 26.05.2021 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Ehliyet itirazına ilişkin olarak, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olan menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilmektedir.

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08.03.1979 tarihli, E:1971/1, K:1979/1 sayılı kararında, Türk Mühendis ve Mimar Odalarının, tüzel kişiliği haiz birlikler gibi hak ve yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davacı ve davalı olarak taraf ve dava ehliyetleri bulunduğuna karar verilmiş, 521 sayılı Danıştay Kanununun 69. ve 70. maddelerinde yer alan "ilgililer" ibaresinin gerçek ve tüzel kişilerden daha kapsamlı olduğu vurgulanmıştır. İmar planlarına karşı açılan davalarda ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerin de birlikler gibi doğrudan dava açabileceği kabul edilmektedir.

Bu bakımdan, ... Odası ... Şubesinin; imar planlarının mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip olduğu açık olduğundan davacının dava açma ehliyeti olmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Esas yönünden;

Dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, taşınmazın konumu dikkate alındığında, taşınmaza verilen fonksiyonların ulaşım bütünlüğüne olumsuz etkisinin olup olmadığının, yapılan değişikliğin trafik yoğunluğuna ek yük getirip getirmeyeceğinin, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının tespiti amacıyla Naip üye … tarafından resen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'dan oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özet olarak : -Dava konusu parselin bulunduğu bölgeyi kapsayan yürürlükteki üst ölçekli plan olan 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında Merkezi İş Alanı (MİA) olarak belirlenen Söğütözü bölgesinde yer alan taşınmazın dava konusu plan değişikliği ile ticaret ve konut alanı kullanımı öngörülmesinin üst ölçekli plandaki MİA kullanım kararına aykırı olmadığı fakat anılan üst ölçekli planda bu alan için belirlenen çeşitli stratejilere aykırılık bulunduğu, - 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında bu bölgenin bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gereğinin vurgulanmasına rağmen davaya konu işlemde bunun tersi yapılarak, tek bir parselde ticaret-konut kullanımı getirildiği, çevre parsellerde kamu kurumu hizmet alanı ve kentsel servis alanı kullanımlarıyla çalışma alanı ağırlıklı bir bölgenin içine konut kullanımı getirildiği, ayrıca 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında bu bölgenin Merkezler Ana Planı yapılarak diğer merkezlerle ilişkili ve bütünleşik biçimde geliştirilmesinin planlandığı, parsel bazındaki plan değişikliği işleminin bu ilkeye de aykırı olduğu ve bu durumun planlama ve şehircilik ilkeleri açısından en temel yaklaşımlardan olan bütüncül planlama yaklaşımıyla bağdaşmadığı; bu yönüyle bu bölgede söz konusu bütüncül plan yaklaşımının önemini vurgulayan üst ölçekli plan stratejileriyle çeliştiği; planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık taşıdığı, - Davaya konu işlemin, 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının plan stratejisi kapsamında öngörülen kamusal kullanımın devamı, açık-kapalı dengesinin korunması gibi ilkeleri barındırmadığı ve bu nedenlerle de üst ölçekli plan stratejisine aykırılık taşıdığı, -Dava konusu taşınmaz çevresinde bulunan ve Eskişehir yolu boyunca yer alan kullanımlarda konut kullanımının olmaması ve parselin bulunduğu konumun konut kullanımı için doğru bir yer seçimi olmaması nedeni ile dava konusu parselde konut kullanımının öngörülmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olmadığı, -Dava konusu parselde ticaret türünden bir kullanım önerilmesi çevre ve imar bütünlüğü kapsamında çevredeki kullanımlara aykırı olmadığı fakat taşınmazın tüm planlama sürecinde kamusal kullanımda olan bir taşınmaz olduğu dikkate alındığında kamusal kullanımın tamamen kaldırılmış olmasının çevre ve imar bütünlüğü açısından doğru bir yaklaşım olmadığı, - Ticaret kullanımının çevredeki kullanımlara aykırı olmadığı ancak Eskişehir yolu boyunca yüksek yoğunluklu ticaret merkezleri açısından bir doygunluğa erişildiği, dava konusu parselin çok yakınında alışveriş merkezleri ve ticari odaklar yer aldığı, dolayısıyla, söz konusu noktada yeni bir ticari odak oluşturulmasının trafik etkileri de dikkate alındığında, çeşitli olumsuzluklar içerdiği, -Dava konusu parsel yakınında yer aları parsellerde emsal değeri olarak çevredeki yapılaşmaların E:1.00, E:1.30 ve E:1.50 arasında olduğu, davaya konu işlemde taşınmazda öngörülen E:2.00 emsal değerinin çevredeki emsal değerlerinin üzerinde olduğu, bu durumun çevre ve imar bütünlüğünü bozduğu, -Çevre parsellerde TAKS:0.30 biçiminde bir yapılaşma koşulu öngörüsü varken, davaya konu taşınmaz ile bu yapılı çevre kurgusu ve tasarımının bozularak TAKS:0.50 düzeyinde bir yapılaşma öngörülmesinin de çevre ve imar bütünlüğünü olumsuz etkilediği, - Dava konusu planlar ile gerekli sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının ayrılmadığı, yeşil ve açık alan planlanmış olsa da, planlanan miktarın Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğindeki standartların altında olduğu ve bu nedenle değişikliğin mevzuata aykırı olduğu, -Dava konusu plan değişikliği ile parselde ciddi bir trafik yaratımı ve trafik çekimi söz konusu olacağı, oluşacak bu yeni trafik yükünün Eskişehir Yolu ile ... Bulvarı kavşağındaki mevcut yoğunluğa olumsuz etkileri olacağı, ayrıca bu bölgedeki 20 metrelik taşıt yoluna da ciddi bir ilave trafik yükü getirerek bu iç yolun da kapasitesinin üzerinde bir akım yükleneceğinin tahmin edildiği, - 10 metrelik servis yolunun öngörülen emsal, inşaat alanı, konut sayısı ve ticaret tanımı altında yer verilen kullanımların erişim gereksinimini karşılayabilmesinin olanaklı olmadığı, -Davaya konu plan değişikliği ile önerilen park alanı ve parselde var olan doğal yapıya yönelik planın genel yaklaşımının ve ilgili plan hükmünün, doğal yapının ve çevrenin korunmasını sağlayamacağı ve planlama esaslarıyla bağdaşmayacağı, tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2022 tarihli, E:2021/5001 sayılı ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde;

İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlık ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği açıktır. Dava konusu imar planı değişikliğinin üst ölçekli planlara uyum, imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesi ve çevre-imar bütünlüğü bakımından incelenmesinden;

Uyuşmazlık konusu taşınmazın Ankara kentinin üst ölçekli planı olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında merkezi iş alanı olarak planlandığı ve anılan üst ölçekli planın plan açıklama raporunda; "Merkezi İş Alanlarında büro- ofis vb. kentsel yönetici hizmetler, iş hanı, lokanta, çarşı, çok katlı mağaza, banka, otel, sinema, tiyatro gibi sosyal- kültürel tesisler; yönetimle ilgili tesisler, eğitim ve sağlık tesisleri vb. ile merkezin canlılığını, sürekliliğini ve güvenliğini sağlayacak konut ünitelerinin yapılabileceği" ve "Merkezi iş alanın canlılığını, sürekliliğini ve güvenliğini sağlayacak biçimde merkezler ve çevresinde karışık kullanımların oluşturulması özendirilecektir. Merkezlerde, özelliğine göre alt ölçekli planlarla miktarı belirlenmek üzere konut üniteleri yapılabilir." ifadesine, ayrıca "Merkez Planlama Bölgesi içinde, sadece bir kişiden oluşan hanelerin (bekarlar,öğrenciler vb.) Ankara merkez nüfusunun %4'ünü teşkil ettiği, bu oranın Ankara genel ortalaması olan 1.91'in çok üstünde olduğu görülmektedir. Öğrenciler, bekarlar ulaşım maliyetlerini azaltmak, kent merkezinde yoğunlaşan kültür ve sosyal yaşama kolaylıkla katılmak amacıyla merkez ve yakın çevresinde yaşamaktadırlar. Merkezin gece de yaşaması açısından karışık kullanımların ve konutların yer alması önem taşınmaktadır .Bu nedenle Merkezler Planlama Bölgesinde yapılacak her tür ve ölçekteki planlama çalışmasında, merkez ve yakın çevresi için, bekar, öğrenci vb grupların maliyetlerini kolaylıkla karşılayabileceği 1+1, 2+1 stüdyo tipi konutların yer almasının sağlanması özendirilmelidir" hususuna yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen üst ölçekli plan açıklama raporunda merkezi iş alanlarında konut kullanımı öngörüldüğünün ve bu kullanım kararının özendirilmesi gerektiğinin ifade edildiği görüldüğünden, merkezi iş alanı olarak belirlenen Söğütözü bölgesinde yer alan taşınmazın dava konusu planlarda da ticaret ve konut alanı olarak işlevlendirilmesinin üst ölçekli plan stratejisine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmazın Ankara kentinin iki önemli karayolu olan … Bulvarı ve … Bulvarı kavşağında yer aldığı, Eskişehir yoluna cephe parsellerde ticaret kullanımı ve kamu yatırımlarının yoğun olduğu, taşınmazın diğer cephesinden … Bulvarına kadar olan kısımda ise konut kullanımlarının yoğun olduğu görüldüğünden konut kullanım kararının çevre ve imar planı bütünlüğüne aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu imar planı değişikliğinin yapılaşma koşulları bakımından incelenmesinden;

