11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/6247 E. , 2011/8888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2008 gün ve 2006/790-2008/448 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.01.2011 gün ve 2009/7210 - 2011/177 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı Vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla dava dışı üçüncü kişilerce 21.000,00 USD havale yapıldığını, müvekkilinin başvurusu üzerine bankaca, havale yapılan bazı hesaplar üzerine bloke konularak buradaki paraların müvekkiline iade edildiğini, bir kısmının ise tanımadığı kişilerce havale edilen hesaplardan çekildiğini, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, 11.574 USD nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını, internet üzerinden bankacılık işlemi yapılması için gerekli şifrelerin üçüncü kişilerin eline geçmesine sebebiyet veren davacının zararın oluşumunda kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının, kendisine ait şifre ve kullanıcı adını koruyarak üçüncü kişilerin eline geçmemesi için gerekli önlemleri almadığından % 25 oranında kusurunun bulunduğu, güven kurumu olan ve hafif kusurlarından bile sorumlu olan davalı bankanın ise internet bankacılığı için gerekli ek güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak ve davacının hesabında 61 adet işlem yapılmasına rağmen banka sistemince durumun algılanamaması nedeniyle % 75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.524,15 USD’nın temerrüt faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.