7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/13773 E. , 2024/2405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR : 2013/162 Esas, 2014/216 Karar
Sanık hakkında İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2013/162 Esas, 2014/216 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan erteli 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün temyiz edilmeden 25.04.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suç nedeniyle Mahkemece 04.06.2018 tarihinde 5 ay hapis cezasının aynen infazına hükmedildiği, akabinde hükmün infazı sırasında yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı yapılan uyarlama yargılaması sonucunda İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/743 Karar sayılı kararı ile önceki hükümde değişikliğe yer olmadığına ve 2013/162 Esas, 2014/216 Karar sayılı ilamın aynen infazına karar verildiği belirlenmiştir.
Sanığın bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlemiş olduğu 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu nedeniyle verilen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/397 Esas, 2018/440 Karar sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.02.2020 tarihli ve 2019/504 Esas, 2020/651 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkan bulunmadığı gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57841 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57841 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, incelemeye konu İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2018 tarihli ve 2013/162 Esas, 2014/216 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 04.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.01.2011 olduğu, anılan Mahkemenin 25.10.2018 tarihli ve 2018/397 Esas, 2018/440 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 01.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.01.2011 olduğu, dolayısıyla bahse konu davalara konu eylemlerin aynı nitelikte olduğu ve suçların işlendiği tarihlerin zaman aralığı itibariyle yakın olduğu, sanık hakkında atılı suçtan düzenlenen ve hukukî kesintinin sağlandığı İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/397 Esas sayılı dosyasına ilişkin iddianamenin 19.01.2011 tarihinde düzenlendiği, sanığa atılı dava konusu diğer eylemin ise iş bu tarih öncesine ilişkin olduğu cihetle, sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket edip etmediğinin, dolayısıyla hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABÛLÜNE,
2.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2018 tarihli ve 2013/162 Esas, 2014/216 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.