Uyuşmazlık konusu taşınmazın yapılaşma koşullarının geçmişten günümüze onaylanan planlarda E:2.00 ve E:2.50 olarak belirlendiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2021 tarihli, E:2019/1879, K:2021/12960 sayılı kararıyla iptal edilen bir önceki imar planında yapılaşma koşullarının E:2.50 hmax: serbest olarak belirlendiği, dava konusu plan değişikliğiyle ise yapılaşma koşullarının E:2.00 ve hmax: 15 olarak belirlendiği görülmüştür.

Ayrıca Dairemizin 05/07/2022 tarihli, E:2021/5001 sayılı ara kararıyla çevrede bulunan taşınmazlara ilişkin yapı yoğunluğu ve yapılaşma koşullarının tespiti amacıyla imar planı örneklerinin istenildiği, uyuşmazlık konusu taşınmaza emsal teşkil edebilecek … Alışveriş Merkezi, …Alışveriş Merkezi, …, …Ankara gibi çevrede bulunan taşınmazların yapılaşma koşullarının E:1.35, E:2.00, E:1.50, E:3.00 değerlerinde olduğu görüldüğünden taşınmazın yapılaşma koşullarının çevresi ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dava konusu imar planı değişikliğinin sosyal ve teknik donatı alanları dengesi, ulaşım sistemi ve trafik etkileri bakımından incelenmesinden; İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esaslarının yanısıra "kamu yararı" ilkesinin de gözetilmesi zorunludur.

Özelleştirme programına alınan taşınmazların bulunduğu alanda her tür ve ölçekte imar planı yapma yetkisinin 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Özelleştirme İdaresine ait olduğu ve bu yetkinin yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı olduğu dikkate alındığında, planlamaya ilişkin plan açıklama raporunun ve plan değişikliğinin gerekçelerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Bu kapsamda, dava dosyasının, bilirkişi raporunun ve yapılan itirazların değerlendirilmesinden, taşınmazın bulunduğu alanda Özelleştirme İdaresi Başkanlığının imar planı yapma yetkisinin olduğu, davaya konu edilen imar planları yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, Özelleştirme Kanununda öngörülen özelleştirmenin kamusal amacına uygun olarak taşınmazın verimli olarak kullanımının sağlanması için sınırlı olarak parsel bazlı değişiklik yapıldığı dikkate alındığında söz konusu alanda sosyal teknik altyapı alanı ayrılmasının mutlaka gerekli ve zorunlu olmadığı, tek parselle sınırlı yapılan değişikliğin sosyal ve teknik altyapı dengesini etkileyecek oranda olmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2021 tarihli, E:2019/1879, K:2021/12960 sayılı iptal kararında belirtilen, uyuşmazlık konusu alanda artan yapı ve nüfus yoğunluğu için sosyal ve teknik altyapı alanının ayrılmadığına ilişkin gerekçenin uygulanması amacıyla alanda dava konusu planla 7007,85 m2 yeşil alan kullanımı getirildiği ve plan kararları ile getirilen ek nüfusun gereksinimlerinin ise plan değişikliğine ilişkin sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporunda da belirtildiği üzere 600 ile 900 metre yarıçaplı alan içerisinde bulunan sosyal donatı alanlarının kapasitesi içerisinde karşılanabilecek boyutta olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan dava konusu planlara ilişkin sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporunda uyuşmazlık konusu alanda yerleşime izin verilebilmesi için planla getirilecek olan nüfusun ihtiyacı olan altyapı tesislerinin tamamlatılması gerektiği belirtilmiştir.

