Esas No
E. 2023/4486
Karar No
K. 2024/2754
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2023/4486 E.  ,  2024/2754 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/335 E. 2015/573 K.
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, Bozma

Sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizinin İncelenmesinde;

Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2014 gün ve 2013/834 Esas 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik o yer Cumhuriyet savcılarının temyiz süresi, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, "tefhimden" itibaren bir ay olup 10.11.2015 tarihinde verilen hükmü yasal süre geçtikten sonra 16.12.2015 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,

2.Sanık Hakkında Silahla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesinde;

Sanığın yargılama konusu olan eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/335 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararıyla ilgili sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname 'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.