10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1207 E. , 2024/3759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 1999 yılında yapılan Tarım Bağ-Kur prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren 09.01.2018 Tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 26.02.2019 Tarihli dilekçe ve ekindeki Girgin Ticaret tarafından yapılan kesintilere istinaden kayıt ve tescilinin yapılması için talepte bulunduğunu, firmanın Kuruma teslim etmiş olduğu kesinti listelerindeki baba adı ve doğum tarihi bilgilerinin sigortalının kimlik bilgileri ile uyuşmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
".. Davacı tarafça, 1999 yılından itibaren Bekirler Mah. /Nazilli/ Aydın adresinde çiftçilik yapmakta olduğu, kendi nam ve hesabına yetiştirmiş olduğu ürünleri dava dilekçesinde belirtilen şirket ve tüccara sattığı, ürün bedellerinden yapılan bağkur kesintilerinin kurum hesaplarına intikal ettirilmemesi nedeniyle bağkur sigortalılığının tescilinin yapılmadığı, bu konuda kuruma yapılan başvuruya olumlu cevap verilmediği belirtilerek 1999 yılından itibaren 09.01.2018 tarihine kadar olan dönem için bağkur sigortalılığının tespit ve tescili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, dava konusu edilen dönem yönünden 26.02.2019 tarihli dilekçe ile kuruma başvuru yapılmış olup, SGK, Nazilli SGİM'nin 08.03.2019 tarihli yazı cevabı ile "...tevkifat kesinti listesinde davacıya ait uyumlu bilgilere rastlanmadığından dolayı dilekçe hakkında işlem yapılmadığı tevkifat kesintilerinin yüklenemediği..." belirtilmiştir. Cevap dilekçesinde de bu husus, "...kesinti listelerindeki baba adı ve doğum tarihi bilgilerinin sigortalının kimlik bilgileri ile uyuşmadığı..." şeklinde belirtilmiştir. Bu kapsamda Nazilli İlçe Nüfus Müdürlüğü ve Bekirler Mahalle Muhtarlığı'na yazılan yazılara verilen cevaplarda "... isimli 1959 doğumlu bir şahsın bulunmadığı" belirtilmiştir. Bu durumda, SGK kayıtlarında yer alan tevkifat listelerinde ismi geçen ...'un davacı olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının kendi nam ve hesabına tarım faaliyeti ile iştigal ettiği, yapılan kolluk araştırması ve talimat yoluyla dinlenen tanıkların beyanlarının da bu hususu doğruladığı, ancak, her ne kadar davacı tarafça 1999 yılından itibaren 09.01.2018 tarihine kadar olan dönem için Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tescili talep edilmişse de; dosyada mevcut SGK yazı cevabı ekindeki müstahsil makbuzları ve prim tevkifatına ilişkin tevkifat listelerindeki tarihler de dikkate alındığında, davacının 01.10.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında ve 01.11.2012 - 31.12.2015 tarihleri arasındaki dönemler yönünden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tesciline yönelik iddiasını ispatladığı göz önüne alınarak..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 01/10/1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında ve 01.11.2012 - 31.12.2015 tarihleri arasında davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davacının Kuruma teslim ettiği kesinti belgelerindeki baba adı ve doğum tarihi bilgilerinin davacının kimlik bilgileri ile uyuşmadığını beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"...İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; nüfus müdürlüğünden gelen yazı cevabında ve zabıta tarafından yapılan araştırma sonrasında düzenlenen tutanakta 1959 doğumlu ... olmadığının bildirilmiş olması, aralarında muhtarların da bulunduğu tanıklar tarafından davacının kendileri bildi bileli tarımla uğraştığını beyan etmiş olmaları ve dosya kapsamındaki kesinti belgeleri gereğince ilk derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,... " gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davaya konu uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile aidiyet tespiti talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.