Uyuşmazlık konusu taşınmazın batı ve güney yönünden ulaşımın ana iskeletini oluşturan 60 ve 50 metrelik karayollarına cepheli olduğu, karayollarına 20 metrelik arka yol ile bağlantısının sağlandığı ve dava konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen 10 metrelik servis amaçlı yol ile 20 metrelik arka yola bağlantının sağlandığı ayrıca taşınmazın toplu taşıma yönünden kent bütününde önemli bir işleve sahip olan Eskişehir yolu üzerinde bulunduğu, kentin doğusu ve batısını birleştiren otobüs, metro ve dolmuş hatlarının bu güzergahta yer aldığı görüldüğünden ulaşım ve trafik bakımından herhangi bir olumsuzluk oluşmayacağı sonucuna varılmıştır. Dava konusu imar planı değişikliğinin doğal çevreye etkileri bakımından incelenmesinden;

Uyuşmazlık konusu alanda dağınık ağaç dokusunun bulunduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin plan notlarında "Parselde ilgili idarece uygun görülen ağaçlar korunacak olup, söz konusu ağaçlar proje aşamasında parsel içinde uygun görülen yere taşınabilir" kuralı ile mevcut ağaç dokusunun korunmasının hedeflendiği anlaşıldığından bu yönden de kamu yararına ve planlama ilkelerine aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TLyargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

5.Keşif ve bilirkişi gideri olan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından keşif ve bilirkişi giderleri için yatırılan …-TL avanstan harcanan …-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verilmesine, söz konusu tutarın yatırılması için kararın bir örneğinin Hazine ve Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'ne tebliğine, keşif avansından artan tutarın Hazine ve Maliye Bakanlığı'na iadesine,

6.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

7.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY :

Dava, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklerinin onayına ilişkin 10/03/2021 tarihli ve 31419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/03/2021 tarihli ve 3598 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır. 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir.

Hiç kuşkusuz uyuşmazlık konusu taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılmakta iken artık ihtiyaçlarının kalmadığı ve taşınmaz üerinde bulunan binaların ekonomik ömrünün tamamlandığından bahisle eğitim alanı işlevinin sona ermesi nedeniyle yeni bir işlev üstlenmesi gerektiği, bu kapsamda özelleştirme kapsam ve programına alınarak plan değişikliği yapılmasına hukuken engel bir durum bulunmamaktadır.

Bu durum dikkate alındığında, daha önceden planlı olan ancak, özelleştirme kapsamına alındığı için davalı idare tarafından yeniden planlanmasına ihtiyaç duyulan bu alanın, hem çevre imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde alandaki diğer kullanım kararları ile öngörülen ve gerçekleşen fonksiyonları engellemeyecek, hem de alanın teknik ve sosyal alt yapısını ve bu bağlamda yol ve trafik düzenini etkilemeyecek bir öngörü ile planlanması, planlama esaslarının kaçınılmaz bir gereğidir.

Dosyanın, bilirkişi raporunun ve bilirkişi raporuna yapılan itirazların birlikte incelenmesinden taşınmazın dava konusu nazım imar planında ticaret-konut alanı,park,genel otopark ve yol, uygulama imar planında ise ticaret-konut alanı, park, genel otopark alanı ve yol olarak belirlendiği, ticaret ve konut alanı kullanımı öngörülmesinin üst ölçekli plandaki MİA kullanım kararına aykırı olmadığı fakat çevre parsellerde kamu kurumu hizmet alanı ve kentsel servis alanı kullanımlarıyla çalışma alanı ağırlıklı bir bölgenin içine konut kullanımı getirilmesinin çevre ve imar bütünlüğüne aykırı olduğu, alana getirilen ek nüfus için yeterli teknik ve sosyal altyapı alanına yer verilmediği, yapılan değişikliğin ulaşıma etkilerine yönelik bilimsel ve teknik inceleme yapılmadığı, yapılaşma yoğunluğu dikkate alındığında ulaşım ihtiyacının bu yoldan karşılanmasının mümkün olmadığı, ayrıca alana atanan ek nüfusun karayolu bağlantılarını yoğunlaştıracağı, bağlantı kavşağında trafik sıkışıklığını önemli ölçüde artıracağı, dolayısıyla kentsel ulaşım sistemini olumsuz etkileyeceği anlaşılmıştır.

Bu durumun, planlama alanı ve çevresinde, çevre ve imar bütünlüğüne uygun planlama yapılması ilkesine aykırı olmasının yanısıra planla çözümlenmesi gereken sosyal ve teknik altyapı ile yol ve trafik düzeni açısından tanımlanamayan ve çözümlenemeyen yeni sorunlara yol açacak olması karşısında, dava konusu planların belirtilen yönleriyle hukuka uyarlık taşımadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.