11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/2973 E. , 2010/9122 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2009/141 - 2009/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Bilişim...Ltd.Şti.'ne ait 10 adet çeki kaybettiğini ileri sürerek, sözkonusu çeklerin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının yetkili namil olmayıp, keşideci şirketin yetkilisi bulunduğu, iptal davası açma hakkının keşideciye değil, çek üzerinde hak sahibi olan hamile ait bulunduğu gerekçesiyle istemin aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kaybolan çeklerin iptali istemine ilişkindir. Davacı, ... Bilişim.... Ltd.Şti. tarafından keşide edilmiş 10 adet çeki kaybettiğini ileri sürerek sözkonusu çeklerin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının iptalini istediği çeklerin hamili olmadığı, çekleri keşide eden şirketin yetkilisi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysaki, davacı davayı çekleri keşide eden şirketin yetkilisi sıfatıyla şirket adına değil, kendi adına açmış olup, isteminde de çeklerin şirket tarafından kendi namına keşide edildiğini, yetkili hamilin kendisi olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece davacının iddiası doğrultusunda çeklerin iptaline ilişkin istemin esasına girilerek incelenmesi gerekirken dosyada davacının iddiasını geçersiz kılan aksi yönde bir kanıt da olmadığı halde davacının keşideci olduğunun kabulü ile yazılı gerekçe davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.